Yunan Tanrıları| 3 Apollo

Apollo’nun temsili bir heykeli

Apollo , güneş ve  ışık, müzik ve şiir, şifa ve veba, kehanet ve bilgi, düzen ve güzellik, okçuluk ve tarımın tanrısıdır. 

Helenik ideal kalokagatinin (iyilikseverliğin) bir yapılanması olarak Apollo fiziksel üstünlük ve ahlaki erdemin mükemmel bir karışımdır. 

Sanat ve edebiyatta muhtemelen Zeus’un kendisi kadar sık ​​ortaya çıkan karmaşık bir ilah olan Apollo , hem Yunan hem de Roma mitolojisine aynı isimde görünen tek büyük tanrıdır. Ki bu çok önemli bir detaydır.

Apollo’nun Rolü ve ismi

Apollo isminin kökeni hala tam olarak anlaşılamamıştır.

 Pek çok Yunan, “yok edici” anlamına geldiği konusunda hemfikir görünüyor, ancak bu, birçok anlamından sadece biridir. “Kurtarıcı”, “Arıtıcı”, “Birleştirici”, “Katı” ise bunlardan bazılarıdır.

 Modern bilginler ve Tarihçilerin çoğu Apollo’nun ismini “koyun sürüsü ” anlamına gelen Yunanca apella kelimesinden aldığını ve Apollo’nun aslında sürülerin koruyucusu olduğu görüşüne katılmazlar.

Tasvir ve Sembolizm

Bununla birlikte Apollo   zamanla, Yunanistan’ın her yerinde kusursuz gelişmiş , çok sevilen çok yönlü bir tanrı haline gelmiştir. Sakallı ve atletik olarak tasvir edilmiş, genellikle kafasında bir defne tacı ,bir yay ve ok ya da ellerinde bir lir ve mızrap ile tasvir edilir.

 Apollon’un başka bir özelliği ise , tıpkı çeşitli mitlerde tanrı ile bağlantılı olan  kurt, yunus, piton , fare, geyik, kuğu gibi hayvanlar ile tasvir ediliyor olmasıdır.

Lakapları

Apollo , pek çok şeyden hatta sayısız şeyden sorumluydu ve dolayısıyla sayısız şeyle tasvir edilirdi.

Bunlardan en bilineni güneşti. Bundan dolayı ona “Phoebus” yani “parlak” derlerdi.

 Bir Elçi olarak bilinen Apollo ayrıca “Loxias,” olarak da anılırdı. Ve bazen

 Müziğin tanrısı bazen ise “Sanat Tanrısı” olurdu.

Son olarak, doğduğu yerden dolayı Delian’, ‘Delphi’ ve ‘Pythian.’ Gibi lakaplara da sahip olmuştur

Apollo’nun Doğuşu ve Tapınakları · Python’un Öldürülmesi

Apollo , Zeus ve Leto’nun oğludur. 

Zeus’un Çok sayıda sevgililerinden biri olan annesi, tüm topraklarda Leto’nun peşinden gelmesi için gönderilen  Python ejderhası ile katı topraklarda herhangi bir yerde doğum yapmasını yasaklayan Hera’nın gazabına uğramıştı. Leto’nun  Artemis’i cesedini zeytin dalıyla dengeleyip teslim ettiği Delos adası dışında kimse hamile Titanı kabul etmeyecekti. Daha sonra Artemis , annesine Apollo’nu doğurup teslim etmesine yardım etti.

Sadece nektar  ile beslenen Apollo , yalnızca dört günde intikamını alacak kadar güçlü ve intikama aç bir hale geldi. 

Böylece, dinmek bitmeyen tanrısal öfkesiyle hemen Python’un yaşadığı Parnassus’a gitti ve canavarı  üst üste attığı oklarıyla yaraladı.

 Python , Gaea’nın Delphi’deki antik tapınağına kaçmaya başlar ve şansı yaver gider tapınağa gizlenen canavar Apollo’dan  kurtulmayı  başarır . Lakin bu çok uzun sürmeyecekti, ne de olsa Apollo’dan bahsediyoruz.

Öfkesi bitmeyip gittikçe artan kutsal Apollo intikama öylesine açtı ki canavar’ın saklandığı kutsal tapınağı canavar  Python’un  kanıyla boyar. Evet Apollo buna cesaret edecekti .

 Zeus , Apollo’ya kendini temizlemesini emretti , daha sonra Delphi’ye döndü ve tapınağa ismini verdiğini ilan etti.

Bu olaylardan sonra, Delos ve Delphi ,  Zeus , Leto ve Artemis’e ama özellikle Apollon’a ibadet etmek için kutsal yerler haline geldi .  esrarengiz kahin olarak tanıdığımız yüksek rahibe Pythia Delphi Tapınağı’nın başınageçerek Apollo’ya hizmet etmeye başladı.

Apollo ve Müzik

Efsaneye göre Hermes daha bir günlükken kundağından çıkar ve orada bulunan bir kaplumbağayı öldürerek içini boşaltır ve içine yedi tel yerleştirerek Lir’i icat eder daha sonra Apollo’nun sığır sürüsünü çalar ve onları götürüp bir mağaraya saklar. Olanları öğrenen Apollo Hermes’in yanına gider, lakin ne çare Hermes hayvanlarını almadığını söyler bunun üzerine Zeus’un yargıçlığına başvururlar. Zeus Hermes’in Apollo’ya sürüsünü vermesini buyurur, lakin mağarada ki Lir’i gören Apollo bu teklifi kabul etmez . Ne istediği gayet açıktır sürüsü karşılığında Hermes’in Lir’ini istemektedir, Zeus bunu kabul eder. Bundan sonra Lir çalmak Apollo’nun en büyük özelliklerinden biri olur ve ondan daha iyi Lir çalan kimse çıkmaz.  

Apollo ve Marsyas

Apollo Lir çalmakta ustalaştıktan sonra, yeteneği en az üç farklı olayda sınanacaktı. Ve üç kişi meydan okuyacaktı kendisine. 

Böyle bir şeyi yapmaya cesaret eden ilk kişi en şanssız olanıydı, adı  Marsyas olan bu şanssız Flüt ustasının becerisi Apollo’nun becerisine neredeyse eşit sayılırdı,  hatta aulos (çifte flüt) çalmakta hiç fena değildi. Ancak burada söz konusu Apollo.

 Sonuç olarak kaybetti, sebebi ise Apollo’nun aksine, oynarken şarkı söyleyememesiydi. Ceza olarak, Marsyas bir mağaraya asıldı ve ardından öldürüldü.

Apollo ve Pan

Bunlardan ikincisi tanıdık biri .

Apollo’ya meydan okuduktan ve neredeyse oybirliğiyle yarışmayı kaybettikten sonra iz bırakmadan kayıplara karışıp hayatta kaldı. Ancak bunu talihsiz  Midas için söyleyemeyeceğiz  

Kendisi Pan’ın daha iyi bir oyuncu olduğunu kabul eden tek yargıçtı Apollo onun da hak ettiği şeyi almasını sağladı..

Apollo ve Cinyra

Kıbrıs Kralı ve harika bir flüt oyuncusu olan Cinyras ise üçüncü ve son kişi, maalesef son iki olaydan ders çıkaramayan Cinyras Apollo’ya karşı olan yarışmasını kaybettikten sonraya Tanrı tarafından öldürüldü. İntihar ettiğini söyleyen kaynaklar da mevcut. (Her türlü ölüyor yani :D)

 Apollo’nun Kötü Kaderi: Aşk İşleri

Apollo hem tanrılar hem de  insanlar tarafından sevildi  ve, çoğu zaman, Apollo da onları da sevdi.

 Ancak, çoğu zaman olduğu gibi, ilişkilerinin en ünlüsü aşktı, ve aşkların en ünlüsü ise  iyi bitmemiş olanlardı.

Apollo ve Coronis

Coronis, Ischys’e aşık olduğu halde  Apollo’nun oğlu Asclepius’a hamile kalmıştı.

Beyaz bir karga bu olayı hemen Apollo’ya   yetiştirir. Buna çok kızan sinirli tanrı Apollo Artemis’e Coronis’i öldürmesini emredip kargaların tüylerini yaktı. İşte efsaneye göre Kargalar o zamandan beri siyah. Olayın mükemmelliğini görebiliyor musunuz? Bu antik yunanlar muhteşem insanlarmış.

Apollo ve Marpessa

Bu olanlardan bir süre sonra Apollo Marpessa’ya aşık oldu. Ama Marpessa’nın bir sevgilisi vardı.

Kendisini çok seven sevgilisi Idas , onu kaçırmak için cehenneme bile gitmişti, hatta onu kaçırırken kendi hayatını tehlikeye atmıştı. Apollon’un önünde bile geri çekilmeyen İdas, yayını kaldırıp  onu tehdit etmişti.  Zeus bu savaşı durdurdu ve Marpessa’ya seçim şansı verdi.

Marpessa eski sevgilisi  Idas’ı seçti. Çünkü  Apollo’nun yaşlandıkça onu sevmeyi bırakacağından korkmuştu

Apollo ve Cassandra

Apollo Cassandra’yı baştan çıkarmak için (Elçi olmasından dolayı) ona Truva prensesliğini vaat etti, Ancak Apollo daha sonra sözünde durmayarak anlaşmadan vazgeçti. 

Bir tanrı olarak kurnazca bir fikir düşündü. En başından beri haklı olmasına rağmen Apollo’nun ona böyle bir söz verdiği hiç aklına gelmedi çünkü kurnaz Tanrı bunları yeteneklerini elinden alarak  unutturmuştu.

Apollo ve Daphne

Apollo’nun en meşhur aşkı, bir zamanlar sonsuza dek masum kalması için Artemis’e söz veren peri Daphne idi.

Ancak Apollo ona  sırılsıklam aşık olmuştu ve bir gün Daphne daha fazla dayanamayana kadar ısrar etti. 

Bunu kaldıramayan Daphne Babası nehir tanrısı Peneus’tan onu  başka bir şeye dönüştürmesini istedi. Apollo tam onu kucaklamak üzereyken Babası onu bir ağaca çevirdi. Evet doğru tahmin ettiniz güzeller güzeli Daphne bir defne ağacına dönüşmüştü. Tanrı onu sonsuza dek seveceğine yemin etti ve o zamandan beri mutsuz sevgisinin bir işareti olarak defne çelengi takmaya başladı ve sonsuza kadar takmaya devam etti.

Apollo ve Cyparissus

 Apollo’nun  en çok sevilen  erkek aşıkları da bitkilere dönüştürülmüştür. Cyparissus, yanlışlıkla Apollo tarafından hediye edilen evcil hayvanını öldürdükten sonra , ilahi sevgilisinden sonsuza dek kederli olmasına izin vermesini istedi. Böylece, Apollo , Cyparissus’u istemeyerek selvi ağacına dönüştürdü.

Apollo ve Hyacinthus

Hyacinthus’un hikayesi daha da üzücüdür. Apollon’un favorisiydi ve Apollo’yu çok severdi.

Bir gün çift dışarıda çalışırken onları gören batı Rüzgarı Zephyrus onları çok kıskandı  çünkü Hyacinthus kendisini hayranlık içinde bıraktı,  Hyacinthus’un disk atma talimi yapıyorken  Zephrus diskin geriye doğru gelip ölümcül bir şekilde kafasına kafasına çarpmasını sağladı. 

Apollo bu olaydan sonra kahroldu. Bununla birlikte, Apollo Hades‘in tüm Hyacinthus’u yeraltı  alemine almasına izin vermedi 

Apollo sevgilisinin yere dökülen kanından, sevgilisinin adını bugüne taşıyan bir çiçek yarattı.

O çiçek sümbül çiçeğiydi….

Ne acı bir hikaye ama bir dahakine bir Sümbül görürseniz bu hikâye aklınıza gelsin 😊

Reklamlar

bir yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: