İkarus’un Hikayesi

IMG_20190620_025956

Yunan mitolojisinin en etkileyici hikayelerinden biri de İkarus’un labirent mimarı babasını dinlemeyip denize düşmesidir. Babası Daidalos dönemin en yetenekli mimarıdır ve Girit kralı Minos için bir labirent tasarlar. Minos Labirenti olarak bildiğimiz bu labirente kralın yarı boğa yarı insan oğlu Minotaur hapsedilir. Her yıl bu yaratığa kurbanlar verilir. Theseus adlı kahraman bu kurbanların son bulması ve halkının özgürlüğü için Minotaur’la savaşmaya gelir. Labirentin mimarı Daidalos Ariadne vasıtasıyla Theseus’a Minatour’u yenmesi için yardım eder, labirentte yolunu kaybetmemesi için ip kullanmasını söyler. Theseus Minatour’u yener fakat nasıl yendiği kralın kulağına gidince kral, mimar Daidalos ve oğlu İkarus’u cezalandırarak labirente hapseder.
Daidalos labirentten çıkmanın yolunu kuş tüylerinden ve bal mumundan yaptığı dev kanatlarda bulur. Oğlu İkarus’a ‘ne çok alçaktan ne de çok yüksekten uç!’ diye uyarıda bulunur. Yüksekten güneşe yakın uçarsa balmumu olan kanatları eriyecek ve ölecektir. Alçaktan denize yakın uçarsa bu defa da nemden dolayı kanatları ağırlaşacak ve uçamayacaktır. İkarus ise uçmanın tadını ve özgürlüğünü hissettikten sonra kendisine verilen öğüdü unutur. Özgürlük karşısında kendini kaybeden İkarus güneşe daha çok yaklaşmak ister ve yükseldikçe kanatları erir. Sonunda İkarus, Ege Denizi’ne düşer ve kaybolur.

Hans Bol- ‘İkarus’un Düşüşü’
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: