Sümerlerde Yaratılış Mitleri

Sümer tabletlerinde ‘yaratılış’

İlk görüşe göre tatlı su sembolü olan AP-SU ile tuzlu su sembolü olan TİAMAT adlı bir kadın devden, gök ve yer oluşur.

 Sonra ise gök tanrısı ANU, hava tanrısı EN-LİL ve deniz tanrısı Akad dilinde en-ki olan EA türer. EN-Kİ’nin yarattığı bu üç tanrının da, günü, ayı ve yıldızları yaratır.

 Bir diğer varsayılan görüşe göre ise başlangıçta yalnız su vardı. APSU (tatlı su) ile TİYAMAT (deniz, tuzlu su) beraber evreni ve tanrıları yarattılar. Sonra APSU tanrıların karşısına çıkmayı kastetti. Her şeyden haberi olan EN-Kİ onu yok etti. Öfkelenen TİYAMAT, tanrıların karşısında mücadele etmeyi kendi üstlendi. Tanrıların hiçbirisinin onun karşısında duracak gücü yoktu.

Nihayet, EN-Kİ’nin oğlu MARDUK (Mar-Ud) TİYAMAT’ın karşısına mücadele etmek için kendisi ortaya çıktı. Bunun için o, tanrılara birkaç şart önerdi. Meşveret için toplanan tanrılar MARDUK’un teklifini onayladılar ve ona yasal güç verdiler. Ağır savaşlar sonucu MARDUK TİYAMAT’ı yendi ve onun yarı gövdesinden göğü yarattı, sonra ayı ve yıldızları donattı. TİYAMAT’a güvenen bir tanrının kanından ise insanı yarattı. Sonra tanrılar meclisi onun bu başarısı onuruna ona şükranlarını sunarak onun için muhteşem bir tapınak inşa ettiler şenlik ve toy tuttular.

Sümer yazıtlarından çıkarılan bir diğer söylenceye göre ise göğü ve yeri yaratan “Nammu” adlı bir hanım tanrıça olmuştur. Dünya bir biteviye dağ, bu dağın eteği yer ve zirvesi gök imiş. Gök tanrısı AN ve yer tanrısı KI olup onların ikisinden de hava tanrısı EN-LİL türemiştir. Başka bir rivayete göre, dünya bir ulu ağaç, onun başı gök ve tanrıların durağı, aşağı yer ve yaratıkların yaratıldığı mekân sayılır. Sümerlerin kutsal kenti “NippurEnLil’in yurdu sayılmıştır. Kentin tapınağının sekisine ise “dur-an-kı” yani yer ile göğün arasındaki durak denilmiştir.

 Sümerlerin verdiği bilgilere göre, EN-Kİ ağır ve derin uyuyordur. Tanrılar ise onun ettiği kutsal ve ağır teklifin yükünün altında bağırıp çağırıyorlardı bundan sonra Tanrılar annesi NAMMU’dan kendilerine yol göstermesini istemek için yanına giderler
EN-Kİ, sadece kendisinin annesi olmayıp gök ile yeri de doğuran ana tanrıça, NAMMU’ya, APSU’nun üstünde kil topraktan (balçıktan) bir diri varlık yapmasını önerdi ve tanrıların bu işte ona yardımcı olacaklarını söyledi.
Böylece insan, Sümer mitine göre Mezopotamya’nın yumuşak balçığından tanrıların yaptığı bir varlık olarak günümüze ulaşır.

Sümer mitolojisinde en yaygın dört farklı görüşü sizler için hazırladı sizin de bu konu hakkında bir yorumunuz varsa altta yorumlar kısmından yazabilirsiniz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: