Kategoriler: Antik Sümer Mitleri

Sümerlerde 5 Tanrı

5 Tanrı Sümerler fırat ve dicle nehirleri arasında yaşamış döneminin en modern medeniyetidir. Daha önceki yazılarımızda efsanelerden ve din anlayışlarından…

5 Tanrı

Sümerler fırat ve dicle nehirleri arasında yaşamış döneminin en modern medeniyetidir. Daha önceki yazılarımızda efsanelerden ve din anlayışlarından bahsetmiştik ve bugün Sümerlerin 7 Büyük , Efsanevi Yaratışçılarından konuşacağız.Sümerler de 4 tane Temel ve 3 tane Gökyüzü  vardır. Başlamadan önce <panteon> nedir bilmekte fayda var. Panteon , sümer,babil ; roma ve yunan gibi toplumlarda bulunanların hepsini kapsayan kümeye verilen addır.Önce 4 Temel yaratıcı kimlerdir buna bir göz atalım.

  1. Anu-An

Sümer, Babil ve Asur mitolojilerin de gördüğümüz ve Yaratılış Destanların da adı geçen Gökyüzü efendisidir

. Aynı zaman da cennetin yaratan, takımyıldızların efendisi, yaratıcıların kralı olarak adlandırılır ve göksel katmanların en üstünde oturur. Suç işleyenleri yargılayacak güce sahip olduğuna ve kötülükleri yok etmek için asker olarak yıldızlar yarattığına inanılırdı. Anunnaku (aynı zamanda Anunnaki olarakda anılır) babasıdır. Sanat eserlerinde bazen çakal olarak resmedilir. Çoğu zaman onun simgesi olarak kullanılan taç bir çift sığır ya da boğa boynuzu ile resmedilir.
Mezopotamya tanrı panteonundaki en eskisidir ve üç büyüklerden olan gökyüzünün yaratan Enlil ile su tanrısıEnki ile beraber üçlemenin bir parçasıdır. Sümer’in kral Sargon tarafından Akkadlılar tarafından işgal edilmesinden sonra Akkadlılar tarafından Anu olarak adlandırılmıştır. Üç büyük yaratışçıdan oluşan üçlemenin ilk figürü olamsına dayanarak, Anu bunların ilk kralı ve babası olarak saygı görmüştür. Anu görünür bir şekilde Uruk ile özdeşleşmiştir. Bu şehrin Anu kültünün orijinal merkezi olduğuna inanmamız için çok geçerli sebepler vardır. Bu doğruysa, Uruk dişi yaratışçı İnanna (ya da İştar) bir zamanlar onun eşi olmuş olabilir.

2. Enlil
Yeryüzü-efendisi. Bel ya da Belum adıyla da anılır. Baal’le birlikte bütün bu adlar, Mezopotamya’nın en büyüğünü dile getiren anlamındadır. Enlil, tanrı Anum’un oğluydu, zamanla babasının yerine geçerek onun yerine yükseldi. Yeryüzüne hakim olan, onu yöneten odur. Eşinin ismi ise Ninlil veya Sud dur.

Enlil, insanoğluna her zaman merhametli davranmamış, üzerlerine Tufan gönderip, Labbu adlı canavarı salmıştır. Enlil başında gücünün simgesi kabul edilen boynuzlarla süslü bir başlıkla tasvir edilmekte olup, ayrıca elli rakamıyla ilişkilendirilmekteydi.

Enlil, Ninlil’i bir su kanalında yıkanırken görüp âşık olunca kızın yanına giderek birlikte olma isteğini bildirmişse de Ninlil genç ve tecrübesiz olduğunu böyle bir durumda ailesinin kendisin cezalandıracağını söylemiştir. Bununla birlikte kızın itirazlarını dinlemeyen Enlil kıza tecavüz ederek hamile bırakmıştır. Yaratıcılar, durumu öğrenince Enlil’i kentten kovmuş, hamile kalan Ninlil’ de adamla beraber yeraltı dünyasına giderek birlikte ay tanrısı Sin dâhil pek çok çocuk sahibi olmuşlardır. Ninlil’in diğer bir ismi de Sud olup, Enlil ile Sud efsanesi benzer bir konuyu işlemektedir.

3. Ninhursag veya Ki, Sümer mitolojisindeki ana-tanrıça, Yer tanrıçasıdır. Genellikle Enlil‘in kız kardeşi olarak gösterilir.
Ninhursag “Sıradağların Tanrıçası” mânâsına gelir. Bunun dışında başka birçok ismi vardır: Nintus “Doğum Tanrıçası”, Ninmah “Ağustos Tanrıçası”, Dingirmah, Aruru ve Enki‘nin karısı olarak çoğunlukla Damgalnuna olarak da anılır.
Akadda ise Belit-ili yani “Tanrıların Tanrıçası” ve Mama, Ea‘nın (Enki‘nin Akad mitolojisindeki hali) karısı olarak da Damkina diye anılmıştır. Zamanla İştar‘ın önemi arttıkça onun itibarı ve önemi düşmüşse de, babilin baş tanrısı Marduk‘un annesi Damkina olarak panteonda her zaman önemli bir yer tutmuştur.
Ayrıca Enki‘den Ninsar isimli bir kızı da olmuştur.

4. ENKİ Sümer mitolojisinde su , zeka ve yaratmanın. Daha sonraları Babil mitolojisinde Ea olarak anılmıştır.
Enki’nin baş tapınağı Eridu‘daki é-engur-ra yani “(su) derinliğin evi”dir. Enki, Me olarak anılan kutsal güçlerin koruyucusuydu.
Enki, Sümer panteonunun tepesindeki 4 yaratıcı biridir. (Diğerleri Enki’nin babası olan Anu, Enlil’in annesi olan Ninhursag/Ki ve babası olan An’dır) Panteonda yeri An ve Enlil’den sonra gelmesine karşın zamanla An’ın önemini kaybetmesi ile 2 sıraya yükselmiştir. Sümer panteonunun en güçlüsü Enlil olmasına karşın icra edici olan Enki idi. Bu yüzden Sümer destanlarında adına en çok rastlanandır.
Su tanrısı olarak sınıflandırılmıştır. Sümer ülkesine bereket veren Dicle ve Fırat nehirleri Enki’nin penisinden fışkıran su ile oluşmuştur. İnsanı yaratan, tohumların yeşermesini, hayvanların üremesini sağlayan, en güçlü büyüleri yapan Enki’dir. Enki’nin resimlerinde keçi ve balık sıklıkla kullanılmıştır. Balık figürü zaman içinde su ya da nehire dönüşmüştür, bu yüzden nehirli tanrı da denilir.
Enki’nin önemli rol oynadığı 5 mit şunlardır:

  • Enki ve Ninhursag: Sümer Cennet Miti
  • Enki ve Ninmah: İnsan Yaratilisi
  • Enki ve İnanna: Yeryüzünün ve Kültürel Süreçlerin yaratılışı
  • İnanna ve Enki: Uygarlik sanatlarinin Eridu’dan Uruk’a Aktarılmasi
  • Enki ve Eridu: Su Tanrı’Tanrı’sının yolculuğu

Bu mitlerde anlatılan öyküler belli değişikliklerle Asur, Elam, Hitit, Yunan, İbrani edebiyatına ve dinsel metinlerine girmiştir. Sami dillerinde Enki adı Ea olarak anılmış, Akad/Asur mitolojisine bu adla yerleşmiştir. İbranilerin tanrısı Yehova da Enkiye dayanmaktadır.5. NANNANanna Sümer mitolojisindeki ay-tanrısıdır. Kaderin tanrısı olarak da anılan Nanna, Enlil ve Ninlil‘in oğludur. Nanna Sümerce “aydınlatıcı” mânâsına gelir. Kutsal şehri Ur‘dur. Babil ve Asur‘da ise buna Sin denmiş, ve ona Harran‘da da tapılmıştır. Kanatlı bir boğayı süren Sin’in uzun bir bıyığı vardı.
Karısı Ningal olan Nanna/Sin, Utu0 (Shamash – Güneş) ve İnanna‘nın (daha sonraları İştar) babasıdır. Bazı metinlere göre İşkur da onun çocuğudur.
Takvimin ve bereketin de tanrısı olan Sin’in sembolleri hilal, boğa ve üç ayaklı bir iskemledir. Babil ve asur‘un büyük şehirlerinde tapınakları bulunan Sin’in iki ana tapınağı vardır; güneyde Ur ve kuzeyde Harran. Ur‘daki baş tapınağının adı E-gish-shir-gal = “Yüce Işığın Evi”, Harran‘daki tapınağının adı ise E-khul-khul = “Zevklerin Evi” idi.
Astral-teolojik sistemde 30 sayısı ile temsil edilirdi. Büyük bir ihtimalle 30 sayısı bir kameri aydaki ortalama gün sayısından (yaklaşık 29.53) türemiştir.
Sin (Nanna – Ay), Shamash (Utu – Güneş) ve İştar (İnanna – Dünya) ile birlikte Mezapotamya tanrılarının ikinci üçlüsünü oluştururlar.

Bu içerik 811 kez okunmuştur

Son içerikler

Pandemiye Özel Uzaktan Tatil: Google Maps

Fatih Aras'ın bu yazısında sizin için Pandemiye Özel Uzaktan Tatil var; Google Maps ‘’Güneş kremini sürmüş, rüya gibi bir deniz…

28 Eylül 2020

Evrenin Soğuk Yıldızları | Kahverengi Cüceler

Soğuk yıldız nedir? | Yıldızlar, gece gökyüzümüzü süsleyen muazzam gök cisimleridirler. Bu yazımızda soğuk yıldızlardan bahsedeceğiz.

27 Eylül 2020

Yunan Mitolojisinde 8 Önemli Tanrı ve Tanrıça

Bu yazımız yunan mitolojisinde en önemli 8 tanrı ve tanırça hakkındadır. Keyifli okumalar dileriz.

26 Eylül 2020

Bir Zarafet ve Asalet Timsali: Audrey Hepburn

Audrey Hepburn 1961 yılında rol aldığı Breakfast at Tiffany's ile Amerikan sinema tarihinde unutulmazlar arasına girdi. Audrey Hepburn hayatı sizlerle...

25 Eylül 2020

Karadelik Nedir? Karadelikler Nasıl Oluşmuştur?

Karadelik Nedir? Her canlı doğar yaşar ve ölür bu en ihtişamlı ölümdür! Karadelik, kütleçekiminin ışığın bile dışarı çıkamayacağı kadar çekip…

25 Eylül 2020

Bağcılar Medeniyeti ve Aynısının Biraz Değişiği Gibi

Bağcılar Medeniyeti Bu hikaye Bağcılar’da bir pasajın altına kurulmuş kendince post apokaliptik bir medeniyet hakkındadır. Gerçeklik ve bilimsellikle ilişiği olmayıp,…

25 Eylül 2020