Mısır Mitolojisi Nedir?

Mısır mitolojisi milattan önce 4000 ila Ptolamik hanedanının son hükümdarı VII. Kleopatranın ölümü milattan sonra 30’a kadar mısır kültürünün temelini oluşturmuştur. (MÖ 4000 ila MS 30 arası bulunan mezar ve arkeolojik araştırmalar sonucu keşfedilmiştir)

Mısır mitoljisi Dünyanın yaratılışı ve dünya yaşamının tanrılar tarafından sürdürülmesi gibi neredeyse her konuyla ilgili hikayeler ve öğretiler içerir.

Ticaret yolları üzerinde olması nedeniyle diğer halkları kendi kültürüyle etkilemiştir.Dolayısıyla Mısır mitolojisinin diğer uygarlıklar arsında yayılması çok kolay ve rahat gerçekleşmiştir.

İskenderiye gibi bir liman kentine sahip olan Mısır , önemli bir ticaret merkezi olmuştur.

Mısır mitolojisinin diğer halklar için önemi ve onlara olan etkisi şüphesiz ölümden sonraki sonsuz yaşam hayırsever tanrılar ve reenkarnasyon inançlarını geliştirmesiydi. Romalılar ve Yunanlılarda diğer birçok medeniyet gibi mısırlılardan etkilenmiştir,

Bunlar arasında reenkarnasyona inanan Yunanlı filozoflar, Pisagor ve Platon’da vardır.

Mısır’da Kral (Firavun), bir Tanrıdır ve ülkenin diğer tanrıları ile arkadaşlık edebilir. Mısır firavunları çoğunlukla zorba, baskıcı, savaşçı ve acımasız kişilerdir. MÖ 14. yüzyılda başa geçmiş olan IV. Amenofis tek bir yaratıcıya inanılması gerektiğini savunmuş ve bu yüzden Amen rahipleri tarafından öldürülmüştür. Mısır’ın ilahi hükümetleri daimi ve değişmez niteliktedir.

 Bu bağlamda en üstün Mısır tanrısının Güneş Tanrısı Ra olduğu düşünülür. Mısır’ın arkaik dönemine baktığımızda farklı yerlerde farklı tanrıların önem kazanmış oldukları görülmektedir.

Heliopolis’de Ra

Memfis’de Ptah

Busiris’de Osiris önemli tanrılar arasındadır.

Mısırlılar için ölüm diye bir şey yoktur. Devamlı olarak Osiris’ten (yarı-ölüm) Horus’a (yarı-yaşam) ve sonra tekrar Osiris’e bir geçiş yaşanır. Bu yüzden Mısırlılar öldüklerinde tanrı-krallarını mumyalarlar ve onlara günlük hayatta lazım olacak gıda ve içecek sağlarlar.

İsis-Osiris-Horus

İnanması her ne kadar zor olsa da çok tanrlı Antik Mısır tarihinde, kısa bir dönem için, Akhenaten hükümdarlığında güneş tanrı Aten‘e odaklanmış bir monoteizm (Tek Tanrıcılık)yaşanmıştır. Akhenaten Aten dışındaki bir tanrıya tapılmasını yasadışı kıldı ve Aten için tapınakların bulunacağı Amarna adında  yeni bir başkent inşa ettirir.  Akhenaten’in bu din devrimi sadece onun ölümüne kadar devam edeer, zira ne halk ne de aristokrat ve ruhban kesimler bu yeni dini inancı benimser.

Tanrıya inanan firavun| Akhenaton

Akhenaten öldükten sonra tahta geçen Tutankhamun‘un zamanında eski din yine resmi din haline geldi. İlginç bir şekilde, Tutankhamun ve sonraki bazı firavunlar daha sonra hazırlanacak krallar listesinde, Akhenaten  ile birlikte anılmayacaklar, Akhenaten ismini listeden sonsuza dek kaldıracaklardır. Sadece bunlarla kalmayıp Akhenaten döneminde inşa edilen ve onunla alakası olan her yapı silinmeye yıkılmaya çalışılacaktır.  

Her ne kadar tarihçilerin çoğu bu dönemi monoteistik olarak tanımlasa da bazı araştırmacılar Atenizm‘i monoteistik olarak tanımlamaz. Bu araştırmacılar gerekçe olarak, Atenizm döneminde insanların direkt olarak Aten‘e değil, kraliyet ailesine ilahi gücünü Aten’den almış bir tanrılar panteonu gibi tapıldığını belirtirler. Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir. 

Amarna hanedanlığının çöküşünden sonra, Kıptik Hristiyanlık ve daha sonra İslam‘ın yükselişine kadar, orijinal Mısır panteonu ana inanç olarak devam etmiştir.

Sonrazki yazılarımızda Mısır Mitolojsinde etkisi olan her Tanrı ve her görüş ile ilgili bilgiler sunacağız…

Şimdilik

Sağlıcakla… 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: