Kategoriler: Felsefe

Varoluşçuluk

  Varoluşçuluk II. Dünya Savaşı’nın hemen ertesindeki dönemde Avrupa’nın en moda felsefesiydi. Yalnızca üniversitelerde değil, nitelikli gazetelerin ve kahve aydınlarının…

Varoluşçuluk II. Dünya Savaşı’nın hemen ertesindeki dönemde Avrupa’nın en moda felsefesiydi. Yalnızca üniversitelerde değil, nitelikli gazetelerin ve kahve aydınlarının dünyasında, şiirde, romanda, tiyatroda, sinemada, hatta kabarelerde ve gece kulüplerinde boy verdi.

varoluşçuluk ve sartre

Garip olan, bu felsefenin, çok uzun zaman sonra moda haline gelmiş olmasıdır. 20. yüzyılın önde gelen varoluşçu filozoflarından biri olan Martin Heidegger, en önemli eserlerini 1920’lerde yazar. Heidegger’e göre hepimiz, bilinmesi olanaksız bir geleceğin ve sonuçları hakkında emin olamayacağımız seçimlerde bulunmanın baskısı altındayızdır.

Payımıza suçluluk ve endişe düşmektedir; özellikle ölüm karşısında endişe. Hayatlarımızın, metafizik bir nedeni ya da temeli ve bir anlamı olsun isteriz. Ancak, bunların nesnel olarak var olduklarından emin olamayız.

Eğer yoksalar, hayatlarımızın nihai olarak hiçbir anlamı olmayabilir, saçmadır; aksi halde, sahip olduğu anlam, bizim verdiğimiz bir anlamdır.

Bu bağlamda Norveçli ressam Edvard Munch’un “Çığlık” isimli resmi (Doğru ismi Boğuntu) (1893), varoluşun yalnızlığı ve karmaşası karşısında sanatçının duyduğu kaygıyı ve kötümserliği ifade etmektedir.

Çevresindeki dünyayı betimlemek yerine sanatı aracılığıyla iç dünyasını ve arzularını dışa vurmaya başlayan Munch, duygusal çarpıtmalar ve abartılı renklerle en fazla anlatım gücüne ulaşmayı amaçlayan Dışavurumculuk’un kurucularından biridir.

Çığlık veya orijinal ismiyle Skrik, Norveçli ressam Edvard Munch tarafından yapılan 1893 tarihli tablo. | varoluşçuluk

  • Varoluşçuluk Nedir?

Varoluşçuluk veya egzistansiyalizm, 19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyılda kendi içlerindeki derin öğretisel farklılıklarına karşın felsefi düşüncenin salt düşünen özne ile değil eyleyen, duyumsayan, yaşayan bir birey olarak insan öznesi ile başladığı inancını paylaşan belli başlı Avrupalı filozofların çalışmalarına karşılık gelen bir terim. Varoluşçu düşüncede her ne kadar ‘özgürlük’ yaygın olarak tepe nokta kabul edilse de akımın ilksel erdemi, otantisitedir.

Varoluşçuluğa göre bireyin başlangıç noktası “varoluşsal tutum” olarak adlandırılan tutumla, yani görünürde anlamsız veya absürt bir dünya karşısında bir kopma ve keşmekeşlik duygusu ile nitelenir. Pek çok Varoluşçu, geleneksel ya da akademik felsefeyi biçim ve biçemsel yönden gerçek insan deneyiminden fazlasıyla soyut ve uzak olarak görmüştür. Ruhbilimsel ve kültürel devinimlerin bireysel deneyimlerle birlikte var olabileceğini savunan bu felsefi akımda, erdemlilik ve bilimsel düşünce birlikteliğinin insan var oluşunu anlamlandırmak için yeterli olamayacağını, bundan dolayı mevcut birlikteliğin gerçek değer yargıları içinde yönetilen ileri düzey bir kategori olduğu düşünülmüştür. İnsanın varoluşunu anlamlandırma, kesin olarak bahsedilen bu otantik gerçeklikle mümkündür.

Bu içerik 388 kez okunmuştur

Son içerikler

Pandemiye Özel Uzaktan Tatil: Google Maps

Fatih Aras'ın bu yazısında sizin için Pandemiye Özel Uzaktan Tatil var; Google Maps ‘’Güneş kremini sürmüş, rüya gibi bir deniz…

28 Eylül 2020

Evrenin Soğuk Yıldızları | Kahverengi Cüceler

Soğuk yıldız nedir? | Yıldızlar, gece gökyüzümüzü süsleyen muazzam gök cisimleridirler. Bu yazımızda soğuk yıldızlardan bahsedeceğiz.

27 Eylül 2020

Yunan Mitolojisinde 8 Önemli Tanrı ve Tanrıça

Bu yazımız yunan mitolojisinde en önemli 8 tanrı ve tanırça hakkındadır. Keyifli okumalar dileriz.

26 Eylül 2020

Bir Zarafet ve Asalet Timsali: Audrey Hepburn

Audrey Hepburn 1961 yılında rol aldığı Breakfast at Tiffany's ile Amerikan sinema tarihinde unutulmazlar arasına girdi. Audrey Hepburn hayatı sizlerle...

25 Eylül 2020

Karadelik Nedir? Karadelikler Nasıl Oluşmuştur?

Karadelik Nedir? Her canlı doğar yaşar ve ölür bu en ihtişamlı ölümdür! Karadelik, kütleçekiminin ışığın bile dışarı çıkamayacağı kadar çekip…

25 Eylül 2020

Bağcılar Medeniyeti ve Aynısının Biraz Değişiği Gibi

Bağcılar Medeniyeti Bu hikaye Bağcılar’da bir pasajın altına kurulmuş kendince post apokaliptik bir medeniyet hakkındadır. Gerçeklik ve bilimsellikle ilişiği olmayıp,…

25 Eylül 2020