Asur İmparatorluğu’nun yükselişi ve çöküşü

Asur İmparatorluğu’nun yükselişi ve çöküşü

13 Mart 2020 1 Yazar: MEHMET TOPRAK
83 / 100 SEO Score

Üzerinde güneşin hiç batmadığı Britanya İmparatorluğu’ndan önce, Cengiz Han’ın bozkırı silip süpürmesinden önce, Roma’nın nüfuzunu Akdeniz’e genişletmesinden önce Antik Asur  İmparatorluğu vardı.


Asur İmparatorluğu

Tarihçiler tarafından ilk gerçek imparatorluk olarak kabul edilen Asur buluşları,
sonraki tüm süper güçlere zemin hazırladı.

En güçlü olduğu M.Ö. 7. yy’da Asur İmparatorluğu, bugünkü Irak’a, Suriye’ye, Lübnan’a İsrail’eve Türkiye’nin, İran’ın ve Mısır’ın bir kısmına kadar genişledi. Eserleri arasında çok geniş bir kütüphaneve büyük bir botanik bahçesi vardı.

Fakat Asur’un iktidara yükselişinin hikayesi asırlar öncesine dayanır, Geç Bronz Çağ’da,
Asur denilen bir şehirde.Asur, kuzey Irak’ta Dicle Nehri kıyısında bir kalay ve tekstil ticareti merkeziydi. İsmini, şehrin ve daha sonra tüm imparatorluğun vücut bulmuş hali olduğu düşünülen bir tanrıyla paylaşıyordu.

İdareci zihniyeti taşıyan Asurlular için siyaset ve din birbiriyle bağlantılıydı. M.Ö. 1300 civarında Aşur-u Ballit I isimli bir yüksek rahip kral ünvanı aldı ve askeri sefer geleneği başlattı. Bu da Asur’u şehir devletinden bölgesel devlete etkili bir şekilde dönüştürdü.

Bu, tek bir idari yapının pek çok bölgeyi, kültürü ve toplumu yönetmesi
anlamına geliyordu. Sonraki yüz elli yıl içinde Asur hakimiyet alanını genişletti ve zenginleşti. M.Ö. 12. yy.’da arkeologları hala şaşırtan gizemli bir felaket Asur’un toprağının büyük bölümünü kaybetmesine neden oldu.

asur imparatorluğu wikikultur.com

wikipedia commons

Ancak bir kaç yüzyıl sonra Asur kralları yeni bir fetih dalgasına başladılar. Bu sefer idari sistemlerini nesiller boyu sürecek bir imparatorluğa dönüştürdüler.

Asurlular askeri deha ve acımasız fatihlerdi. Fetihleri esnasında kuşatma taktikleri, kazığa geçirme ve deri yüzme de dahil acımasız cezaları kendilerine karşı koyanlara uyguladılar.

İmparatorluklarının büyümesi kısmen yerli halkı yurtlarından çıkarıp farklı ihtiyaçlarda kullanmak üzere imparatorluk içine dağıtma stratejilerine bağlıdır.

Bu durum insanların vatanlarıyla bağlarını koparıp yerel gruplar arasındaki sadakati parçalıyordu.

Asurlular bir yeri fethettiklerinde oraya muntazam kraliyet yolları ile bağlı şehirler inşa ederlerdi.

Asur İmparatorluğu ile ilgili görsel sonucu

Wikileaks

Genellikle yeni bir kral başa geldiğinde yeni bir başkent inşa ederdi. Her bir hareketle yeni saraylar ve tapınaklar yapılıp cömertçe süslenirdi. Krallar mutlak gücü ellerinde
bulundursalar da geniş bir maiyetin, eyalet yöneticilerinin ve alimlerin yapılanları
etkilediğini biliyoruz.

En azından bir kadın,  Sammuramat, krallığı yönetti. Asurlular askeri zaferlerini yeni inşa edilen sarayların duvarlarına işledikleri, icraatlarını gösteren temsillerle kutlarlardı. Fakat bu kayıtların işaret ettiği gibi acımasız bir savaş devleti tarifine karşın Asur kralları bölgenin kültürel geleneklerine de ilgi duyarlardı.

Özellikle güneyde  ayrı bir devlet olan Babil’inkilere. Babil binlerce yıl kültürel lider olmuştu.

Bu liderlik M.Ö. 4000’e, yazının bulunmasına kadar uzanıyordu. Asur kendisini bu geleneğin varisi ve koruyucusu olarak kabul ediyordu. Asur hükümdarları tıptan büyüye kadar alanlarda uzmanlaşmış alimleri desteklediler.

Ninova gibi başkentler imparatorluğun her yerinden  bitki ve hayvanı ağırlayan park ve bahçelere ev sahipliği yapıyordu. Asur’un son hükümdarlarından Aşurbanipal, Babil çapında antik edebi eserleri kopyalayıp toplamak amacıyla alimler gönderdi.

Aşurbanipal’ın kütüphanesi  Akad ve Sümer dillerinde çivi yazısıyla yazılmış
kil tabletler şeklindeydi. M.Ö. 612’de Ninova’nın  son yağmalanışında kütüphane yok oldu.

Fakat 19. yy. daki bir arkeolojik kazı sayesinde Gılgamış Destanı ve Babil Yaratılış Destanı gibi antik edebiyata ait pek çok başyapıt günümüze ulaşmıştır.

Asırlarca devam eden hakimiyetten sonra Asur İmparatorluğu  M.Ö. 612 ve 609 arasında Babillilere ve Medlere yenik düştü. Ancak Asurluların öncülük ettiği yenilikler süregeldi. Sürekli yeniliğe, etkin yönetime ve mükemmel yapılanmaya verdikleri önem bölgedeki ve dünya üzerindeki tüm imparatorluklar için standardı belirlemiş oldu.

 

Kaynak/Source

Wikipedia

TEd ED

Bu makale 59 kez okunmuştur

Reklamlar