Bizans İmparatorluğunun Yükselişi Ve Çöküşü

Bizans İmparatorluğunun Yükselişi Ve Çöküşü

14 Mart 2020 0 Yazar: MEHMET TOPRAK
87 / 100 SEO Score

Birçok tarih kitabı Roma İmparatorluğu’nun M.S. 5.yy’da çöktüğünü söyler. Fakat bu, Orta Çağ boyunca Roma  İmparatorluğu’nda yaşamış milyonlarca insan için çok büyük
bir sürpriz olurdu.


Bizim genellikle Bizans İmparatorluğu diye bahsettiğimiz, bu Orta Çağ Roma İmparatorluğu, M.S. 330 yılında doğdu.

 

İlk Hristiyan imparator Constantine’nin Roma İmparatorluğu’nun başkentini, antik bir Yunan şehri olan Byzantion’un temelleri üzerine kurduğu yeni bir şehre, Constantinople’e taşımasıyla.

410 yılında Vizigotlar Roma’yı  yağmalamış ve İmparatorluğun batısındaki eyaletler
barbarlar tarafından fethedilmişti. Constantine’in Doğu’daki başkenti Roma
imparatorlarının mevkisi olarak kaldı.

Burada, sonraki 11 asır boyunca  imparatorların soyları hüküm sürdü.

Klasik Roma İmparatorluğu’nun  devamı olarak Bizans İmparatorluğu komşularına karşı
sanatsal ve teknolojik avantaj sağladı. Bizanslılar onları barbar olarak
görüyordu.

Bizans-İmparatorluğu-133Bizansta-Kültür-1-1280x720.png

wikiwand

Dokuzuncu asırda, sınırın  dışından gelen ziyaretçiler Constantinople’deki
imparatorluk sarayının zarif taş kemerlerine ve  kubbelerine hayran kaldılar.

Bir çift altın aslan  imparatorluk tahtını çevreliyordu. Gizlenmiş bir mekanizma aslanları
kükretirdi ve misafirler diz çökerdi. Altından kuşlar altından  bir ağacın yanında ötüşürdü.

Ortaçağ Roma mühendisleri imparatorluk  tahtını havaya yükseltmek için hidrolik motorlar bile kullandılar. Antik Roma kültürünün diğer  miras kalan yönleri imparatorların kıyafetinden geleneksel ordu üniformasından  togalara kadar görülebilirdi ve Roma yasalarını kullanmaya  devam etmekte olan mahkeme salonlarında da.

İşçi-sınıfı Bizanslıların yaşamı Antik Romalı işçi sınıfının yaşamına benzerdi;

çoğu çiftçilik veya  belirli bir zanaat yapardı, seramikçilik, dericilik, balıkçılık, dokumacılık, veya ipek üretimi gibi. Fakat, elbette, Bizans İmparatorluğu sadece Antik Roma’nın  şöhretinin gölgesinde dinlenmedi.

Sanatçılar muazzam mozaikler ve süslü mermer oymalarıyla yenilikler getirdiler.

Mimarlar sayısız kiliseler inşa ettiler, bunlardan birisi de Ayasofya’dır  o kadar yüksek bir kubbesi vardı ki cennetten bir zincirden sarktığı söyleniyordu. İmparatorluk, Anna Komnene  gibi büyük entelektüellere de yuva idi.

12. yüzyılda imparatorluk prensesi olarak, Anna hayatını felsefe ve tarihe adadı. Babasının saltanat dönemine ait kayıtları  tarihçiler için çok önemli bir kaynaktır.

Çünkü I. Haçlı Seferi döneminde Bizans’ın politik tarihini anlatmaktadır. Diğer bir bilgin, Matematikçi Leo, imparatorluğu bir uçtan diğer uca  çevreleyen fenerler sistemini icat etti ki burası günümüzde Yunanistan ve Türkiye topraklarıdır.

700 kilometreden daha fazla  bir mesafe boyunca uzanan bu sistem istilacı düşmanlar sınırda  görüldükten sonra bir saat içinde imparatorun onlara karşı uyarılmasına
ve tedbir almasına olanak sağlıyordu.

Fakat onların ilerlemeleri İmparatorluğu ebediyen koruyamazdı.

1203’de, Fransız ve Venedikli askerlerden oluşan Haçlı ordusu Alexios Angelos adında
bir adamla anlaşma yaptılar. Alexios tahttan indirilmiş bir  imparatorun oğluydu ve Haçlılılara büyük  zenginliklerin sözünü verdi tahtı amcasından geri almasına
yardım etmeleri karşılığında.

0hmSHGcl4pM6PxH1-637171059711698051.jpg

eksiseyler.com

Alexios başarılı oldu, fakat  bir yıldan sonra, halk isyan etti ve Alexios
tahttan indirildi ve öldürüldü.

Böylece Alexios’un alacaklı ordusu  hırsını Constantinople’dan çıkarttı.

Çok büyük yangınlar çıkararak sayısız Antik ve Orta Çağ sanat eserini
yok ettiler ve ayrıca nüfusun üçte birini  evsiz bıraktılar.

Şehir 50 yıl sonra Roma İmpartoru  Michael Palaiologos tarafından geri alındı fakat İmparatorluk hiçbir zaman  Haçlılar tarafından fethedilen toprakların tamamını geri kazanamadı.

Sonunda, 1453’te, Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet Constantinople’u ele geçirdi ve Roma İmparatorluğu’na  nihai bir son getirdi. Osmanlılar tarafından  fethedilmiş olmasına rağmen Doğu Akdeniz’de yaşayan ve Yunanca  konuşan yerli halkın çoğu 21.yy’ın başlarına kadar kendilerine  Romalı demeye devam ettiler.

Aslında, Rönesansa kadar ”Bizans İmparatorluğu” kavramı  daha önce kullanılmamıştı.

Batı Avrupalılar için, Rönesans, antik çağın bilgeliğine yeniden bağlanmaktı. Orta Çağ Roma İmparatorluğu’nun  varlığı, Antik uygarlıkla bağını hiç bir zaman koparmamış olan  Avrupalıların olduğunu gösterdiğinden Batı Avrupalılar çağlar arasına net çizgiler çekmek istediler.

Klasik, Latince-konuşan, pagan Roma  İmparatorluğunu, Yunanca-konuşan,Orta Çağ Hristiyan Roma İmparatorluğu’ndan  daha iyi ayırt edebilmek için.

 

Bu nedenle ikinci grubu Bizanslılar  olarak yeniden adlandırdılar. Ve böylece, Roma İmparatorluğu düştükten 100 yıl sonra Bizans İmparatorluğu doğdu.

 

Kaynak

Reklamlar