Kafkavari ne demek? Franz Kafka ve Kavramlar

Kafkavari ne demek? Franz Kafka ve Kavramlar

4 Nisan 2020 0 Yazar: MEHMET TOPRAK
91 / 100 SEO Score

Birçoğumuz Franz Kafka ve eserlerini duymuşuzdur. Kendisi yalnızca kitaplar yazmakla kalmamış aynı zamanda yeni kavramlar üretilmesine de önayak olmuştur. Kendisi ve eserlerindeki karmaşıklık ve sinir bozucu halini anlatan bir kavrama.

Kafkavari kavramına…

 

Öncelikle Franz Kafka’yı Tanıyalım

Kafkavari ne demek? wikikultur.com

Kafkavari ne demek?

Franz Kafka (3 Temmuz 1883 – 3 Haziran 1924), Almanca konuşan Bohemyalı Yahudi roman ve hikâye yazarıdır. 20. yüzyıl edebiyatının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eserleri gerçekçi ve fantastik unsurları bir araya getirir. Sıklıkla tuhaf veya sürrealist çıkmazlarla ve anlaşılmaz sosyal-bürokratik güçlerle karşı karşıya kalan dışlanmış kahramanları anlatan hikayeleri yabancılaşma, varoluşsal kaygı, suçluluk ve saçmalık temalarının keşfi olarak yorumlanmıştır.Dönüşüm (Die Verwandlung), Dava (Der Process) ve Şato (Der Schloss) en bilinen eserleridir. “Kafkaesk” terimi, Kafka’nın yazılarındaki gibi durumları tanımlamak için kullanılmaktadır.

Peki Nedir Bu Kafkavari Kavramı?

Kafkavari ne demek? wikikultur.com

Kafkavari ne demek?

 

“Biri Josef K. hakkında yalanlar söylemiş olmalı. Yanlış bir şey yapmadığını biliyordu, fakat bir sabah tutuklanmıştı.” Böyle başlar “Dava”, Franz Kafka’nın
meşhur romanlarından biri. K; baş kahraman, durup dururken tutuklanır ve şaşırtıcı bir süreçten geçer, ne tutuklanmasının sebebi, ne de yargı sürecinin içeriği kendisine açıklanır.

Bu tür senaryolar Kafka’nın eserlerinin  tipik özelliği olarak görülür, hatta bilim adamları buna  yeni bir tabir bulmuşlardır. “Kafkaesk” (Kafkavari) gereksiz yere
karmaşık ve sinir bozucu olayları tanımlamak için dile girmiştir, mesela bürokrasinin labirentlerinde gezmeye mahkûm olmak gibi.

Fakat prosedürleri tamamlamak için  uzun kuyruklarda beklemek gerçekten de Kafka’nın bakışındaki  zenginliği yansıtıyor mu? Kelimenin günlük kullanımının ötesinde, bir şeyi Kafkavari yapan ne?

Franz Kafka’nın hikâyeleri aslında modern bürokrasinin çok sıradan ve absürd yönlerini ele alır, 20. yy başlarında Prag’ta sigorta memuru olarak çalıştığı dönemde edindiği tecrübelerden alınmışlardır. Baş kahramanlarının çoğu
amacını gerçekleştirmek için engeller ağına karşı mücadele etmek zorunda olan ofis çalışanlarıdır ve genellikle bütün bu çile o kadar kafa karıştırıcı ve mantıksız olur ki, ilk bakışta başarı anlamsız gelir.

Örneğin “Poseidon” adlı kısa hikâyesindeki Antik Yunan tanrısı bürokrasiye
öylesine gömülmüş bir tanrıdır ki, deniz altı ülkesini keşfedecek vakti hiç olmamıştır. Buradaki nükte, modern iş yerlerinde gerek duyulan bürokratik işlemlerle bir tanrının bile başa çıkamayışıdır. Ancak sebebi etkileyicidir. Başka bir kimseyi göreve layık görmediği için işleri devretmekte isteksizdir.

Kafka’nın Poseidon’ı, kendi egosunun mahkûmudur. Bu basit hikâye tam bir
Kafkaesk senaryo oluşturan tüm elementleri kapsamaktadır. Kafka’nın kitaplarında sembolik olan sadece bürokrasinin saçmalıkları değil,
buna karşı karakterinin gösterdiği döngüsel muhakemedeki ironidir.

Kafka’nın trajikomik öyküleri, modern endüstri çağındaki keyfî güç sistemlerini ve bunlara takılıp kalan bireylerin arasındaki ilişkiyi çözmek için ideal mantığı
kullanan bir tür mitoloji işlevi görüyor.

 

Kafka ve Dönüşüm

Kafkavari ne demek? wikikultur.com

Kafkavari ne demek? Gregor Samsa

Mesela Kafka’nın en meşhur hikâyesi “Dönüşüm”u örnek alalım. Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulur, en büyük endişesi işe vaktinde gitmektir.

Tabii ki bu imkânsızdır. Kafka’ya ilham veren sadece iş yerinin otorite alanı değildi. Bazı baş kahramanlarının  içlerinden gelen mücadeleleriydi. “Açlık Sanatçısı” adlı kısa öyküsü, gösterisi uzun açlıklardan oluşan bir sirk cambazını anlatır.

Cambaz, sanatındaki yükselişi önler düşüncesiyle sirk sahibinin bu açlığı 40 günle
sınırlandırmasına üzülür.

Fakat sanatı popülerliğini kaybettiğinde açlıktan ölmesi için serbest bırakılır. Kırılma, yalnız bir şekilde ölmek üzereyken başlar, sanatının her zaman bir sahtekârlık olduğunu üzülerek itiraf eder. Kendi iradesiyle değil, aksine, sevdiği  yemeğe hiç rastlamadığı için aç kalmıştır.

Bürokrasi konusuna doğrudan odaklandığı görülen “Dava”da bile, anlaşılması güç kanunlar ve şaşırtıcı prosedürler daha kötüsünü gösterir: Hukuk sisteminin korkunç döngüsünün, etkin olduğu sanılan devlet adamları tarafından bile durdurulamadığını kanıtlar. Bu, adalete hizmet etmeyen fakat tek fonksiyonu kendini devam ettirmek olan bir sistemdir.

Siyaset kuramcısı Hannah Arendet, Kafka’nın ölümünden yıllar sonra buna “hiç kimsenin tiranlığı” adını verecekti. Yine de, Kafka’nın umutsuzluğun eşlik ettiği hikâyelerinde tasvir edilen olayların absürd mantığına yerleştirilmiş birçok mizahi unsur vardır.

Dolayısıyla bir yandan günümüz dünyasında Kafkaeski fark etmek kolaydır. Hayatlarımızın her safhasında ciddi sonuçları olan, gitgide karmaşık bir hâl alan yönetim sistemlerine bel bağlıyoruz.

Ayrıca her sözümüzün, görmediğimiz kimseler tarafından bilmediğimiz kurallara göre yargılandığını görüyoruz. Diğer yandan, dikkatimizi absürd olana ince ayar yaparak Kafka, ardımızda kalan eksikliklerimizi de yansıtıyor.

Böylelikle, içinde yaşadığımız dünyayı bizim yarattığımızı ve daha iyisiyle değiştirme gücüne sahip olduğumuzu hatırlatıyor.

Bu makale 331 kez okunmuştur

Reklamlar