Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz?

Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz?

8 Nisan 2020 0 Yazar: Sadre
84 / 100 SEO Score

Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz? sorusu neredeyse hepimizin aklına gelmiştir. Hele ki son zamanlarda çıkan film ve kitaplardan sonra bu soru aldı başını gitti, peki gerçekten beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz?

Süregelen bir söylenceye göre, beynimizin yalnızca %10’unu kullanıyormuşuz. Geri kalan %90’ı yedek kapasite olarak boşta bekliyormuş. Hucksters, bu gizli gücü “sinirbilime dayanan” yöntemlerle ortaya çıkarmaya söz verdi; ancak ortaya çıkan yalnız boşalan cüzdanlar oldu.

Toplumun üçte ikisi ve fen öğretmenlerinin neredeyse yarısı yanılgıyla bu %10 söylencesine inanır. 1890’larda, Amerikan piskolojisinin babası olan William James, “Çoğumuz zihinsel potansiyelimizi kullanmıyoruz.” demişti. James’in niyeti, beynin kısıtlı kullanımına dair suçlama yapmak değil, bir zorlama yapmaktı.

Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz?

Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz? - wikikultur.com

Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz?

Ancak bu yanlış anlaşılma hâlâ sürmekte. Ayrıca bilim insanları uzun süre boyunca bizdeki iri ön lopların ve yan loplardaki geniş alanların amacını anlayamadı. Hasar görmeleri, motor ya da duyusal kayıplara neden olmadığından, uzmanlar hiçbir işe yaramadıkları sonucuna vardılar.  Onlarca yıl bu bölgeler işlevlerinin tanımlanması zor olan sessiz bölgeler olarak adlandırıldı.

O zamandan bu yana, bu bölgelerin yönetici ve bütünleştirici yetenekleri vurguladığını öğrendik, ki onlarsız insan da sayılamazdık. Soyut akıl yürütme, tasarlama, karar kıyaslaması ve durumlara uyum sağlama için çok önemlidirler.

Beynin 9/10’unun kafatasınızın içinde öylece beklediği düşüncesi, beynin nasıl enerji kullandığı hesaplandığında aptalca görünür. Kemirgenlerin ve köpeklerin beyni toplam vücut enerjisinin %5’ini tüketir. Maymun beyinleri %10’unu kullanır. Vücut kütlesinin yalnızca %2’sine denk gelen yetişkin insan beyni günlük yakılan glikozun %20’sini tüketir. Bu oran çocuklarda %50, bebeklerde %60’tır.

Beyin-Beden Oranı ve Zeka İlişkisi

Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz? - wikikultur.com

Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz?

Beyin-beden boyutu oranına göre, bu durum beklenenin çok ötesindedir. İnsan beyni 1.5 kilogramdır, fil beyni 5 kg, balina beyniyse 9kg; ancak ağırlıklarına oranla, insanlarda diğer türlerden daha çok nöron bulunur Bizi zeki yapan da, bu nöron yoğunluğudur.

Biz de dahil primatların sahip olabileceği nöron sayısıyla beden boyutu arasında bir takas vardır. 25 kiloluk bir insansı maymun, beynindeki 53 milyar nöronu tutabilmek için günde 8 saat yemek yemek zorundadır. Bir buçuk milyon yıl önce, yemek pişirmenin icad edilmesi bize büyük bir üstünlük sağlamıştır. Pişmiş yemek yumuşar ve vücudun dışında önceden sindirilir. Bağırsaklarımız enerjiyi daha kolay emer. Pişirmek zaman kazandırır ve çiğ çiğ yemeye kıyasla daha fazla enerji sağlar; böylelikle biz de beynimizdeki 86 milyar yoğun dizili nöronu koruyabiliriz. Bu sayı insansı maymunlardan %40 fazladır.

İşler şöyle yürür:

Enerji ve Zekâ

Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz? - wikikultur.com

Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz?

Beyinde yakılan kalorilerin yarısı, beyin zarının elektriksel yükünün sodyum ve potasyum iyonlarının pompalanması yoluyla korunması ve yapının ayakta tutulması için harcanır. Bunun için, beyin enerji oburu olmalıdır. Müthiş bir şekilde, dakikada 3.4 x 10^21 ATP moleküllük enerji harcar. ATP, vücudumuzdaki fırının kömürüdür. Bütün bu 86 milyar nöronun dinlenme potansiyelinin korunmasının büyük maliyeti, sinirlerdeki enerjiyi boşaltan ve asıl işi yapan akson ve sinapslara gönderilecek çok az enerji kalması olur. Herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde küçücük miktarda nöronlar bile etkinleşse, beynin her yerinde kıvılcım oluşturacak bu enerji yükü sürdürülemez.

 

Enerji verimliliği burada devreye giriyor. Aralıklı kodlama olarak bilinen ve az miktardaki hücrenin, herhangi bir anda sinyal vermesine olanak tanıyan yöntemle hem en az enerji kullanılır; hem de en çok bilgi taşınmış olunur. Çünkü az sayıdaki sinyallerin kendilerini dağıtabilecekleri binlerce olası yol vardır.

Çok sayıdaki nöronların varlığında, aralıklı kodlamanın bir sakıncası, maliyetidir. Daha kötüsü, büyük bir miktarda hücre hiç ateşlenmezse, bu hücreler gereksizdir demektir ve evrimin çoktan bu hücreleri başından savması gerekirdi.

Çözüm, beynin aynı anda sahip olabileceği en uygun miktardaki hücre sayısını bulmaktadır. En yüksek verimlilik için, herhangi bir zaman aralığında %1 ile %16 arasında hücre etkin olmalıdır.

Bu enerji sınırı, bilincimizin hep açık olması için sâhip olmamız gereken sınırdır. Kaynakları koruma gereksinimi, beynin birçok işleminin bilinç dışında gerçekleşmesinin sebebidir. Bu yüzden çoklu işlem deli zırvasıdır. Üçü, beşi bir kenara bırakın, iki işi aynı anda yapacak enerjiden yoksunuz.

Yapmayı denediğimizde, her bir işi dikkatle yapacağımıza kıyasla daha da kötü yapıyoruz.

Sayılar bize karşı. Beyniniz zaten zeki ve güçlü.O kadar güçlü ki güçlü kalabilmesi için çok güce gereksinimi var. Ve o kadar akıllı ki, tümleşik bir enerji verimlilik planına sahip. Bu yüzden, düzmece bir söylencenin sözde tembel beyniniz hakkında suçlu hissetmenize izin vermeyin.

Suçlu hissetmek enerji isrâfı olur. Bütün bunların ardından, zihinsel enerjiyi boşa harcamak sizce de aptalca olmaz mı?

Korumanız gereken milyarlarca enerjiye aç nöronunuz var.

Harekete geçin!

Bu makale 53 kez okunmuştur

Reklamlar