Bize Ulaş!

Edebiyat

REYHAN | Kısa Öykü

Hasan amca kendini bildi bileli sebze meyve halinde bahçede yetiştirdiği ürünlerini satarak geçimini sağlıyordu. Babasından devraldığı bu işe ne zaman başladığını kendisi bile hatırlamıyordu. İyi para kazanmasa da ona yetiyordu.

Paylaşılma Tarihi :

,

REYHAN | Kısa Öykü

 

REYHAN | Kısa Öykü

 

Hasan amca kendini bildi bileli sebze meyve halinde bahçede yetiştirdiği ürünlerini satarak geçimini sağlıyordu. Babasından devraldığı bu işe ne zaman başladığını kendisi bile hatırlamıyordu. İyi para kazanmasa da ona yetiyordu. “Azıcık aşım, ağrısız başım” düsturuyla hareket eden, kanaatkâr olmayı ve şükretmeyi kendine ilke edinmiş biriydi. Babası da öyleydi. Demek ki kendisi de böyle yaşamalıydı. Babasından iyi bilecek hali yoktu.

 

 

Temmuz ayının yirmi yedinci günüydü, bugün arifeydi. Hasan amca işten yeni dönmüştü, at arabasını kapının önüne yerleştirip atını da ahıra bağladı. Atının yelesinde teşekkür mahiyetinde ellerini gezdirdi. Ahırdan evin avlusuna açılan küçük bir kapı vardı. Hasan amca gibi babayiğit birinin bu kapıdan eğilmeden geçme şansı yoktu.

Kapıdan geçerken hissettiği bel ağrısına aldırış etmedi çünkü avludan gelen reyhan kokusu adeta sarhoş etmişti Hasan amcayı. Avlunun tabanı eski siyah döşeme taşlarıyla kaplıydı. Taşların boyutları eşit olmamasına rağmen dizilişi ustacaydı ve muntazam görünüyordu. Hele de yeni yıkandığında taşlar pırıl pırıl parlardı.

 

Hasan amca avludan içeriye girdi, elindeki poşetleri eşine verdi. Aceleyle ellerini yıkadı, sofranın baş köşesine kuruldu. Eşi ve on iki yaşındaki kızı sofra ile mutfak arasında mekik dokurken ilk çocuğu olan oğlu da babasının yanına bağdaş kurdu. Hasan amcanın eşi avlunun ortasındaki kuyunun buz gibi suyuyla avluyu yıkamış, Halep işi hasırı sermiş, üzerine genişçe sofra bezini açarak adeta sofrayı donatmıştı.

Sofranın ortasında büyük bir tabakta müceddere, yanında iki tas bol naneli koruk suyu salatası, tarladan koparılmış birkaç yeşil biber ve taze soğan ile hemen yanı başında bir maşrapa buzlu ayran vardı. Bunlar sadece avluyu değil Hasan amcanın tüm dünyasını süslemeye yetiyordu. Neye baksa ayrı keyif duyuyordu Hasan amca. Bugün işi yolunda gitmişti çünkü. Kolay mı? Tam tamına 45 lira kazanmıştı. Eve gelirken bir kilo burma tatlısı ile meyan şerbeti almıştı. Bu bile Hasan amca için lüks sayılırdı.

 

Ezana birkaç dakika kalmıştı. Sebze halinde bir kabzımalın kendisine verdiği eski bir radyosu vardı Hasan amcanın. Belirli bir müzik zevki yoktu, radyoda çıkan şarkılara gözleriyle klip çekerdi. Keyfi yerindeyse gördüklerine fon müzik olurdu o an çalan şarkılar. Yazları mutfağın bahçeye bakan penceresinin hemen kenarında dururdu emektar radyo. Evinin dışındaki tüm yaşantı bu radyodan takip edilirdi. Evde televizyon da vardı ancak Hasan amca oldum olası pek sevmezdi televizyonu. Radyo daha samimiydi ona göre.

 

Evin kızı sofraya son rötuşları yaparken imamın sesi duyuldu. Yılın son orucu da layıkıyla tutulmuştu. Hasan amca “Çok şükür bu sene de orucumuzu tuttuk. İmkânı olup da tutmayanın yüzü kara olsun.” dedi. “Allah her sene bu zamanlara çıkarsın.” diye karşılık verdi eşi.

Hasan amca başparmağı ile işaret parmağının arasında sıkıştırdığı bir tutam tuzu ağzına koyarak orucunu açtı. Her şey istediği gibiydi. Eşi ve çocukları yanındaydı. Bir kızını gurbete gelin etmişti ama nasılsa o da bayramın ikinci günü baba ocağını ziyarete gelecekti.

 

Mücedderenin tuzu, yağı tam kararındaydı. Yedikçe keyiflendi, keyiflendikçe yedi Hasan amca. Yemekten hemen sonra, babasından kalma ve gümüş kaplama olduğunu düşündüğü tütün tabakasını istedi kızından. Tabakaya bir göz attı, “Gümüş kaplama olsa bu kadar kararmazdı bu.” diye önemsiz bir düşünce gelip geçti aklından. Çok üzerinde durmadan açtı tabakasını ve bol tütünlü bir cigara sardı. Sofrayı toplamaya çalışan küçük kızına: “Kızım mutfaktan şu kibriti getir hele.” diye seslendi.

Kızı gönüllü gönülsüz getirdi kibriti, babasına uzattı. Hasan amca cigarasını yakıp ilk nefesi ciğerine henüz doldurmuştu ki saatlerdir duman görmediği için sevinmekte olan ciğerleri, dumanı şiddetli bir öksürükle geri itti. Boğulacak gibi oldu Hasan amca.

Ağzından burnundan çıkan duman henüz patlamış bir yanardağın savurduğu külleri anımsatıyordu. Ev ahalisi manzaraya alışkındı. Şiddetli öksürüklerden sonra eşi: “Hasan bırak artık şunu. Zaten astımın var.” diye mırıldandı. Hasan amca duymadı bile eşinin dediklerini. Nasıl duyacaktı ki? Duysa ne olacaktı?

 

Hasan amca orucunu eksiksiz tutmuştu, ödevini tam yapmış ilkokul talebesi gibi hissediyordu kendini. En sevdiği yemeklerden biriyle orucun finalini yapmış, üstüne de cigarasını tüttürmekle meşguldü. Hasan amcanın keyfini kaçırmak için birkaç öksürükten fazlası lazımdı.

 

Son yarım saattir Hasan amca dünyanın en mutlu insanı gibi görünüyordu. Uzaktan bakılınca hiçbir derdi olmayan, sahip olduklarına kanaat eden ve elektrik, su faturası gibi kaygıları olmayan biri gibiydi. Belki de gerçekten öyleydi. Ama bu durumun büyüsü biraz sonra bozulacaktı.

 

Hasan amca kaçak çay eşliğinde ikinci cigarasını da içmiş, sırtını ekinliğin duvarına, kulağını radyosuna dayamıştı ki kapı üç kez vuruldu. Üç el ateşlenen maganda tabancasının yarattığı endişeye benzeyen nedensiz bir ürperti belirdi Hasan amcanın içinde. Küçük kız kapıyı açtı. Gelen iki sokak ötedeki yeni apartmanda oturan maliyecinin karısıydı. Daha önce de gelmişti bu kadın. Elindeki siyah poşetleri zorla taşıdığı belliydi. Poşetlerden çok daha büyük olan kibrini taşırken bu kadar zorlanmıyordu oysa. Poşetleri çeke çeke avluya girdi.

Hasan amcanın eşi hemen kalkarak seremoniyle kadını karşılamaya gitti. “Buyurun oturun yemek hazır.” diye içeriye davet etti. Kadın sofrayı küçümseyici bir ifade ile süzdü; Hasan amca da kadının suratındaki ifadeyi… “Bunlar eskidi, artık kullanmıyoruz.” diyerek poşetleri Hasan amcanın eşine uzattı. Hasan amcanın eşi de poşetleri kızına verdi ama gözü kadının kırmızı topuklu ayakkabısındaydı. Kadın “Neyse size afiyet olsun.” diyerek ayrıldı oradan.

Avluda kırmızı topukluların çıkardığı sesler yankılandı bir süre. Hasan amca ev ahalisinin suratının asıldığını fark etti. Çocuklar ilk olarak poşetleri merakla açtılar ama daha sonra bir köşeye attılar. Sofrada sessizlik hâkimdi. Hasan amca hemen arkasında duran reyhanların üzerinde elini gezdirdi. Avluya muazzam bir koku yayıldı. Herkes gözünü kapatarak çekti bu huzur veren kokuyu içine.

 

Devam Edecek..

 – Emin HAYTA

 

Bu içerik 2233 kez okunmuştur

1 yorum

1 yorum

  1. Pingback: Yaay Ne Demek? Yaay Başka Bir Dünya Reklamı Ne Anlama Geliyor? - WİKİKÜLTÜR

Bir Cevap Yazın

Ekibimize Katıl!

yazar

Reklam Alanı

Son Yazılar

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar
Blog6 gün Önce

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Ruzigar ya da ruzgar Farsça’dan dilimize geçen benim meftunu olduğum kelimelerden birisi. Eski Türkçe’de yil –...

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir? İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?
Sosyoloji1 hafta Önce

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?   Kültür kavramı, kelime kökeni olarak çok eski zamana dayanır. Etimolojik olarak, Latince ‘cultura’ sözcüğünden türemiştir....

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24 Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24
Quiz&Test2 hafta Önce

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24

Yazar Kitap Eşleştirme Testi serimizin yirmi dördüncüsü ile karşınızdayız. 10 eserin gerçek sahibini bulabilecek misin? Edebiyat severler, kitap kurtları, şiir...

mühendislik nedir mühendislik nedir
Bilim2 hafta Önce

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları | Mühendislik Maaşları

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları Mühendis kelimesi arapça kökenli bir kelimdedir ve hendese kökünden gelir hendese kelimesi ise “arazi ölçme, geometri” anlamlarına gelir....

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27 WK Haftalık Genel Kültür Testi #27
Quiz&Test2 hafta Önce

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız.10 sorunun doğru cevabını bulabilecek misin? Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın...

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü
Felsefe2 hafta Önce

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü   Yüzyıllardır süre tartışmaların biri de; güzelliğin ne olduğu ve algılanması üzerinedir. A. Schopenhauer’da...

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20 Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20
Biyografi2 hafta Önce

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20

Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin son yazısında Ece Ayhan yer almıştı. Bu yazımızda ise sizlere Can Yücel’i tanıtacağız. Kendisi pek...

Elon Musk Kariyeri Elon Musk Kariyeri
Teknoloji3 hafta Önce

Elon Musk Kariyeri

Elon Musk Kariyeri Giriş: Merhabalar, bugünkü yazımızda sizlere dünyanın en zengin adamı olan Elon Musk’ın kariyerine değineceğim. Elon Musk, dünyada...

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23 Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23
Quiz&Test3 hafta Önce

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23

Yazar Kitap Eşleştirme Testi serimizin yirmi üçüncüsü ile karşınızdayız. 10 eserin gerçek sahibini bulabilecek misin? Edebiyat severler, kitap kurtları, şiir...

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir
Müzik3 hafta Önce

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir Wikikültür için röportaj veren Ufuk Beydemir’e çok teşekkür ederiz. SORU 1) Merhaba;...

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27 WK Haftalık Genel Kültür Testi #27
Quiz&Test3 hafta Önce

WK Haftalık Genel Kültür Testi #26

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız.10 sorunun doğru cevabını bulabilecek misin? Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın...

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız? “Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?
Deneme3 hafta Önce

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?   Post Truth “Gerçek Sonrası” Politikalar...

Susmak Susmak
Edebiyat3 hafta Önce

Susmak

Susmak Saçlarını taramış mıydı? Sakallarını düzeltmiş ve bıyıklarının ucunu almış mıydı? Ha evet kaşlarının ortasında da tüyler çıkardı. Acaba berbere...

'Biz' Kimin Yabancısıyız ? 'Biz' Kimin Yabancısıyız ?
Felsefe3 hafta Önce

‘Biz’ Kimin Yabancısıyız ?

‘Biz’ Kimin Yabancısıyız ?   Bizler, sürdürdüğümüz hayat içerisinde kendimizi bulmaya çalışmışızdır. Aynı zamanda hayata dair de anlam arayışımızı sürdürmüşüzdür....

Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19 Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19
Biyografi3 hafta Önce

Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19

Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin son yazısında Fazıl Hüsnü Dağlarca yer almıştı. Bu yazımızda ise sizlere Ece Ayhan’ı tanıtacağız. Kendisi...

İskender Aydın'ın İki Yazısı İskender Aydın'ın İki Yazısı
Deneme4 hafta Önce

İskender Aydın’ın İki Yazısı

İskender Aydın’ın İki Yazısı   Cehennemi yaratan bizleriz. Modern yasalar karşısında, evrenin yasaları vardır. Hayatımıza uygulandığı zaman bu yasalar; insanoğlu;...