Bize Ulaş!

Sinema&Dizi

Sinema tutkunları için mini bir test. Bakalım 10 soruluk bu testte kaç doğru yapacaksın?

Paylaşılma Tarihi :

,

İçerik: Sinema tutkunları için mini bir test. Bakalım 10 soruluk bu testte kaç doğru yapacaksın?

Sinema tutkunları için mini bir test. Bakalım 10 soruluk bu testte kaç doğru yapacaksın?

İçerik: Sinema tutkunları için mini bir test. Bakalım 10 soruluk bu testte kaç doğru yapacaksın?

Bu içerik 611 kez okunmuştur

Okumaya Devam Et
3 Yorum

3 Comments

  1. yalnizlikmarmelati

    13 Eylül 2020 at 14:27

    Testi açamıyorum 🙁

  2. MEHMET TOPRAK

    13 Eylül 2020 at 16:08

    Start Quiz butonu çıkıyor mu

Bir Cevap Yazın

Sinema&Dizi

En İyi Filmler | En İyi 10 Film

Paylaşılma Tarihi :

,

Yazar :

En İyi Filmler | En İyi 10 Film

Herkese selamlar çok sevgili wikikultur.com okuyucuları; Bugün kendime göre en iyi filmler listemden 10 filmi sizlerle paylaşacağım.

Filmleri türlerine göre başlıklar altına alıp bir liste hazırladım sizler için. Filmlerin konularını ve hakkında önemli şeyleri paylaştım, spoiler vermemek için filmler hakkında çok konuşmadım, bilgi vermedim. Dediğim gibi filmleri kendi zevkime göre hazırladım ve beğeninize sundum. Keyifli okumalar…

DRAM / LOGAN

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Logan

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Logan

2017 yılında çıkan ve Wolverine severleri çok üzen bir film kendisi. Logan filmine süper kahraman filmi olarak bakmamız yanlıştır. Filmi izleyenler bilir ki film bir dram filmidir ve ağır duygular içermektedir. Logan gibi bir adamın bile içindeki babalık duygusunu bize gösteriyor film.  Şimdi kısaca filme bakalım

Yıllar sonra X-Men dağılmıştır ve Logan emekli olmuştur. Yaşlı professor xavier’a bakmaktadır. Yaşlandığı için akli dengesini kaybeden profesör yer yer güçlerine hakim olamamaktadır. Emekli Logan ise X-Men üyelerinin tek tek ölüşünü görmüş ve sona kalmıştır. Yıllardır pençelerini açmayan Logan daha barışçıl bir insan ve bir limuzin şoförü olmuştur. Laura adında genç bir mutantın gelmesiyle  Logan tekrar işe koyulacaktır. Laurayı yeni genç mutantların olduğu bölgeye götürmek için yola çıkan ekip yol boyunca büyük tehlikelerle karşılaşacak.

IMDB’den 8,1 puan alan bu filmi şiddetle izlemenizi öneririm. Özellikle dram seviyorsanız.

Filmde kullanılan şarkılar adeta muhteşem. Johnny Cash’in 2002 yılında coverladığı efsane şarkı Hurt resmen bu film için yazılmış.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

SAVAŞ / Schindler’s List

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Schindler's List

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Schindler’s List

İkinci Dünya Savaşı temalı filmleri hepimiz biliriz. Sizi bilmem ama ben bu filmlere bayılırım. Bu tür filmler hele de düzgün yönetmenler ve senaristlerin elinden çıkmışsa IMDB’de yüksek sıralarda olmaması garip olur.  Schindler’s List de en azından herkesin bu türü tanımak için izlemesi gereken filmdir.

Film Okcar Schindler’i konu alıyor.  Alman asıllı olan ve Nazi partisine üye olan Oskar bir fabrikatördü. İkinci Dünya Savaşı sırasında fabrika açan Oskar keyif düşkünü bir adamdı. Böyle bir adamın savaş zamanı binlerce Yahudiyi kurtaracağı insanın aklına hiç gelmezdi. Hele Oskar gibi bir adamın…

IMDB’de 6. sırada yer alan ve 8.9 puana sahip olan film gerek yaşattıklarıyla gerek verdiği manzaralarla bu türün başyapıtıdır. Müzikleriyle de kulakları doyuran film türünün vazgeçilmezi olarak listemizde yer alıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

BİLİM KURGU / STAR WARS

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Star Wars

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Star Wars

7den 70e bizim halkımızda herkesin izlediği ya da duyduğu bir filmdir, seridir. Star Wars serisi sonlara doğru bozulmaya başlasa da ilk 6 filmiyle muhteşem bir seridir. İlk 6 filmden sonra 3 film daha çıkmış ve kendi yorumumca bu 3 film ilk 6 film kadar kaliteli olmamakla beraber biraz seriden bağımsız olarak modern döneme uyarlanarak ilerlemiş. Kylo Ren gibi yeni düşmanlar kazandırsa da bize son 3 çok da iyi değil. O yüzden listemde ilk 6 filmi kullanacağım.

İlk 6 Star Wars filmlerini izlerken belli bir sıraya göre izlemeniz gerekmektedir. Eğer filmleri 1den 6ya doğru izlerseniz biraz aklınız karışır. Filmleri IV-V-VI-I-II-III şeklinde izlemenizi öneririm. Kronolojik olarak böyle ilerlemektedir seri. Hayatımıza Darth Vader. Master Yoda , Luke Skywalker, Obi Wan Kenobi gibi karakterler kazandırmış bir seri olarak çok önemlidir. Yıldız Savaşları: Bölüm IV – Yeni Bir Umut serinin en iyi filmidir ve IMDB’de 8.6 puan ile 12. sırada yer almaktadır.

Star Wars’ın son filminin fragmanını izlemek için tıklayınız.

FANTASTİK / Lord Of The Rings

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Lord Of The Rings

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Lord Of The Rings

Kuşkusuzdur ki fantastik türdeki en iyi eserlerdir Yüzüklerin Efendisi serisi. J.R.R  Tolkien’in 3 film ve kitaptan oluşan bu dünyası gerçekten insanı kendine çekiyor ve kendine hayran bıraktırıyor. Yüzüklerin efendisi üçlemesinin yanında, bir de bu üçlemenin öncesini anlatan Hobbit serisi vardır. Yine bu serinin de yazarı J.R.R Tolkien’dir ve bu filmler birbirini tamamlamaktadır.

Yüzüklerin efendisi serisindeki her şey Mordor’un efendisi ve kötülük kaynağı Sauron’un güç yüzükleri yapması ile başladı. Hobbit serisinde ise Bilbo Baggins’in gençliğini ve tesadüfen güç yüzüğünü bulmasıyla başlar.

IMDB’de  Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği 8,8 ile 10. sırada yer almaktadır.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

MACERA / Cast Away

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Cast Away

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Cast Away

Tom Hanks’in oynadığı Yeni Hayat filmi Chuchk Noland adlı bir Fed-Ex çalışanının güney pasifik üzerinde uçarken uçağının çakılmasıyla bir adada mahsur kalmasını anlatır. Bu filmde Tom Hanks’in oyunculuğu üst düzeydir. Bu filmdeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilmiştir. Film için yaşadığı büyük değişim adeta ne denli bir aktör olduğunu gösteriyor.

Adada adeta yeni bir hayat kuran karakterimiz bir postayı teslim etme umuduyla yıllarca kurtulmak için çabalamaktadır. Filmin bazı bölümlerinde kullanılan sessizlik ve bize verilen atmosfer sesleri gerçekçiliği had safhaya taşıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

SÜPER KAHRAMAN / IRON MAN

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Iron Man

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Iron Man

Iron Man’in hem benim için hem de Marvel Sinematik Evreni için yeri çok önemlidir. Hem 12 yıl sürecek Marvel evreninin ilk kuşağının başlangıcı. Benim ve çoğu insanı bu türle tanıştıran filmdir kendisi. Ayrıca Robert Downey Jr. ın Iron Man rolünde kalbimizi kazandığı film. Daha nice anlamlar var bu filmin altında…

Tony Stark zengin bir girişimcidir ve aynı zamanda bir playboy. Çok iyi bir mühendis olan Stark ülkesi için silahlar ve füzeler yapmaktadır. Bir gün füzelerini tanıtmak için gittiği Afganistan’da yaralanır ve esir alınır. Onu kendilerine bir füze yapsın diye bir yerde esir tutarlar. O ise bir efsanenin başlangıcını yapar:  Mark I

Üç filmden oluşan seride ilk iki film beğeni görürken son film diğer filmlere göre daha az beğeni topladı.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

BİYOGRAFİ / THE PİANİST

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Piyanist

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | The Pianist

Film bir dram filmi fakat aynı zamanda bir biyografi filmi olduğu için biyografi başlığı altında koyuyorum listeye. Piyanisti koymasam olmazdı. Piyanist filmi savaşta yaşanan gerçek bir dramayı konu alır. Film İkinci Dünya Savaşı yıllarında Polonya’nın işgali sırasında yahudi halkın yaşadığı zorluğu gözler önüne sürer. Hem de fazlasıyla gerçekçi yapar bunu. Özellikle bir sahnede sınır çitinden kaçmaya çalışan bir çocuğun Nazi askerlerce öldürülmesi karakterimizi çok derinden etkiler.

Filmde Polonyalı ünlü piyanist Wladyslaw Szpilman’ın ailesini toplama kamplarında kaybettikten sonra verdiği hayatta kalma mücadelesi anlatılmaktadır. Nazi işgali esnasında Varşova’da yaşamanın zorluğunu gözler önüne seren başyapıt ‘The Pianist: The Extraordinary True Story of One Man’s Survival in Warsaw, 1939-1945’ isimli kitaptan uyarlanmıştır. Ağır duygular içeren filmi hassas ve çabuk etkilenen kişilerin izlememesini öneririz.

Film IMDB’de 8,5 puan ile 36. sırada yer almaktadır.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

DRAM / The Green Mile

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | The Green Mile

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | The Green Mile

Kendisine devleri yıkan film derim ben. Trajikomik bir doğruluğu vardır bu sözün, hem film için hem izleyen.

Önce filmin adı ile başlamak istiyorum. Yeşil yol ne demek ? Yeşil yol idamı bekleyen mahkumların zaman geldiği zaman elektrikli sandalyeye götürüldükleri yoldur, alandır.

Film bir gardiyan ve bir mahkumun hikayesini anlatmaktadır. Tom Hanks’in oynadığı Paul 44 yaşında evli bir adamdır. İdam mahkumları için hazırlanmış bir hapishanede gardiyanlık yapmaktadır. Bir gün John Coffey adında korkutucu görünümli bir mahkumün gelmesiyle hayatı değişir. Jonh Coffey dev gibi siyahi bir insandır. Ama görünüşünün aksine çok nazik, hassas ve iletişim kurmakta zorlanan bir insandır. Film John’ın idamına kadar gider süreci anlatmaktadır. Bu süreç mucizelerle ve olağanüstülüklerle doludur. Yürekleri burkan bir sonla kapanan filmden geriye John Coffey’in şu repliği kalıyor:

Please, boss, don’t put that thing over my face, don’t put me in the dark. I’s afraid of the dark.

Yeşil Yol IMDB’de 8,5 puanı ile 28.sırada yer almaktadır.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

CİNAYET, DRAM / Çiçero

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Çiçero

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Çiçero

”Yüzyılın En Büyük Casusluk Hikayesi”  “2. Dünya Savaşı’nın Kaderini Değiştiren Türk” gibi afişlerle tanıtılan film bekleneni karşıladı benim için. Gerçek bir hikayeden uyarlanan Çiçero son yıllarda çıkmış en iyi Türk yapımı filmdir benim için.

Ankara’daki  İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. Aynı zamanda Almanlar için casusluk yapmaktadır. İngiliz Büyükelçisi’nin baş uşağı olan İlyas Bazna onun kasasından önemli bilgileri sızdırarak Almanların mağlubiyet almasında büyük rol oynamıştır. Filmde 3 Churchill , İsmet İnönü, Adolf Hitler gibi liderleri görmekteyiz.

Erdal Beşikçioğlu’nun canlandırdığı Elyesa Bazna karakterini tanımamızı sağlayan ve İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin, İstanbul’un o zamanki atmosferini yansıttığı için çok değerlidir. Bu filmden önce kaçımız Elyesa Bazna’yı tanıyordu ki?

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

AKSİYON / Fury

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Fury

En İyi Filmler | En İyi 10 Film | Fury

Klişe bir Amerikalıları yüceltelim Almanları gömelim temasında bir film yani bir İkinci Dünya Savaşı tarihi savaş filmi olarak görünse de, Fury benzerlerinin dışında bir şey sunuyor: bir ekip. Bugüne kadar izlediğimiz filmlerde bireysel başarılar ön plana çıkmakta ve ya ordular. Ama bu film 5 kişilik bir ekibin macerasını anlatıyor bize. Filmin çoğu FURY adında klasik bir Amerikan tankı olan Sherman tipi bir tankın içinde geçiyor. Birbirinden farklı 5 askerin -biri henüz 8 haftalık çaylak- savaşın son yıllarında çok tehlikeli bir görevde 24 saatini anlatmaktadır.

Ekip 5 kişiden oluşmakta:

Ekibe yeni katılan ve 8 haftalık asker olan Norman

Ekibin en dindarı ve tanrının gücü ile ayakta kalan tankın topçusu Boyd

Meksikalı ve tankın şoförü Gordo

Tankın yükleyicisi, ağzı bozuk Grady

Ve cesur Çavuş Don “Wardaddy” rolünde hepsini adam etmeye çalışan Bradd Pit

Bu 5 birbirinden farklı insanın uyum içinde kalmaya çalışması, birbirleri için fedakarlıkları insanı etkiler cinsten.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayınız.

Son Söz

Listemi bitirirken tekrar hatırlatmak isterim ki tamamen kendi zevkime göre hazırladım listeyi. Kendimce filmleri belirleme ölçütüm ise şuydu: Eğer bir filmi birden çok kez izlediysem(kendi isteğimle) ve hangi film hakkında ne kadar çok şey hatırlıyorsam o filmler benim için en iyilerdir. Tabi istisnai durumlar mevcut. Aynı kategoride birden çok film koymamaya çalıştım fakat elimden geldiğince başarılı oldum.

Listeye koymak istediğim fakat koyamadığım filmler

Pulp Fiction, The Matrix, Hunger Games, Fight Club, Lion King…

Sağlıcakla kalınız, iyi okumalar…

Apbrike’ın diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Bu içerik 7451 kez okunmuştur

Okumaya Devam Et

Sinema&Dizi

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

Paylaşılma Tarihi :

,

Yazar :

İçerik: Sinema Severlere 5 Film Önerisi

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

 

Sinema severler için son zamanlarda izlediğim, etkisini uzun süre hissettiğim 5 filmi hem film önerisi olarak sunup hem de kendimce tanıtacağım.

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

1) THE HANDMAİDEN (IMDB: 8,1)

İlk olarak beni bu listede en çok sarsan filmi tanıtmak istiyorum. 2016 yapımı olan bu filmde yönetmenlik koltuğunda ”The Oldboy, Lady Vendetta” gibi filmlerden de tanıyabileceğimiz Güney Koreli yönetmen Park Chan-Wook oturuyor. Senaryosu her ne kadar uyarlama da olsa yönetmenin bu senaryoyu çok iyi değerlendirmesi filmi benim için bambaşka bir boyuta taşıyor. Sahnelerin, renklerin, açıların kusursuz olmasının yanında filmin tahmin edilebilmesi çok zor olan senaryosu da film bittikten sonra insanı afallatıyor.

 

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

2) NYMPHOMANİAC 1-2 (IMDB: 6,9-6,7)

Şimdi sıra Lars Von Trier’in filmini tanıtmaya geldiği için yazıya başlamadan önce 1 dakikalık saygı duruşu merasimi düzenledim. İçimden sayfalarca Trier övmek gelse de şimdilik Nymphomaniac filminden biraz bahsedip kendimi tutacağım. 2 bölümden oluşan film nemfoman olan bir kadının hikayesini ele alıyor.  Her ne kadar bazı kişilerce rahatsız edici sahneler olduğu için beğenilmese de verdiği mesajlar göz önüne alındığında bu listeye rahatlıkla yazabileceğim bir film olmuştur benim için.

 

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

3) BLACK (IMDB: 8,2)

Hint yapımı olan bu filmde ise aktivist Helen Keller’in hayat hikayesi anlatılıyor. Açıkçası filme ön yargılı yaklaşmıştım ilk olarak. Bitirdiğimde dahi ”abi senaryoda duygulandırmak için çok kasmışlar” dedim. Yaklaşık 3 ay sonra kadar ise Helen Keller ismini duydum ve araştırdım. Bunların neticesinde filmi tekrar izledim. Bu tekrar izleme sonucunda bu listeye eklemek istediğim bir konuma geldi.

 

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

4) BUFFALO ’66 (IMDB: 7,5)

Vincent Gallo’nun hem yönettiği hem de başrolünü üstlendiği Amerikan komedi-drama filmi. Filmde övmek istediğim şeylerin başında başrollerin oyunculukları, karakterlerinin uyumu ve enerjisi yer alıyor. Hatta filmden sonra Christina Ricci uzun bir süre arka plan fotoğrafı olarak kalmıştı telefonumda. Neyse ki sonraları bu aşkı içimde hallederek kedi fotoğrafı ile değiştirmiştim. Düşük ihtimal de olsa yer yer kopmalar yaşayabileceğiniz filmin bitişinde içinizde duygusal, tatlı bir sıcaklık hissedeceksiniz.

 

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

Sinema Severlere 5 Film Önerisi

5) DANCER IN THE DARK (IMDB: 8)

Evet yine Trier… Başrolünde aynı zamanda şarkıcı da olan; sesi ayrı kendisi ayrı güzel olan Björk yer alıyor. Altın palmiye ödülüne de layık görülen film birçok ülkenin ortak yapımı olarak çekilmiş. Filmi benim için özel kılan şey ise her ne kadar karamsar bir senaryosu olsa da aralarda küçük, pozitif nüanslar yüreğimi ferahlatmıştı. Bu ferahlamaların dışında ise beni ağlatan nadir filmlerdendir. Müzikal anlamda da sizi fazlasıyla tatmin edecek bu filmi listenin son filmi olarak buraya bırakıyorum.

 

Afrodit Kimdir? 10 Maddede Aşk Tanrıçası Afrodit

Tavsiye İçerikler

Ay’da düşündüğümüzden daha fazla su olabilir

  1. Brian De Palma: The Untouchables’tan, The Scarface’e İkonik Filmlerin üstadı

Brian De Palma: The Untouchables’tan, The Scarface’e İkonik Filmlerin üstadı

2. Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) Film İncelemesi #imdb250

Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) Film İncelemesi #imdb250

3. Yeditepe İstanbul: Türk Dizilerindeki Hüzün Ekolünün Temsilcilerinden

Yeditepe İstanbul: Türk Dizilerindeki Hüzün Ekolünün Temsilcilerinden

Twitter hesabımız için tıklayınız.

Bu içerik 5918 kez okunmuştur

Okumaya Devam Et

Blog

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Paylaşılma Tarihi :

,

Yazar :

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik ki

Konuk Yazarımız Haldun Aydıngün’ün Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki adlı yazısı;

Bugün yaşadıklarımızı (farklı dış kaynak ve ilginç komplo teorileri dışında) insanlar genellikle toplumun farklı kesimlerini suçlayarak açıklama yoluna gidiyorlar. Herkesin karşısında bir takım “ötekiler” var. “Şu ötekiler bi olmasa” işlerin bayağı yoluna gireceği düşünülüyor.

Ben bu düşünceyi kabul etmiyorum. Bugün yaşadıklarımızın temelinde, içinde neredeyse hepimizin bulunduğu, büyük bir yanlış yaklaşımın var olduğuna inanıyorum.

Günümüzün akıl ve bilim çağı olduğu, bir toplumun ne kadar iyi donanımlı insanlardan oluşursa o kadar ileri gideceği ve günümüz badirelerini o kadar rahat atlatacağı konusunda sanırım herkes hem fikirdir. Ama işte tam bu noktada Türkiye’de yaşayan toplum bütün toplumsal bilinci ile sınıfta kalıyor. Bunu derken “bizler iyiyiz ama ötekiler kötü” demiyorum. Gerçekten, içine kendimi de kattığım herkesi ama herkesi kast ediyorum (belki bir %1 – %2 istisna olabilir!).

Bu konuyu açabilmek için isterseniz tarihten gelen toplumsal bilincimizi biraz karıştıralım:

İlk kötü rol model: Keloğlan

En eski Anadolu halk masallarımızdan birisi Kel Oğlandır. Hepimiz onu çocukken çok sevdik. Sinemada Rüştü Asyalı’nın canlandırdığı görüntüsünü hangimiz kendimize yakın bulmadık? İçimize “umut” aşılayan bir karakterdi… Ama öncelikle şu aşıladığı “umuda” yakından bakmalıyız; Aslında Kel Oğlan karakteri tüm Anadolu insanlarına şu mesajı veriyordu;
“Ey! Anadolu çocuğu, kel olabilirsin, çok fakir olabilirsin, bedeni olarak sakatlıkların olabilir (kel!). Hiç önemli değil. Eğer yeterince şansın varsa, yeterince kurnazsan, yalan söylemekten de çekinmiyorsan en yüksek mertebeye bile ulaşman mümkündür (Keloğlan öykü boyunca yeri geldikçe herkese yalan söyler). Öyle yıllarca medreselerde dirsek çürütmeye, deliler gibi çalışmaya falan gerek “kalmaz”.

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki | Keloğlan

Hiçbirimiz Keloğlan için “La olm, bu üçkağıtçının önde gideni… peyniri avcunda sıkıyor, taşı sıktım suyunu çıkardım diyor.” Demedik, hep bu şekilde devi kandırmış olmasına sevindik.

 

Keloğlan, bir şekilde, özellikle de toplumun aşağıda kalmış kesimlerine büyük bir umut sağlıyor ve rol model oluyordu. Ama Anadolu insanına tek başına yetmesi mümkün değildi, başka kültürel örnekler de tabii ki ortaya çıkacaktı; örneğin Karagöz!

 

Öküz Karagöz eğitimli Hacivat’a karşı

Çetin Altan’ın bir yazısını okuyana kadar ben de tüm vatandaşlarım gibi Karagöz’ün sevilmesi gereken karakter olduğuna inanırdım. Hacivat ise mürekkep yalamış, medrese görmüş, süslü cümleleri ile rahatsız edici bir tipti. Karagöz tarafından sıkça pataklanmasına herkes gibi ben de memnun olurdum.

Bir web sitesinden rastlantısal olarak aldığım birkaç Hacivat Karagöz diyaloğuna bakalım:

1 – “HACİVAT – Hoş geldin sevgili Karagözüm!
KARAGÖZ – Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!”

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki | Karagöz ve Hacivat

Hacivat’ın gayet nazik selamına Karagöz her zaman ki üslubuyla cevap vermiş.

2 – Karagöz’e bir yerden yüklü bir para kalmış bununla bir iş kurmak istiyor. Hacivat’a danışıyor;
“Karagöz: “ Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat. Ama tutacağım işte az emek harcayıp çok para kazanayım. “

Karagöz’ün istediği iş kulağımıza ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Hayali (Karagöz-Hacivat oynatan adam) toplumun duymayı istediği sözleri kahramana söyletip şovunun reytingini arttırıyor o sırada= Az Emek / Çok Para !!

 

3 – Bir başkası:

“Hacivat: Merhaba Karagöz’üm.
Karagöz: Hoş geldin suda pişmiş bal kabağı.
Hacivat: Aman Karagöz’üm benimle güzel konuş. Gel seninle Bursa’yı gezip dolaşalım.
Karagöz: Kime dalaşalım.
Hacivat: Dalaşalım değil Karagöz’üm dolaşalım.
Karagöz: Nereyi dolaşalım?”

Hacivat sohbete düzgün bir şekilde başlarken Karagöz gene kaba saba girişiyor. Hacivat’ın dolaşma teklifini ise “yanlış” anlıyor. Ama yanlış anlarken aklına ilk gelen kavram, “dalaşmak”.  Hepimizin gönlünde taht kurmuş olan Karagöz’ün aslında Türk insanında şikayet ettiğimiz pek çok özelliği gösterdiğini ve bizim de “bunları” aslında sevdiğimizi görüyoruz.

 

Temel olarak Kel Oğlan karakteri yüzyılları aşıp 20.yy’da karşımıza çıkıverdi. İsmi değişmiş ama aslında karakteri ve sevimliliği hiç değişmemişti. (Aslına bakılırsa Karagöz’ün de günümüz Recep İvedik’in bir öncülü olduğu iddia edilebilir)

 

 

Kemal Sunal neden o kadar çok sevildi?

Hala TV kanallarında Kemal Sunal’ın filmlerini görüyoruz. Aslında bu filmlerin bir bölümünde oynadığı karakter geleneksel Keloğlan’ın aynısıdır. (Zaten TV’lerde gösterilen filmler de hep bu karaktere ait olanlardır. Kemal Sunal’ın çok daha nitelikli filmlerini TV’lerde hemen hiç göremezsiniz). Kemal Sunal en çok beğenilen bu rollerinde “gariban halk kahramanı kimliği ile kurulu düzene karşı zaferler kazanır” gibi görmek de mümkündür ama ben daha çok aynı Keloğlan’daki özellikleri görüyorum;
“Şansın yaver giderse, yeterince kurnaz isen ve yalan dolan söylemekten çekinmiyorsan, her türlü yüksek donanımlı kişi ve kurumu yenebilirsin.”

 

Kemal Sunal’ın bu filmlerinden en hoşuma gidenlerinden birisi de yerel mafia babalarını yendiği filmidir. Ömrünü suç işlemeye, vurmaya, kırmaya adamış (kendi işinin gereği çok donanımlı) insanları bir film boyunca rezil eder. Kapıcılar Kralı da benzer bir filmdir. Sanırım bu filmlerde ortaya çıkan tipleme hepimizin, tüm Türkiye’nin kulağına tatlı bir müzik gibi geliyor(du).

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki | Kemal Sunal

Verilen mesajı tekrar edelim; “Çok çalışmana, belli bir konuda büyük emek vermene, kendi donanımını arttırmak için helak olmaya hiç gerek yok, şansına güven, kurnaz ol, aklını kullan, yalan dolan, her türlü üç kağıdı yap, başarıya ulaşabilirsin. (Ulaşamazsan da “kader” dersin).

 

Kemal Sunal’ın oynadığı karakterin mafya babasına ya da apartmandaki kat sahiplerine yalan söylerken en küçük bir huzursuzluk duymaması tüm bu yalanların aslında kendisine verilmiş bir hak gibi görmesinden kaynaklanıyor. Yurdumuzdaki kaçak elektrik kullanmak, vergi kaçırmak, sahte raporla mazeret izni kullanmaktan başlayarak, sınavda kopya çekmek, fatura almayarak fiyat düşürmek, satın aldığı evi düşük göstermek ve burada sayamadığımız onlarca davranış biçiminin temelinde bu yaklaşım yatıyor (Bunlardan en az birisini yapmamış birine hayatınızda hiç rastladınız mı?).

 

Halkımızın (hepimizin) iyiye ve donanımlıya olan nefreti öyle böyle değildir. Tarihteki başka bir dönemde bu ruhsal duruşumuz kendini daha da iyi gösterir;

 

Lale Devri gerçekten de o kadar kötü müydü?

Lale Devri (1718-1730) hem halk arasında hem de resmi tarihimizde benzer bir şekilde kötülenen bir dönemdir. Hepimizin üzerinde en kolay fikir birliği ettiği dönemlerin başında gelir. Lale Devrini safahat ve israfın göğe eriştiği bir dönem olarak biliriz. Hatta günümüzde pek çok olayda “Lale Devri gibi” benzetmeleri yapılır ve tanımlanan olayın o günlerin safahatına benzediği (ve kötü bir şey olduğu) anlatılmak istenir.

Lale Devri, Osmanlı idari mekanizmasının dünyadaki gelişmeleri fark edip kendisinin hızla yok olma sürecine girdiğini fark ettiği bir dönemde yaşandı. Ciddi bir reform ihtiyacı vardı ve bir şeyler yapılması gerekiyordu (ama toplum henüz hazır değildi sözleri!!). O dönemde ilk kez yapılanlara bir göz atalım:

  1. a) Paris, Londra ve Viyana gibi Avrupa başkentlerine geçici elçilik heyetleri yollanmış, böylelikle Avrupa’yı daha yakından tanıma imkânı sağlanmıştır.
  2. b) Said Efendi ve İbrahim Müteferrika Avrupa’dan matbaayı getirmişlerdir.
  3. c) İlk kez çiçek hastalığına karşı aşı uygulanmıştır.
  4. d) İstanbul’daki yangınları önlemek için yeniçerilerden Tulumbacılar adı verilen bir itfaiye ocağı kurulmuştur.
  5. e) Çini atölyeleri açılmıştır.
  6. f) Kağıt fabrikası açılmıştır.
Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki | Lale Devri

Aynı dönemde “Sultan III. Ahmet, sadrazam Damat İbrahim Paşa ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan Lâle Devri’nde sanat ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii’de birer kütüphane, Ayasofya’da Bâb-ı Humâyun’un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da “Deryayi Sim” adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.

Bunlardan başka Üsküdar Yeni Vâlide Câmii, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Damat İbrahim Paşa Camii ve Külliyesi, İstanbul’da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa’da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler de yine bu dönemde yapılmıştır.”

Osmanlı imparatorluğunun bu yenilenme etkinliği Patrona Halil isyanıyla son bulmuştur. Patrona Halil isyanına karşı toplumda belirli bir duygu olduğunu sanmıyorum, kısacası olayı “iyi” ya da “kötü” olarak tanımlayanlar fazla yok. Ama sanırım “Eh! O kadar fakir fukara varken böyle zenginlik sergilerseniz olacağı budur” türü bir yaklaşım söz konusu.

 

1970’lerin Bomba dizisi Kaynanalar

1974 yılında TRT’de gösterime girdiğinde hepimiz çok sevmiştik ve meşhur Nöri Gantar bütün Türkiye’nin gönlünde taht kurmuştu. Nöri Gantar ve karısı Nöriye Kayseri’den gelip Ankara’ya yerleşmişlerdi. Varlıklıydılar. Ancak modern kent yaşamına alışmakta oldukça zorluk çekiyorlardı. Bir de üstüne Ankara’nın kentsoylu bir ailesi ile dünür olunca dizinin bütün gülmece unsurları yerli yerine oturmuştu.

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki | Kaynanalar

Dünür, Tijen Hakmen bir opera sanatçısıydı (rolü oynayan Sevda Aydan da gerçek hayatta opera sanatçısıydı) ve Nöriye Gantar ile aralarında geçen her çatışmada bu aldığı opera eğitimi bir şekilde öne çıkıyor ve sonunda onu gülünç duruma düşürüyordu. Biz, hepimiz de diziyi seyrederken eğitimli ve donanımlı opera sanatçısına karşı yağız Anadolu kadını Nuriye’nin aldığı galibiyetlere sevinip duruyorduk.

Kaynanalar özellikle kötü bir dizi değildi. Yurdumuzdaki cahil halkın eğitimli insanlara karşı “zaferler” kazandığını gösteren çok ama çok sayıda yapımdan sadece biriydi.

 

Kötü Kedi Şerafettin’den bir ayrıntı

Donanımlı insanların genel kültürümüzde sürekli aşağılanmasının eskilere ait bir olay olduğunu düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. İçimize öylesine işlemiş ki söküp atmamız mümkün değil gibi görünüyor. 2016 yılında vizyona giren Kötü Kedi Şerafettin filminde tek bir sahnede bu durum kendini gösterivermişti;

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki

Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki | Kötü Kedi Şerafettin

Kötü Kedinin babası Tonguç içerde viyolonsel çalıyor. Filmin yapımcıları da bu sahneye gayet güzel bir viyolonsel solosu koymuşlar. Balkonda Kötü Kedi kulaklarını tıkayıp “gıy, gıy, gıy, bütün gün kafamızı **kiyor” türünden bir serzenişte bulunuyor. Bu sahnede beni asıl etkileyen seyircilerin kıkır kıkır gülmesi olmuştu. Her ne kadar Tonguç karakteri pek te matah bir tip olmasa da yaylı bir sazı kusursuz çalabildiği bir sahnede böyle bir yorumu ( ve de seyircilerin tepkisini) hak ediyor muydu acaba?

 

Sosyeteye karşı halk çocuğu kavramı

En azından teorik olarak, sosyalist düşünce yapısına sahip insanların donanımlı, bilgili kişilere karşı daha hoş görülü olacakları umulabilir. Yurt dışında öyleyse bile bize geldiğinde olay tamamen Anadolu’nun yüzlerce yıllık gelenekleri ile kavrulup harmanlanmış olmalı.

70’li yıllara denk gelen benim ilk gençlik yıllarımda Burjuvaziye karşı devrimci kesimde ciddi bir tepki vardı. Bunu normal karşılamak mümkün. Sonuç olarak, burjuvazi-sermaye ilişkisi, emekçi kesim çıkar çatışması vs.. vs.. bunlar sol literatürde oldukça çok işlenmiş kavramlar.

Ama o yıllarda bir de “Küçük Burjuva” diye bir kavram ortaya çıkmıştı. En çok aşağılanan da zaten bunlardı.
Kimdi bu küçük burjuvalar?

Kentlerde yaşayan, şehir görgüsünü, kültürünü bir nebze almış, öyle sınıfsal çatışma çıkaracak kadar sermayesi falan olmayan, çoğu zaten kıt kanaat geçinen tiplere diyorlardı. Ancak “halkımıza” göre bu insanlar halk çocuğu değillerdi. Örneğin gençleri Pink Floyd falan dinliyordu, kız erkek dans etmeye gidiyorlardı, aile içi ilişkiler kırsal kesime göre çok daha yumuşak ve insancaydı. Bu insanlar halk çocuğu olmadıkları için hiç de makbul kişiler sayılmıyorlardı.

 

Kendinize hele bir sorun

yukarıda anlattıklarımın ne kadarında “yanlış” taraftaydınız? Ben şimdi şaşırarak görüyorum ki tamamında yanlış taraftaymışım.

 

Konu son derece derin ve insanımızın (hepimizin) kültüre, sanata, edebiyata ve iyi olan her şeye yaklaşımı ile doğrudan ilgili gibi duruyor.

Peki şu anda biz ne yapabiliriz?

Sanırım işe önce “Kahrolsun Kel Oğlan” diye haykırarak başlamamız gerekiyor.

 

Avcılar – 21/09/2016

Haldun Aydıngün’ün sitemizdeki son yazısını okumak için tıklayınız.

(1) –  www.webokur(nokta)net/forum/konu/hacivatla-karagoz-un-kisa-konusmalari.27611/

(2) – Lale Devri

Görsel Kaynak 1
Görsel Kaynak 2
Görsel Kaynak 3
Görsel Kaynak 4
Görsel Kaynak 5
Görsel Kaynak 6

Bu içerik 3306 kez okunmuştur

Okumaya Devam Et

Yazarımız

Son Yazılar

Hasret Gültekin: Hasret Gültekin:
Müzik16 saat Önce

Hasret Gültekin: Şans Tanımanız Gereken Sanatçı #16

Hasret Gültekin Şans tanımamız gereken sanatçılar listesinde sanatçı olan Hasret Gültekin var. Geçen yazımızda Kesmeşeker yer almıştı. Bu yazımızda ise...

WK HAFTALIK GENEL KÜLTÜR TESTİ #11 WK HAFTALIK GENEL KÜLTÜR TESTİ #11
Quiz&Test2 gün Önce

WK HAFTALIK GENEL KÜLTÜR TESTİ #11

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız. Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın ve kültür seviyenizi ölçün.   Genel kültür testi...

Steam Ödülleri 2020 Steam Ödülleri 2020
Teknoloji3 gün Önce

Steam Ödülleri 2020

Steam Ödülleri 2020 Adaylık Komitesi Steam artık bir gelenek hâline gelen ödüllerini her zaman olduğu gibi bu sefer de kullanıcılarına...

Mısır Mitolojisi: Yaratılış, Tanrılar, Tanrıçalar ve Yaratıklar Mısır Mitolojisi: Yaratılış, Tanrılar, Tanrıçalar ve Yaratıklar
Mısır Mitolojisi3 gün Önce

Mısır Mitolojisi: Yaratılış, Tanrılar, Tanrıçalar ve Yaratıklar

Mısır Mitolojisi: Yaratılış, Tanrılar, Tanrıçalar ve   Mısır Tanrıları ve Tanrıçaları Tüm eski insanlar için dünya gizemle doluydu. Çevrelerindeki dünyada deneyimlediklerinin...

İçerik: Mitolojik Hikaye: Persephone ve Hades Hikayesi İçerik: Mitolojik Hikaye: Persephone ve Hades Hikayesi
Yunan Mitolojisi3 gün Önce

Mitolojik Hikaye: Persephone ve Hades Hikayesi

Persephone ve Hades Persephone ve Hades | Persephone, Demeter ve Zeus‘un kızıydı. Persephone büyüdükçe güzelliği de arttı. Yeraltı tanrısı Hades...

İçerik: Fransız Devrimi Nedir? Fransız Devrimi Nasıl ve Ne Zaman Başlamıştır? İçerik: Fransız Devrimi Nedir? Fransız Devrimi Nasıl ve Ne Zaman Başlamıştır?
Tarih4 gün Önce

Fransız Devrimi Nedir? Fransız Devrimi Nasıl ve Ne Zaman Başlamıştır?

Fransız Devrimi Fransız Devrimi, devrimle bağdaştırdığımız neredeyse her şeye sahipti; açgözlü hayaller, hırslı aristokratlar, yüksek vergiler, başarısız hasatlar, gıda kıtlıkları,...

Mahir: Kısa Hikaye Mahir: Kısa Hikaye
Edebiyat4 gün Önce

Mahir: Kısa Hikaye

Mahir: Kısa Hikaye – Yüzüğü alınca “Evet!” der sandım. – “Hayır” mı dedi? – Hayır. Yani hayır demedi. Evet de...

Hayat: Zinciri Atmış Bisikleti Sürmek Hayat: Zinciri Atmış Bisikleti Sürmek
Deneme5 gün Önce

Hayat: Zinciri Atmış Bisikleti Sürmek

Raziye Ayhan’ın Hayat: Zinciri Atmış Bisikleti Sürmek İki kişilik bir masada yalnız başıma oturuyordum , kimi zaman bu sayı çoğalıyor,...

Okunması Gereken Kitaplar #1 Okunması Gereken Kitaplar #1
Edebiyat6 gün Önce

Okunması Gereken Kitaplar #1

Okunması Gereken Kitaplar listemiz zamanla güncellenecektir. Bu listedeki kitaplar tamamen yazarın istediği sırayla düzenlenmiş ve herhangi bir “en iyi” sırasını...

Ülkü Tamer: Şans Tanımamız Gereken Şair #8 Ülkü Tamer: Şans Tanımamız Gereken Şair #8
Edebiyat6 gün Önce

Ülkü Tamer: Şans Tanımamız Gereken Şair #8

Ülkü Tamer: Şans Tanımamız Gereken Şair Şans Tanımamız Gerekenler listesinde artık şairlerimizde var. Biliyorsunuz ki Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin...

yunan Tanrıları - wikikultur.com yunan Tanrıları - wikikultur.com
Yunan Mitolojisi6 gün Önce

Yunan Tanrıları: Yunan Mitolojisinde 30 Yunan Tanrısı Listesi

Yunan Mitolojisinde Yunan Tanrıları Listesi Yunan Mitolojisi hayal gücümüzü her zaman heyecanlandırmıştır. Güçlü Yunan Tanrılarının destansı hikayeleri, yıllar boyunca sayısız...

Arkeoloji7 gün Önce

Lirik Şiirin Kraliçesi Sappho ve Sappho’yu Bizimle Tanıştıran Cevat Çapan

Bu yazımızda Lirik Şiirin kraliçesi Sappho’yu ve onun “Nedir Gene Deli Gönlünü Çelen” isimli şiir kitabının çevirmeni Cevat Çapan’ı ele...

Kesmeşeker: Şans Tanımanız Gereken Sanatçı #15 Kesmeşeker: Şans Tanımanız Gereken Sanatçı #15
Müzik1 hafta Önce

Kesmeşeker: Şans Tanımanız Gereken Sanatçı #15

Şans tanımamız gereken sanatçılar listesinde sanatçı topluluğu olan Kesmeşeker var. Geçen yazımızda Grup Seksendört yer almıştı. Bu yazımızda ise güzel...

Sosyal Mesafeli Banka Kuyrukları Sosyal Mesafeli Banka Kuyrukları
Blog1 hafta Önce

Sosyal Mesafeli Banka Kuyrukları

Sosyal Mesafeli Banka Kuyrukları Salgın, virüs, maske, karantina, önlem, ellerimizle özdeşmiş dezenfektan kokusu ve nicesi… Pandemiye Özel Uzaktan Tatil isimli...

24 Kasım Öğretmenler Günü 24 Kasım Öğretmenler Günü
Deneme1 hafta Önce

24 Kasım Öğretmenler Günü

24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel yazımız sizlerle. Sınıfları boş tarlalara benzetiyorum. Öğretmenler birer çiftçi, öğrenciler ise tohumları. İlk önce ekiyorlar...

İçerik: Perseus: Yunan Mitolojisinde Perseus Kimdir? İçerik: Perseus: Yunan Mitolojisinde Perseus Kimdir?
Yunan Mitolojisi1 hafta Önce

Perseus: Yunan Mitolojisinde Perseus Kimdir?

Perseus: Yunan Mitolojisinde Perseus Kimdir? Perseus, Yunan Mitolojisinin en büyük kahramanlarından biridir. O, Zeus ve ölümlü Danae’nin oğluydu. Korkunç bir...