Uyuyamıyorum

İlker Has‘ın Uyuyamıyorum adlı yazısı;

Geceleri rahat bir uyku çekemiyorum. Eski bir türkü çınlıyor kulaklarımda, geleceğime odaklanamıyorum. Hayal kuramıyorum, eskisi gibi umutlu yarınlarım yok. Yarının heyecanına geceden hazırlayamıyorum kendimi. Sabah olunca bir şeyler değişecek diyemiyorum. Diyorum ya umutlu yarınlarım yok. Hayatın en güzel yaşları dediğimiz gençliğimizde gelecek kaygısını aşmadan ilerleyemiyorum.

Loading...

Gece gözümü kapatınca şüpheli ölümleri anımsıyorum. İntihar süsü verilmiş ölü bedenleri, kadınları… Her biri farklı bir yaşam telaşı içerisinde olan kadınları anımsıyorum. Geleceğe umut içinde bakan küçük kızlar aklımda, küçük bedenlerde büyük umutlar, büyük hayaller kuran veya kuracak olan; zararsız, masum çocuklar.

Tanımadığım yüzlerde ortak bir payım var diyorum. Bir de bu yüzden uyuyamıyorum. Açılan kontenjanlarda, geleceğine umut aşılanıp borçlarla ortada bırakılan ortak paydalarım var diyorum. Gözlerimi kapatınca umutsuzluktan ölen bir genç oluyorum. Aylarca yıllarca çalıştıktan sonra hayalindeki arabaya ulaşacak olmanın yorgunluğu içerisindeki bir genç oluyorum. Diyorum ya uyuyamıyorum.

Loading...

Yaratılışımdan itibaren içimde olan duygularımı yaşayamayan bir insan oluyorum bazı gözümü kapatışlarımda, bir de bu yüzden uyuyamıyorum. İnsanların beni kendi hâline bırakmaları gerektiği yerde, zorbalıklarına ve baskılarına maruz kalıyorum. Korkuyla irkiliyorum bazı uykulardan. Yine uyuyamadığımla kalıyorum.

Hayat bir kâbus olamaz diyorum. Uyanmam gerekir bu uykudan. Uyuyamıyorken ne uykusu diyorum. Senelerdir uyuduğumu unutmuşum. Derin bir uykudan uyanman için bir yol üstünde olduğumun farkına varıyorum. Yolumun liderini takip etmek için harekete geçiyorum. Onun ölümlü olduğu yüzyıllardır devam edecek bir gerçek, fakat öğretileri yolumu aydınlatmak için yeterli.

Loading...

Bazen gözlerimi kapatınca tekmeleniyor bedenim, haksız küfürler işitiyorum kulaklarımda. Köklerinden koparılmaya çalışılan bir ağaç oluyorum aniden, beni korumaya çalışanlara zarar verildiğini görüyorum. Bazen haksız rekabetin hasta yatağındayım, bazen bir çatıda kendime olanak arıyorum.

Evladımın ölümü üzerine defalarca öldürülmeye mahkûm bırakılmış bir anneyim, bazı geceler. Hafta sonu bir gün tekrar öldürüleceğimi bildiğim için bazı geceler uyuyamıyorum. Bağırmaya mahkûm kılınıyorum. Bağırırsam kör kuyularda ayılacağımı bildiğim için de çaresizlik içinde susuyorum. Doğaya, ormanlara ve de denizlere susuyorum. Kulaktan dolma bir saçmalık uğruna kana kana içiliyorum.

Loading...

Yaşadığım şehir; zehirlenmeye, bölünmeye ve doğal sit alanları yok edilmeye devam ederken açlıktan ölen bir çocuk oluyorum, bir de bu yük omuzlarımdayken bölünüyor uykularım. Bir küçük çikolatanın tadını bilmezken minik ellerimle şükür ediyorum. Fakat yetmiyor, bu sefer de şatafat uyandırıyor beni uykularımdan.

İstemediğim şeylerin zorla yaptırıldığını düşündüğüm geceler oluyor. İnsanlar beni zorla kullanıyor. Uykularımda kaybolurken, gerçek hayatta beni bulmasını beklediğim insanlar oluyor. Beni bulmaktan sorumlu insanların, kaybolduğumu ısrarla umursamadığını biliyorum.

Loading...

Islak saçlarımla, yanan sobanın yanında olan yatağıma girdiğimde uyuyamıyorum. Cebimdeki kalan son parayı düşündüğüm geceler uyuyamıyorum. Mezun olduğumda borcumu ödeyemeyeceğimden korktuğum için uyuyamıyorum. İş bulmak için kapı kapı dolaşacağım günleri düşündüğüm, eğlenmem gereken günleri kaygıyla geçirdiğim, sağlığımın kaygısını yaşadığım küçük bir çocuk olduğum için uyuyamıyorum.

En çok, uyuyamayan insanları bilmeme rağmen uyuyabildiğim zamanları düşündüğümde uyuyamıyorum.

Loading...

Bizi Twitter’da takip etmek için tıklayınız.

Tavsiye İçerik

Sanat Nedir? Soyut, Modern, Çağdaş ve Kavramsal Sanat Örnekleri

Bir Cevap Yazın