Mezopotamya topraklarında doğmuş, yıllarca anlatılagelmiş ve kültür mirasında kendine yer edinmiş; farklı bölgelerde, farklı anlatımlarla şu zamana kadar gelmiş olan ve kimi anlatılara göre; insanoğlunun kendisine yapılan iyiliğe karşın kötülükle karşılık vermesini anlatan ünlü bir şehir efsanesi olan; Şahmeran Efsanesi’nden bahsedeceğim bu yazımda sizlere.

  1. Şahmeran Nedir?
  2. Şahmeran Efsanesi
  3. Şahmeran Hamamı Nerededir?
  4. Özetle

Dilden dile anlatılan hikayelerle, yüz yıllık-bin yıllık meselelerle dolu Anadolu topraklarında önemli söylencelerden biri olan Şahmeran efsanesi genel olarak Güney Doğu Anadolu Bölgesine atfedilmekle birlikte, efsanenin Tarsus çıkışlı olduğu tahmin edilmektedir. Daha doğru bir tabirle şahmeran nerede yaşamış sorusunun gizemleri Tarsus’ta çözümlenebiliyor diyebiliriz. Peki Şahmeran nedir kısaca bir anlatalım.

ŞAHMERAN NEDİR?

Farsça kökenli olan “mara”n ya da “meran” kelimesi yılan anlamına geliyor. “Yılanların şahı” anlamına gelen “Şah-ı Meran’ın” halk arasında dilden dile söylenip birleşerek “şahmeran” olmuş halidir. Türk-İran mitolojisinde rastlanan akıllı ve iyicil olarak tanımlanan, bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan şeklindeki Meran adı verilen doğaüstü yaratıkların başında bulunan ve hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlığa denilir. Efsanenin pek çok farklı versiyonu bulunmakla birlikte, temelde Şahmeran’ın insan başlı yılan gövdeli bir canlı oluşu ortak nokta olarak karşımıza çıkar. Kimi anlatılarda Şahmeran erkek iken kimilerinde de kadın başlı olarak tasvir edilmektedir. Ancak genellikle bu efsanelerin şahmeran kadın mı erkek mi sorusuna verilen yanıt; “acılı ve kin dolu bir anne” şeklindedir.

ŞAHMERAN EFSANESİ

Şahmeran ve birlikte yaşadığı ‘Meran’ adı verilen yılanlar yer altı ülkesinde yaşayan iyi ve merhametli canlılar olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Efsaneye göre genç ve güzel bir kadın olan Şahmeran’ı hiçbir insan, canlı olarak görmemiştir.

Bir gün Cemşab adında fakir, odun satan bir genç; arkadaşlarıyla birlikte gezerken içi bal dolu bir mağarayı keşfetmiş ve içine girmek istemişlerdir. Sonrasında arkadaşları Cemşab’ı mağaradan balı alması için mağaranın dibine bir ip yardımı ile sallandırmışlardır. Cemşab balı almış fakat arkadaşları baldan daha fazla pay alabilmek için Cemşab’ı mağarada bırakmışlardır.

Kuyu gibi bir yerde karanlıkta tek başına kalan Cemşab, birden bir delikten sızan bir ışık görmüştür. Işığa doğru yönelmiş ve aydınlık yolu takip etmeye başlamıştır. Elindeki bıçağıyla kazarak deliği büyütmüş ve sonunda göz alıcı bir bahçeye girmiştir. Cemşab bu bahçede çeşit çeşit çiçekler, havuzlar ve çeşit çeşit yılanlar görmüştür.

Havuzun başında beyaz vücutlu bir yılan oturmaktadır ve bu yılan da yılanların şah’ı Şahmeran’dır. Cemşab, Şahmeran ile tanışıp onun güvenini kazanmıştır. Uzun yıllar Şahmeran’dan tıp ile ilgili pek çok bilgi edinmiştir. Şahmeran’ın Cemşab’a verdiği bilgiler insanların henüz bilmediği ilimlerdir. (Cemşab’a Lokman Hekim de denilmektedir.)

Uzun yıllar Şahmeran’ın yanında kalan Cemşab, bir süre sonra aile ve memleket özlemine dayanamayıp artık onun yanından ayrılmak istemiştir. Şahmeran Cemşab’ın gitmesini istememesine rağmen, Cemşab’ın kararlılığına karşılık, gitmesine izin vermiştir. Cemşab giderken, Şahmeran ona yerini asla kimseye söylememesini ve asla hamama girmemesi gerektiğini söylemiş ve o şartla Cemşab’ı salmıştır.

Çünkü onunla karşılaşıp da hamama giren kişinin vücudu yılan pullarıyla kaplanırmış. Cemşab sözünü tutmuş ve evine döndükten sonra kimseye olanlardan bahsetmemiştir. Döndükten sonra -herkes onu öldü bildiği için- nerede olduğunu yakın çevresi ısrarla sormuş fakat o bir cevap vermemiştir.

Cemşab, Şahmeran’ın yanından ayrıldıktan sonra, halk arasında dönemin hükümdarının hastalandığı haberi yayılmıştır. Bu hastalıktan kurtulmasının tek yolu ise Şahmeran’ın etini yemesidir. Hükümdarın veziri ise Şahmeran’ı bulmak için çeşitli çareler düşünmeye başlamış ve halkın arasında onu bulmaya çalışmıştır. Şahmeran ile bir kez karşılaşan bir insanın tüm vücudu pullarla kaplandığı için, bu durum vezir için bir ipucu olmuştur. Bu ipucundan yola çıkarak tüm halkı sıra sıra hamama davet etmiş ve bir kenardan gizlice onların yıkanmasını izlemiştir.

Sıra Cemşab’a geldiğinde, Şahmeran’ın yerini söylemese de vücudunun pullarla kaplı olduğunu gören vezir onu zorla konuşturmuş ve Şahmeran’ın yerini öğrenmiştir. Böylece vezir Şahmeran’a ulaşmıştır. Şahmeran çaresizce yakalanmış ve o sırada Cemşab ile karşılaşmıştır. Onun bu durumdan ne kadar mahçup olduğunu görmüş ve üzgün olduğunu fark etmiştir. Zorla konuşturulduğunun ve bunu asla isteyerek yapmadığını anlamıştır.

Şahmeran öleceğini anlamış ve ölmeden önce son kez Cemşab ile görüşmek istemiştir. Cemşab’a kendisini öldürdükleri zaman etini hükümdara yedirmesini, etini kaynatıp suyunu da vezire içirmesini sıkı sıkı tembihlemiştir. Şahmeran öldürülmüş ve Cemşab onun sözlerini uygulamıştır. Eti hükümdara yedirmiş ve hükümdar şifa bulup iyileşmiştir. Etin suyunu ise vezire içirmiş, vezir o anda yere yığılıp ölmüştür.

*Şahmeran Efsanesi’ne göre Şahmeran’ın yılanları olan Meranlar onun öldüğünü asla bilmemektedir. Hatta yılanlar şahlarının öldüklerini öğrendikleri takdirde, Tarsus’u yağmalayıp Şahmeran’ın intikamını almaya çalışacaklardır. Bazı rivayetlere göre ise Şahmeran’ın ölümünün asıl amacı insanların sağlığına kavuşması ve şifa bulması olarak yorumlanmış ve Lokman Hekim’in Şahmeran’dan pek çok tıbbi ilmi öğrendiği anlatıla gelmiş şehir efsanelerindendir.

**Ayrıca bildiğiniz gibi Yunan Mitolojisi’nde de Şahmeran’a benzer olan bir efsane olan ‘Medusa’ vardır. Perseus tarafından kafası kesilen Medusa tıpkı Şahmeran’a benzetilmektedir.

ŞAHMERAN HAMAMI NEREDEDİR?

Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan hamam, efsanevi Şahmeran’ın burada kesildiğine inanıldığından “Şahmeran Hamamı” adı taşımaktadır. Hamamın özelliğini ve Şahmeran’la ilgili efsanesi yörede ünlüdür. Kentin en işlek caddelerinden biri olan Adana Caddesi’nde üst tarafı insan alt tarafı yılan biçiminde ve gövdesini birçok küçük yılan saran Şahmeran anıtı dikilmiştir.

ÖZETLE

Bilindiği üzere yılan, özellikle Antik Yunan tanrıları başta olmak üzere, kimi tanrıların yeryüzündeki görünümü iken günümüzde de özellikle tıp biliminin sembolü olarak karşımıza çıkar. Antik dönemlerde hekimler, yılanın hem etini hem de derisini ilaç olarak kullanmışlardır. Şahmeran Efsanesi’nde de Şahmeran’ın bedenine 3 adet görev yüklenmiştir: “Kötüler için zehir, iyiler için şifa ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirebilecekleri için bilgelik.” Şahmeran Efsanesi, yılandan çok insanın hikayesidir. İnsanın ihanetinin, yalpaklığının, çıkarcılığının ve güç hırsının hikayesidir. İnsanın karanlığı henüz çökmemişken varlık içinde yaşayan yılanların kaderinin beşerin gelişiyle nasıl bir dönüşüme uğradığının hikayesidir…

Yazarımızın diğer yazılarını okumak için tıklayınız.

Bizi Twitter’da takip etmek için tıklayınız.

Author

Wikikultur.com'da editörlük yapıyorum ve sosyal medya içerikleri üretiyorum. Eğitim hayatımda ve şu an'a kadar ki edindiğim tecrübeler doğrultusunda takım çalışmasına ve birlikte üretebilmeyi öğrenme fırsatına wikikültür'de ulaştım.

2 Comments

  1. Pingback: Küllerimi Savur Yangınımı Yaz | WİKİKÜLTÜR

  2. Şahmeran Efsanesi yazıda artık şahmerana ait bilgileri daha ayrıntılı görmüş oldum ve şahmeran diyince aklıma artık yılan başlı kötü kadından daha çok adil bir insan geliyor

Bir Cevap Yazın

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal