Bize Ulaş!

Blog

Çalışma ile Başarı

Paylaşılma Tarihi :

,

Çalışma ile Başarı

Çalışma ile Başarı’nın Birbirinden Kopuk Olduğu Ülke: TÜRKİYE

 

Okulda çok çalışan çocuklara ne denir?

Cevap: İnek!

Loading...

 

Peki, bütün kurallara harfiyen uyanlara ne denir?

Cevap: Genelde “Kıl” denir

Loading...

 

Tamam. Bu her iki gurupla da dalga geçilir mi?

Cevap: Tabii ki

Loading...

 

O zaman elimizde şöyle bir insan profili çıkıyor; “Bütün kurallara uyan ve çok çalışan birisi”…

Kim olabilir bu?

Loading...

Cevap: Bildiğiniz ALMAN!

 

Dünyanın en başarılı ülkesinin insanlarının iki temel özelliğini bu şekilde sıralamış olduk ama bu özellikler bizim topraklarımızda dalga geçilen, aşağılanan, küçük görülen, “delikanlı adamın” asla tevessül etmeyeceği davranışlar gibi duruyorlar.

Loading...

 

Her ülke insanları gibi biz de sırtımızda yüzlerce yıllık tarihimizin bize yüklediği kültürel bagajları (yükleri) taşıyoruz. Şu anda geldiğimiz noktada ise “Çok çalışmak” ve “Kurallara uymak” özenilecek davranış biçimleri değiller. Türk insanı başarıya ve yükselmeye çok çalışarak, özveriyle kendini geliştirerek ve eğiterek ulaşılacağına inanmıyor. Daha da kötüsü, kendilerini geliştirmek isteyenler, bir de çevrelerinden gelen baskılara karşı yerine göre özür dilemek, yerine göre de kendilerini sürekli açıklamak, hatta gizlemek zorunda kalarak çabalarına devam etmek zorunda kalıyorlar.

Çalışma ile Başarı

Çalışma ile Başarı

Loading...

Neden?

 

Benim aklıma birkaç nokta geliyor; Osmanlı döneminde Anadolu insanı, ağırlıklı olarak da Müslüman ve Türk olanları, imparatorluk içinde iki konuda; asker olarak ve çiftçi olarak kullanıldılar.

 

Asker olarak kullanılabilmek için hem ölmeyi hem de öldürmeyi iyi bilmeleri ve kültürel olarak iyi hazmetmiş olmaları gerekiyordu. Sanırım şehitlik mertebeleri, kahramanlık türküleri ve benzerleri bu konudaki kültürel alt yapının yeterince gelişkin olduğunun kanıtları.

Loading...

 

Çiftçi olarak da çalışarak imparatorluğu beslemeleri gerekiyordu. Yüzyıllar boyunca çok kötü koşullarda yaşayıp emekleri kullanıldı. Anadolu halklarının bu durumdan ne kadar mutsuz olduğunu görebilmek için sanırım Celali İsyanlarını biraz incelemek ve ne kadar sık isyan çıktığına bakmak öğretici olacaktır. Üniversite yıllarımda okuduğum “A Year with Turks” adlı kitapta, İngiliz seyyah Warington, Diyarbakır yakınlarında, 1850’li yıllarda, toprağın çok verimli olduğunu ama köylülerin bir şey ekmemiş olduğunu görüyor. Köylünün birine neden toprağı kullanmadıklarını sorduğunda,

“Niye ekelim ki, nasıl olsa Bey gelip bütün hasadı alacak” cevabını alıyor (sayfa 88-89). Yazar benzer konuşmaları pek başka yerde yaptığını da ilave ediyor.

Loading...

 

Böylesine bir kölelik boyunduruğu altındaki insan nasıl bir davranış sergiler? diye düşündüğümüzde şöyle bir model ortaya çıkıyor: Eğer “daha kazancını arttırma şansın yoksa, emeğini azaltmak” tek mantıklı yol olarak kalıyor. Bu insanlar için kurallar ise “Osmanlı”nın yani devletin, yani sürekli isyan edip ezildikleri hakim gücün koyduğu, zorladığı kurallar. Dolayısıyla esaretine ne kadar kızıyorsan söz konusu kurallara da o ölçüde karşı çıkman en doğru davranış gibi ortaya çıkıyor.

 

Hiçbir sosyal konu bu kadar basit olamaz, çok daha karmaşık neden sonuç ilişkileri mutlaka olmalıdır desem de, işte, günümüz Türk insanı karşıma çıkıverdi.

Loading...

 

On yıldır büyük bir arkeoloji projesinde, bazı yaz sezonlarında yüzden fazla arkeoloji öğrencisi ile birlikte çalıştık. Ayrıca Türk ve yabancı arkeologlar da vardı ve araştırma merkezimizde yemekler, hep birlikte yeniyordu. Arkeoloji 2. Sınıf öğrencisinin yemekte yanında 20 yıldır Güney Doğu’da kazı yapan, Türkçeyi mükemmel konuşan, İspanyol profesör ya da dünyada Dendrokronolojiyi geliştiren en önemli bilim insanı oturabiliyordu. Ve daha başka bir dolu çok değerli hoca da sık sık aramıza katılıyorlardı. 2011 ve 2012 sezonları boyunca sordum, gözledim, araştırdım ve şu sonuca ulaştım;

 

Tek bir öğrenci,
Tek bir Hocaya,

Loading...

Arkeoloji veya hocanın çalışmaları ile ilgili, “tek” bir soru

… sormamıştı.

Loading...

 

Yüzlerce öğrenci, onlarca hoca, yüzlerce günlük bir çalışma sürecinden ve “tek” bir sorudan söz ediyorum…

 

Öğrenciler genellikle öğretim sisteminin yanlış olduğundan yakınırlar…

Loading...

Kendi konusunda dünyanın en önemli bilim insanı hemen yanı başında makarnaya kaşık sallarken ona tek bir soru bile soramıyorsan, ondan hiçbir şey öğrenemiyorsan, daha da kötüsü bu rastlantıdan kendine bir katkı yaratmak aklına bile gelmiyorsa, senin hiç mi kabahatin olamaz?

 

İnsanlar İngilizce öğrenmeye değil, Dil Sınavını geçmek için İngilizce kurslarına gidiyorlar,

Loading...

Üniversiteye kendini geliştirmeye, daha donanımlı olmaya değil, diploma almaya gidiyorlar (Hani ilk gün kapıda diploma verilse, büyük çoğunluğu alıp eve gidecek ve bir daha adımını atmayacak).

Çalışılan işlerde mücadele arkadaşlara, rakip diye tanımlananlara, müdürlere karşı veriliyor, işi daha iyi yapabilmek için canını dişine takanı ara ki bulasın!

Loading...

 

Bu söylediğim kötü davranışı “ötekiler” diyeceğimiz “kötü” bir takım kişiler yapmıyor…

Hepimiz, AMA hepimiz belli ölçülerde yapıyoruz. Ben hala kendimde bu ruh halinin zararlı etkilerini ayıklamaya çalışıyorum ve gördüklerimden hayretlere düşüyorum.

Loading...

 

Çalışanların iş hayatındaki en önemli yaklaşımlarından birisi de kaytarmak şeklinde kendini gösteriyor. O nedenle Türk iş yerlerindeki idareciler, başta istemeseler bile zamanla eli sopalı baş çavuşlara dönüşüyorlar. Kaytarmanın en önemli şartı ise ortalıkta birilerinin çok çalışıp “standartları” gereksiz yükseltme tehlikesi. O yüzden eğer bir ofiste, bir üniversitede, fabrikada, hatta bir dernekte hevesle çok çalışıp, herkeslerden fazla üretiyorsanız, en kötü insan siz oluyorsunuz ve sadece mesleki kıskançlıklarla boğuşmak zorunda kalmıyor, herkesin az çalıştığını ortaya çıkarttığınız için her türlü saldırılara da maruz kalıyorsunuz.

 

Peki ülkemizde “Başarı” nasıl elde ediliyor?

Loading...

Ülkemizde “kim olduğumuzdan” daha çok “kimleri tanıdığımız”, “kimlerden olduğumuz” önemli. Başarı bu kriterlere göre geliyor. Birilerinden olabilmek için ise başka birilerinden olmamak gerektiğinde dolayı da toplum bir takım “kabile” yapılanmalarına bölünüyor. Kabile derken, bitirilen okul, doğduğunuz kent, dini inanç, siyasi oluşum bazında örgütlenmiş, ya da kapalı STK’lar (Rotary Club vs) ve benzeri yapılanmalardan söz ediyorum. Kimse genel toplumun bir bireyi (yurttaş) olmanın kendine bir fayda getireceğine inanmadığı için (haklı olarak), çok daha küçük, kendi içinde yardımlaşan bir kabilenin parçası olmayı seçiyor.

 

Sonuç olarak, ülkemizde başarı’ya giden yol “çalışmak”tan ne yazık ki geçmiyor.

Loading...

 

Çalışmaya ve başarıya böyle yaklaşan bir toplum yükselebilir mi?

Herkesin üzerinde düşünmesi gereken bir soru!

Loading...

 

Haldun Aydıngün

Konuğumuz Haldun Aydıngün’ün son yazısını okumak için tıklayınız.

Loading...

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.

Bu içerik 1213 kez okunmuştur

Loading...

Mühendis, arkeolog (Dr), yazar (19 yayınlanmış kitap), fotoğrafçı, dağcı, ultra maratoncu

1 yorum

1 yorum

  1. Pingback: Biz Donanımlı İnsanları Hiç Sevmedik Ki | WİKİKÜLTÜR

Bir Cevap Yazın

Ekibimize Katıl!

yazar

Reklam Alanı

Son Yazılar

Maraton Savaşı Maraton Savaşı
Yunan Mitolojisi2 gün Önce

Maraton Savaşı: Batı Medeniyetine Yön Vermiş Antik Yunan Savaşları 1

Thermopylae ve Salamis Muharebesi'nin 2500. yıl dönümü vesilesiyle, Yunan kültürünün ve değerlerinin korunmasında sonucu tartışılmaz bir değere sahip olan Antik...

Covid 19 Bitti ve Aşı Yaptırmak Üzerine Covid 19 Bitti ve Aşı Yaptırmak Üzerine
Deneme5 gün Önce

Covid 19 Bitti ve Aşı Yaptırmak Üzerine

Covid 19 Bitti ve Aşı Yaptırmak Üzerine COVID-19’un açılımı “CO-rona Vİ-rus D-esease 20-19” idi. Şu anda dünyada ortaya çıkan yeni...

Bir Başkaldırı, Bir Delil, Bir Kitap: Dorian Gray'in Portresi Bir Başkaldırı, Bir Delil, Bir Kitap: Dorian Gray'in Portresi
Edebiyat6 gün Önce

Bir Başkaldırı, Bir Delil, Bir Kitap: Dorian Gray’in Portresi

Bir Başkaldırı, Bir Delil, Bir Kitap: Dorian Gray’in Portresi Bu yazımda kendimce, haddim olmayarak Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi kitabından...

Havada Kekik Kokusu Var Havada Kekik Kokusu Var
Blog1 hafta Önce

Havada Kekik Kokusu Var

Havada Kekik Kokusu Var Terli bir kısrak gibi gel kapıma savrulsun saçların yastığım kekik koksun. (Ahmet Telli) Baharın içinden, tam...

Büyük Felaketlerin “Olası” Olumlu Sosyal Etkileri Üzerine Büyük Felaketlerin “Olası” Olumlu Sosyal Etkileri Üzerine
Deneme2 hafta Önce

Büyük Felaketlerin “Olası” Olumlu Sosyal Etkileri Üzerine

Büyük Felaketlerin “Olası” Olumlu Sosyal Etkileri Üzerine Son on yılda tamamladığım arkeoloji yüksek lisans ve doktora tezlerinde, önce M.Ö. 1200...

Hemingway Yazıyor! Hemingway Yazıyor!
Biyografi2 hafta Önce

Hemingway Yazıyor!

HEMİNGWAY YAZIYOR!   Macera Romanları Gibi Bir Hayat Kendine özgü sade üslubuyla 20.yüzyıl kurgu romancılığına yeni bir form kazandıran, Amerikalı...

Ülkeleri Tanıyabilecek Misin? Ülkeleri Tanıyabilecek Misin?
Quiz&Test3 hafta Önce

Ülkeleri Tanıyabilecek Misin?

Wikikültür genel kültür testi ile sizlerleyiz. Bakalım ülkeleri tanıyabilecek misin?   Testin sonunda sonuçlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın. Bol Şans!  ...

Virginia Woolf 'Kendine Ait Bir Oda' Virginia Woolf 'Kendine Ait Bir Oda'
Sosyoloji3 hafta Önce

Virginia Woolf ‘Kendine Ait Bir Oda’

Virginia Woolf ‘Kendine Ait Bir Oda’ Virginia Woolf’a ait olan ‘ Kendine Ait Bir Oda’ adlı eserin feminist düşünce içerisinde...

Yabancı Ülkelerin Türkçe Yayınlarını İzlemek Caiz Midir? Yabancı Ülkelerin Türkçe Yayınlarını İzlemek Caiz Midir?
Deneme4 hafta Önce

Yabancı Ülkelerin Türkçe Yayınlarını İzlemek Caiz Midir?

Yabancı Ülkelerin Türkçe Yayınlarını İzlemek Caiz Midir? Birkaç yıl önce RS FM’i keşfetmiş, Zafer Arapkirli’nin yumuşak bir sesle söylediği sert...

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar
Blog1 ay Önce

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Ruzigar ya da ruzgar Farsça’dan dilimize geçen benim meftunu olduğum kelimelerden birisi. Eski Türkçe’de yil –...

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir? İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?
Sosyoloji1 ay Önce

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?   Kültür kavramı, kelime kökeni olarak çok eski zamana dayanır. Etimolojik olarak, Latince ‘cultura’ sözcüğünden türemiştir....

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24 Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24
Quiz&Test1 ay Önce

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24

Yazar Kitap Eşleştirme Testi serimizin yirmi dördüncüsü ile karşınızdayız. 10 eserin gerçek sahibini bulabilecek misin? Edebiyat severler, kitap kurtları, şiir...

mühendislik nedir mühendislik nedir
Bilim1 ay Önce

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları | Mühendislik Maaşları

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları Mühendis kelimesi arapça kökenli bir kelimdedir ve hendese kökünden gelir hendese kelimesi ise “arazi ölçme, geometri” anlamlarına gelir....

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27 WK Haftalık Genel Kültür Testi #27
Quiz&Test1 ay Önce

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız.10 sorunun doğru cevabını bulabilecek misin? Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın...

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü
Felsefe1 ay Önce

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü   Yüzyıllardır süre tartışmaların biri de; güzelliğin ne olduğu ve algılanması üzerinedir. A. Schopenhauer’da...

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20 Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20
Biyografi1 ay Önce

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20

Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin son yazısında Ece Ayhan yer almıştı. Bu yazımızda ise sizlere Can Yücel’i tanıtacağız. Kendisi pek...