Bize Ulaş!

Deneme

Türk’ün Yalanla İmtihanı

Paylaşılma Tarihi :

,

Türk’ün Yalanla İmtihanı

Türk’ün Yalanla İmtihanı (Ve Feci Şekilde Sınıfta Kalması)

Şu anda toplumca çektiğimiz sıkıntıların önemli bir ölçüde kendi kültürel “tasarımımızdaki” hatalardan, açıklamak gerekirse yüzyıllar içinde kültürümüzde oluşan ve şu anda hareketlerimizi yönlendiren “doğru” ve “yanlış” algılarından kaynaklandığına inanıyorum. Bunlardan bir tanesi (ama sadece bir tanesi) “yalan” konusu. Daha doğrusu hepimizin kültüründeki yalanın yeri ve kullanılışı konusu. Günlük yaşantımıza ilmik ilmik işlemiş, içimize iyice sinmiş, adeta en yakın dostumuz olmuş “yalan” konusu. Bu nedenle yalan konusu bizim kültürümüzdeki en ölümcül “tasarım” hatalarından birisi. Onu halletmeden daha ileri gitmemizin olanağı yok. O zaman aşağıdaki olay analizlerimize biraz bakalım.

Olay-1

Evimize uzak bir kentten gelmiş genç dostum bütün günü bizle geçirip akşam da İstanbul’daki eski bir arkadaşına gidecek. Bizdeki sohbet, muhabbet on numara, hiç gidesi yok. Akşamın bir saati arkadaşı “nerde kaldın la?” diye arıyor. Ben de yan odada tüm konuşmaya kulak misafiri oluyorum. Genç dostum başlıyor anlatmaya “Ahır yandı, öküz kaçtı, yer yarıldı ben içine düştüm” benzeri bir dolu hikaye. Yahu! Bütün gün birlikteydik. Dediklerinin hiçbiri olmadı! Konuşma bitiyor. Kafamı uzatıp,

“Oğlum, arkadaşına neden yalan söyledin?” diyorum.

Genç çok şaşırıyor. Önce gerçekten neden söz ettiğimi anlamıyor, sonra ben açıklayınca “Abi, üzmek istemedim” diyor, dünyanın en normal cevabını veren bir insanın yüz ifadesi ve iç huzuru ile. Ben ise başlıyorum saymaya;

“Yan odadan, senin en yakın arkadaşına nasıl yalan söylediğini duydum. Yarın, öbür gün benzer bir durumda bana da nasıl yalan söyleyeceğini kolayca tahmin edebiliyorum.”

Uzun bir sohbetten sonra, “Evet, abi haklısın, yalan söylememem gerekirdi” deyip benden özür diliyor, ama bunu beni üzmemek için mi söylüyor bir türlü emin olamıyorum.

Olay-2

Kelli felli bir profesör. Tıp Fakültesinden değil. Üniversiteye hız limitinin üzerinde gaza basmış gelirken yerleşke girişinden bir km uzaktaki radara ve radarın başındaki polislere yakalanıyor. Hemen profesör kimliğini çıkarıp memura uzatıyor ve

“Memur Bey, çok acil bir ameliyata girmem gerekiyor, hemen gitmeliyim.” Diyor.

(memurun tıp profesörü ile fizik bölümü profesörünü kimliğe bakıp anlayamayacağını düşünüyor – haklı olarak) Memur gerçekten de telaşlanıp diğer memura sesleniyor;

“Hocamın cezasını hemen kesin, acil ameliyatı varmış.”

Tabii ben orada değildim ve olayı profesörün kendisinden dinliyorum. Biliyorum, trafik cezasından yalan söyleyip kurtulmak isteyecek birini suçlayacak bu ülkede bir Allah’ın kulunu bulamam. Herkes adamın davranışını doğru ve haklı bulacaktır. Aşırı hız yapıyor olmasına da kimse bir şey demeyecektir (Kim yapmıyor ki?). Ben bu olayda, bu ülkedeki en yüksek eğitim basamağına çıkmış birinin

  1. Kurala uymamasına
  2. Polise yalan söylemesine

Ciddi bir şekilde bozuluyorum. “Eğitim Şart” deniyor ya. Şart ama yeterli olmadığının işte size kanıtı gibi geliyor. Ama asıl kahrolduğum nokta bunlar değil. Asıl kahrolduğum nokta bu olayı son derece eğlenceli bir şeymiş gibi bizlerle paylaşabiliyor olması. Kurallara uymamak, görevliye yalan söylemek, bunlar eğlenceli hareketler değil. Bunlar “ayıp”. Hadi yaptın, yapmaya mecbur kaldın diyelim. Neden bize gururla anlatıyorsun?

Osmanlıca bir söz vardır:

“Merdi Kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler” denir.

Anlamı şudur:

“Çingenenin mert olanı kendini överken hırsızlığını söyler”

Koskoca profesörsün “Merdi Kıpti’den” ne farkın kaldı?

Olay-3

Bir buçuk yıl önce evlenmiş, çok güzel genç bir çift. Tazecikler. Genç hanım neşeyle balaylarının hala devam ettiğini anlatıyor. Biz bunu haliyle balayındaki gibi birbirlerini sevdiklerini, muhabbet ettiklerini sanıyoruz. Orası aynen öyle ama hanımın anlattığı başka bir ayrıntı ile ilgili; bu bir buçuk yıl içinde bir dolu yurt içi, yurt dışı geziler yapmışlar. Hanım kızımız otel rezervasyonlarını yaparken “Biliyor musunuz, biz balayı için otelinize geliyoruz” diyormuş. Gittikleri otellerde de aynı fiyata daha pahalı süit odaya yükseltiliyorlarmış, odalarında küçük bir şampanya ya da bir şişe şarap hediye oluyormuş. Yukarıdaki profesör gibi sevinerek anlatmasını, yalanı bu kadar rahat kullanmasını ve yalan söylediğini bizimle sevinçle paylaşmasını kanım donarak dinliyorum.

Dünyada hala pek çok uygulama kişilere güven bazında, kişinin beyanı temel alarak yürümektedir. Otellerin balayı çiftlerine yaptıkları küçük ikramlar da bunun bir örneğidir. Güzel genç hanımın yaptığı ise açık bir şekilde güveni suistimal etmek (kötüye kullanmak) oluyor. Bu tür kötüye kullanımlar sonucu çevremizdeki kontrol sistemlerinin (sırf bu yüzden de) hızla arttığını ve hayatımızın milim milim daha karmaşıklaştığını, daraldığını ve zorlaştığını görüyoruz.

Benim şahit olduğum şekliyle edindiğim izlenime göre tipik bir Anadolu insanı davranışı şöyle bir şeydir:

Eğer evrak istenmiyorsa, eğer aksinin ispatı mümkün değilse, bir Anadolu insanı her zaman kendisi için en büyük avantajı ne sağlayacaksa onu söyler. Söylediklerinin gerçek ya da yalan olmasının hiçbir önemi yoktur. Sanırım bu önerdiğim durum nüfusun çok büyük bir çoğunluğu için geçerlidir. Aksini yapmak “uyanık olmamak” ile bildiğin “aptal olmak” arasında kalan kavramlarla değerlendirilir.

Neden Biz Böyle Yetiştiriyoruz?

Bu soruya cevap verebilmek için isterseniz aşağıdaki örneklerin üzerinde bir gidelim derim,

1 – Çocuksunuz. Hafta içi eve misafir gelmiş. Misafirin çocuğu ile bir güzel kudurmuşsunuz ve de ödevler başka bir bahara kalmış. Sabah anneniz temiz bir kağıda şunları yazıyor:

“Oğlum Orçun Fişmekan, dün gece aşırı mide bulantısı nedeni ile ödevlerini yapamamıştır, özrünün kabulü.

Annesi

Süheyla Fişmekan”

Hangimiz ilkokuldayken elinde sözleri böyle olmayan ama içeriği benzeyen bir kağıtla okula hiç gitmedik?

Orçun ertesi sabah, elinde kapı gibi annesinin imzalı kağıdı, dün gece oynadığı oyunların ağzında kalmış tadı ve yalanın eşsiz gücünün keşfetmenin haklı sevinci ile okula koşturuyor.

2 – Bizim Orçunlar yeni bir ev almışlar. Çocukların da bulunduğu bir aile toplantısında babası yakın bir dosta anlatıyor:

“Eve bir milyon verdik, tapuda da 287,000 gösterdik”

Çocuk önemli bir ders daha aldı; güven abidesi ve dürüstlük sembolü babası yalan söylemiş ve bu davranışı doğru bir hareket olmalı ki, efendi gibi herkesle paylaşıyor.

3 – Orçun’un ablası annesine açılıyor; “Öğleden sonra Semih ile çıkacağız, babama Nazlı’larda ders çalışacağız dedim. Aman idare et.”

Annesi de “Olur kızım” diye cevap veriyor. Orçun da hem ablasının hem de annesinin babaya yalan söyleyebildiğine birinci elden tanık oluyor.

Bir tartışma vardı ve sanırım hala devam ediyor; “ölümü kaçınılmaz bir insana bu durumu anlatılmalı mı anlatılmamalı mı?”. Ben anlatılmasından yanayım ama konunun hassas olduğu da ortada. Eğer üç ay ömrü kalmış bir aile büyüğüne yalan söyleme kararı aile içinde alınmışsa ve de küçükler de bu durumun farkındaysalar MUTLAKA o çocuklara neden böyle bir karar alındığını, bu kararın iyi ve kötü yanlarını çok ayrıntılı bir şekilde anlatmak gerekmektedir. Bunun yapılması toplumun gelecek neslinin sağlığı açısından çok AMA çok önemlidir.

Yalanın Renkleri Var

Bizim dilimizde yalanlar gökkuşağının tüm renklerinde gelirler, en güzelleri de tabii ki “beyaz olanlarıdır”. Beyaz yalana çok başvuranlar, bunların zararsız olduklarını, hatta (çoğunlukla herhalde) karşı tarafın iyiliği için söylendiklerini, “kara” yalanlara hiç benzemediklerini iddia ederler.

Arkadaşlar, yalan yalandır. Sarısı, moru olmaz. Dürüstlük ancak herkesin doğruyu konuştuğu bir dünyada gerçekleşir. Şöyle bir düşünün, hiç yalan söylemeyen bir insan hangi “kötülükleri” yapamaz? Bir dolu kötülüğün, hem de her gün karşımıza çıkan türden kötülüklerin, en temel bileşeni “yalandır”.

Hiç yalan söyleyemeyen birisi,

  • Bir genç kızı evlenme vaadi ile kandıramaz
  • Bozuk bir malı iyidir diye satamaz
  • Ödeyemeyeceğini bildiği bir borcu haftaya veririm diye isteyemez
  • Çalıştığı şirketi dolandıramaz
  • Yemediği yemeğin fişini çalıştığı kurumdan tahsil edemez
  • Banka kurdum diye paraları toplayamaz
  • Yazmadığı doktora tezine kendi adını veremez
  • Öğrencisine yazdırdığı makaleye tek kendi adını verip yayınlatamaz
  • Kurumdaki sevmediği meslektaşını aslında hiç alakası olmadığı halde Fetöcü diye ihbar edemez

Sanırım listeyi daha yüzlerce satır uzatmak mümkün.

Yurdumuzda insanlar pek çok özellikleri ile (doğru olsun olmasın) öğünürler;

“Ben çok mertimdir”

“Çok iyi yemek yaparım”

“Elimden hiçbir iş kurtulmaz”

“Kimseye bozuk mal satmadım”

“Bir kör kuruş cebime girmedi”

“Sporu hiç bırakmadım, formum çok iyi”

“Emrimde çalışan hiçbir hanıma asılmadım”

Gibi.. gibi..

Bu öğünme ve kendine birtakım sıfatlar vermenin sonu gelmez ve sürekli bunları duyarız. Siz hiç “Ben yalan söylemem” diyen birine rastladınız mı? Mutlaka vardır ama ben rastladığımı hatırlamıyorum. Sanırım yalan konusu, insanların yalandan bile olsa yalan söylemedikleriyle öğünemeyecekleri kadar toplumsal dokumuza işlemiş ve kabul görmüş durumda. Bu özelliğimiz de sanırım bir türlü toplumsal olarak havalanıp, yükseklere erişemiyor olmamızın temel nedenlerinden sadece birisi.

Size bir ömür boyu gayet güzel hizmet etmiş beyaz ve tüm diğer açık renkli yalanlarınızdan hemen vazgeçin diyemiyorum, ama ne olur üzerinde bir iki dakika düşünün.

Haldun Aydıngün

24.01.2019

Haldun Aydıngün’ün son yazısını okumak için tıklayınız.

Twitter hesabımız için tıklayınız.

Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar | 10

En İyi Filmler | En İyi 10 Film

Tavsiye İçerik

WİKİKÜLTÜR artık Türkiye’nin en sevilen haber uygulaması Bundle’da!

 

Bu içerik 9986 kez okunmuştur

Mühendis, arkeolog (Dr), yazar (19 yayınlanmış kitap), fotoğrafçı, dağcı, ultra maratoncu

Yorum İçin Tıkla

Bir Cevap Yazın

Ekibimize Katıl!

yazar

Kısa Süreli İndirim

Son Yazılar

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar
Blog4 saat Önce

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Ruzigar ya da ruzgar Farsça’dan dilimize geçen benim meftunu olduğum kelimelerden birisi. Eski Türkçe’de yil –...

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir? İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?
Sosyoloji3 gün Önce

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?   Kültür kavramı, kelime kökeni olarak çok eski zamana dayanır. Etimolojik olarak, Latince ‘cultura’ sözcüğünden türemiştir....

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24 Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24
Quiz&Test6 gün Önce

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24

Yazar Kitap Eşleştirme Testi serimizin yirmi dördüncüsü ile karşınızdayız. 10 eserin gerçek sahibini bulabilecek misin? Edebiyat severler, kitap kurtları, şiir...

mühendislik nedir mühendislik nedir
Bilim1 hafta Önce

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları | Mühendislik Maaşları

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları Mühendis kelimesi arapça kökenli bir kelimdedir ve hendese kökünden gelir hendese kelimesi ise “arazi ölçme, geometri” anlamlarına gelir....

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27 WK Haftalık Genel Kültür Testi #27
Quiz&Test1 hafta Önce

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız.10 sorunun doğru cevabını bulabilecek misin? Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın...

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü
Felsefe1 hafta Önce

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü   Yüzyıllardır süre tartışmaların biri de; güzelliğin ne olduğu ve algılanması üzerinedir. A. Schopenhauer’da...

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20 Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20
Biyografi2 hafta Önce

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20

Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin son yazısında Ece Ayhan yer almıştı. Bu yazımızda ise sizlere Can Yücel’i tanıtacağız. Kendisi pek...

Elon Musk Kariyeri Elon Musk Kariyeri
Teknoloji2 hafta Önce

Elon Musk Kariyeri

Elon Musk Kariyeri Giriş: Merhabalar, bugünkü yazımızda sizlere dünyanın en zengin adamı olan Elon Musk’ın kariyerine değineceğim. Elon Musk, dünyada...

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23 Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23
Quiz&Test2 hafta Önce

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23

Yazar Kitap Eşleştirme Testi serimizin yirmi üçüncüsü ile karşınızdayız. 10 eserin gerçek sahibini bulabilecek misin? Edebiyat severler, kitap kurtları, şiir...

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir
Müzik2 hafta Önce

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir Wikikültür için röportaj veren Ufuk Beydemir’e çok teşekkür ederiz. SORU 1) Merhaba;...

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27 WK Haftalık Genel Kültür Testi #27
Quiz&Test2 hafta Önce

WK Haftalık Genel Kültür Testi #26

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız.10 sorunun doğru cevabını bulabilecek misin? Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın...

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız? “Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?
Deneme2 hafta Önce

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?   Post Truth “Gerçek Sonrası” Politikalar...

Susmak Susmak
Edebiyat2 hafta Önce

Susmak

Susmak Saçlarını taramış mıydı? Sakallarını düzeltmiş ve bıyıklarının ucunu almış mıydı? Ha evet kaşlarının ortasında da tüyler çıkardı. Acaba berbere...

'Biz' Kimin Yabancısıyız ? 'Biz' Kimin Yabancısıyız ?
Felsefe3 hafta Önce

‘Biz’ Kimin Yabancısıyız ?

‘Biz’ Kimin Yabancısıyız ?   Bizler, sürdürdüğümüz hayat içerisinde kendimizi bulmaya çalışmışızdır. Aynı zamanda hayata dair de anlam arayışımızı sürdürmüşüzdür....

Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19 Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19
Biyografi3 hafta Önce

Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19

Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin son yazısında Fazıl Hüsnü Dağlarca yer almıştı. Bu yazımızda ise sizlere Ece Ayhan’ı tanıtacağız. Kendisi...

İskender Aydın'ın İki Yazısı İskender Aydın'ın İki Yazısı
Deneme3 hafta Önce

İskender Aydın’ın İki Yazısı

İskender Aydın’ın İki Yazısı   Cehennemi yaratan bizleriz. Modern yasalar karşısında, evrenin yasaları vardır. Hayatımıza uygulandığı zaman bu yasalar; insanoğlu;...