Kültür&Sanat Biyografi

Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü

Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü
https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü

Hepimiz hayatta en az bir kez, bir yerlerde denk gelmişizdir “Öpücük”e…

Belki bir fincan veya çanta üzerindeki baskıda, belki bir kartpostalda, belki dekorasyon için kullanılan herhangi bir eşyada, belki bir film karesinde… İllaki tanışmışsınızdır, yıllar içerisinde bir ikon haline gelmiş bu sanat eseriyle.

Loading...

Ama ondan önce ünü Öpücük’ün gölgesinde kalan yaratıcısı ve sembolizm akımı temsilcisi olan Gustav Klimt’ten bahsetmek isterim.

1862 yılında Viyana yakınlarındaki Baumgarten’da doğan Klimt, altın işlemecisi bir babanın oğlu ve baba mesleğine gayet hâkim. Altın rengini ağırlıkta kullanmasının sebebinin bu olduğu düşünülüyor.  Eserlerinde ana konu kadın bedeniyken, zamanla bu erotizme evriliyor.

Loading...

14 yaşında Viyana Sanat Okulu’na başlıyor ve bir sene sonra kardeşi Ernst de kendisine katılıyor. Okulda ressam Franz Matsch ile tanışıp yakın arkadaş olurlar. Yıllarca ayrılmayan birlikte önemli işlere imza atarlar. 1883’te Sanatçılar Kumpanyasını kuran bu üçlüden 1890’da Sanat Tarihi Müzesi’nin iç dekorasyonunu tamamlamaları istenir. Burada Klimt ilk defa kadın figürüne yer verdiği için diğerlerinden tarz olarak uzaklaşmaya başlar.

Tam her şey güzel giderken 1892’de kardeşi Ernst’in ölümü Klimt’i epey derinden etkiler ve bu olaydan birkaç yıl sonrasında Sanatçılar Kumpanyası dağılır. Dağılmanın bir diğer sebebinin de Empresyonizm akımının olduğu tahmin ediliyor.

Loading...

Devletin desteklediği Ressamlar Evi empresyonist tarzı inatla reddedince Klimt ve beraberinde yirmiye yakın üye istifa ederek Viyana Ayrıkçıları’nı (Sezession) oluştuyor. Ve tabi kurucu üye olarak başkan seçilen Klimt’tir.

Bu dönemde “Pallas Athena” isimli çalışmasını bitirir ve ilk defa insan anatomisini altın rengi kullanarak süslemiştir. Sonraki eserlerinde de altın renginden vazgeçmez. Ve yine ilk defa bu eserinde Athena üzerinden kadını güç sembolü olarak yansıtır.

Loading...
Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü
Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü

1900-1903 yılları arasında eserlerinde artık çıplaklık, cinsellik ve kadın figürü ön plandadır. Bu sırada “Nuda Veritas”ı tamamlar ve resimde çıplak kırmızı saçlı bir kadının resmetmiş olması sanat dünyasında epey ses getirir. Devlet ile de erotizm konusunda çatışan Klimt, başkalarının zevkine göre hareket etmek istemeyince Senzession’dan ayrılır.

Klimt, “Nuda Veritas” üzerine Schiller’in Eğer yaptıklarınızla ve sanatınızla herkesi memnun edemezseniz, lütfen yalnızca birkaçını edin. Birçoğunu memnun etmek kötüdür.” yazarak tepkilere cevap verir.

Loading...

Klimt’e aydın ve zengin kesim sahip çıkar. Eşlerinin portrelerini çizdirmek için adeta sıraya girerler. Ve böylece “Altın Dönemi”, 1906 tarihli “Fritza Riedier’in Portresi” ile başlar. Günümüzde değeri 135 milyon dolar olan, altın rengini en yoğun kullandığı 1907 tarihli “Adele Bloch-Bauer’in Portresi I” ile zirveye ulaşır.

Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü
Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü

Portrait of Adele Bloch-Bauer I, 1907  

Loading...

1909 yılının sonlarına doğru ise altın rengini kullanmayı bırakan Klimt, eserlerinde çiçek süslemelerine yer vermeye başlar ve bu yeni tarzının en ünlü eseri de “Dansçı” tır.

Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü
Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü

The Dancer, 1918

Loading...

Yaşamının sonlarına doğru manzara resimlerine ağırlık veren sanatçı, birçok eserini tamamlayamadan 1918 yılında hayata veda eder.

Şimdi gelelim, meşhur altından Öpücük’e…

Loading...
Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü
Gustav Klimt ve Unutulmaz Öpücüğü

The Kiss, 1908

Uçurum kenarında düşmemek için birbirine sarılan kadın ve erkek, ayaklar altında çiçeklerle bezeli çayırlık ve adından yıllarca söz ettirecek tezatlıklarla bezeli muazzam bir renk cümbüşü…

Loading...

Tabloda dikkat çeken ilk ayrıntı, erkeğin yüzünün görünmezken kadınınkinin gayet açık şekilde resmedilmesidir. Fikrimce, Klimt bakışlar sadece kadının üzerinde olsun diye bunu yapmış olabilir. Malum, her ne kadar bu eserde erkek dominant karakter olsa da Klimt’in bundan önceki eserlerinde başrolde hep kadın vardı.

Erkeğin yüzü görünmüyor dedik, evet. Ama aksine boyun detayı verilmiş bize ve boynu normalden kalın, ten rengi kadına oranla daha koyu. Kadının ise hem el hem de ayak bilekleri kırılacak kadar incedir ve teni daha beyazdır. Burada Klimt, erkeğin ve kadının fizyolojik yapısına atıfta bulunarak tatlı bir tezatlık yaratmış.

Loading...

Kadını detaylandırırsak, gözlerinin kapalı ve halinden gayet hoşnut olduğunu görüyoruz. Kendini tamamen erkeğin ellerine bırakmış ve boynuna adeta “beni bırakma” dercesine sarılmış durumda.

Gerçekten öyle mi acaba?

Bu soruya yıllardır net bir cevap verilemedi sanırım. Çünkü kadının diğer elinin duruşu bir kafa karışıklığı oluşturuyor.

Loading...

Dikkatle bakılırsa öpücüğe rıza gösteren kadın, sanki son anda kararsızlıkla vazgeçip erkeğin sağ bileğini yüzünden çekmeye çalışıyor. Tablo canlansa bu anın devamında birden erkeği kendinden uzaklaştıracak gibi.

Sanatçı kadının çekingenliğini o kadar güzel yansıtmış ki, haliyle yaşadığı ikileme bakarak erkeğin kadını zorla öptüğü kanısına kapılanlar var.

Loading...

Haklı olabilirler mi? Belki.

Yine de kadının bedenini erkeğe tamamen yaslamış olması ve ayak parmaklarındaki kasılma aradaki cinsel çekimi, arzuyu simgeliyor ve bu zorlama olmadığının kanıtıdır diyebiliriz.

Yerdeki rengârenk çiçeklere bakarsak aşkın güzelliklere gebe olduğunu tasvir ettiğini söyleyebilir. Buna tezat olarak arka planda sadece altın yaldızlardan ibaret bir boşluğun varlığı da aşkın zaman ve mekan tanımayacağını anlatır bize.

Loading...

Ve son olarak, erkek figürün kıyafetinde siyah beyaz kare desenler varken kadının üzerinde dairesel ve daha yumuşak desenler kullanılmış. Sembolist olan Klimt burada da yarattığı tezatlık ile muazzam bir uyum yakalamış.

Peki bize her detayıyla aşkı çağrıştıran bu tabloda, iki figür arasındaki aşk, devamında derinleşecek mi yoksa yüzeysel bir çekim olarak mı kalacak? Sanat severlerin hayal gücüne bırakılmış bir yanıttır bu belkide.

Loading...

Gelelim diğer bir soruya, acaba bu kadın ve erkek kim?

Öpücük’ü ilk gördüğüm zaman merak etmiştim.

Evet, ortada bir aşk var ama bu aşkın kahramanları kimdi?

Loading...

Sanatçının kendisinden ve sevdiği kadından başkası değilmiş. Klimt, bu eşsiz eserinde de birçok resmindeki gibi model olarak Emilie Louise Flöge kullanmıştır.

Ne diyelim, tüm acabalara rağmen “Öpücük” daha uzun yıllar aşkı temsil edecek gibi.

Loading...

 

Diğer Kültür&Sanat içeriklerimize ulaşmak için tıklayınız.

Bizi Twitter’da takip etmek için tıklayınız.

Loading...

Bu içerik 3457 kez okunmuştur

Loading...

Bir Cevap Yazın

You may also like

Read More