tt ads

Yavaşla

Ne çok severim bu kelimeyi ”Yavaşla”

Sean Penn’in yönettiği 2007 yılı yapmı olan İnto The Wild yani Özgürlük Yolu filmi maceraperestlerin, kösele berduşların kült filmlerinin en başında gelir. Hem görselliği hem de vermek istediği mesaj bakımından içeriği dolu olan filmde başkahramanımız Christopher’in yaşlı bilge Ron’a söylediği ”… Yaşama sevincinin insan ilişkilerinden kaynaklandığını düşünüyorsan yanılıyorsun. İnsan ruhunun özü, yeni deneyimlerden oluşur.” cümlesi hiçte yabana atılır bir tespit değil.

Günümüz dünyasında sosyal medya, tv vs… her an, her dakika haber, bilgi ve beraberinde insanlarla içiçe olma hali bir tek beni yormuyor diye düşünüyorum. Çok eskilere gitmeye gerek yok, bundan 150-200 sene önce yaşamış bir kişinin ömrü hayatında tanıyabileceği, görebileceği ve daha fazla sayıdakini günümüz insanı 1 saat içerisinde internetten tanır, görür.

Dünya kadar insanı tanımak – bilmek, dünya kadar dert edinmek değil de nedir? Buna bir de kendi yaşamında tanıdığı, mecburen yaşamak zorunda olduğu, aynı işyerini paylaştığı, aynı apartmanda oturduğu ama daha ismini bile bilmediği soğuk bakışlı komşuları da saymak gerekir. Eğer siz de mutluluğu, huzuru salt insanlara bağladıysanız vay halinize. Gününüz güzel geçse, soğuk bakışlı komşunuz o gün tersinden kalkıp size selam verse bile akşam haberlerinde canınızı sıkacak illa birkaç haber vardır. Vay halinize…

Yavaşla

Bütün bu olumsuzluklara karşı benim en kestirme, en pratik ve en ucuz çözüm önerim Kazancakis’in önerdiği ”Öylece yürümekten daha büyük bir mutluluk yoktur.” yoludur. İster caddede, ister sokakta, ister parkta, isterse doğada olsun. Telefonunu eve bırak, saatini çıkar.

Mevsimine uygun olarak rahat kıyafet giyin. Dudağında hafif bir şarkı ya da ıslık adımla adımla sadece adımla. Amaçsızca yürü, sadece yürümek için yürü. Doğada, dağda, patika bir yolda isen daha yüksek sesle ıslık çal,şarkını söyle bağıra bağıra. Selam ver her gördüğün ağaca, koklamadan geçme çiçekleri, saygı duy bilge kaplumbağalara.

Yavaşla

Acele etmek yok. Aylak aylak dolaşmanın keyfini bir alırsa bırakamaz insan. Acele ettin, plan program yaptın, düzen delisi oldun, işkolik oldun da ne geçti eline? Kendini Sait Faik’in yerine koy. Bir elin cebinde, diğer elin omzunda ceketini taşısın. Belki bir yerden ”Hişt Hişt” sesi duyarsın. Duymazsan da sen kendin uydur. Zaten üstatta öyle yapmamış mı?

Aman boşver bu saçmalıkları, eller uzaya gidiyor sen yavaşla diyorsun da diyebilirsiniz. Evet bu hakkınızıdır.
”Bugünün işini yarına bırakma.” atasözüyle ağzımın payını da verebilirsiniz. Ama olsun ben yine büyük büyük dedem Rousseau gibi ben yine bildiğimden şaşmam.

Yavaşla…

Yazarımızın diğer yazılarına ulaşmak için “tıklayınız”

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.

brazzers porno

Bu içerik 4097 kez okunmuştur

tt ads

Bir Cevap Yazın