tt ads

Kral Oidipus | Sophokles Tragedyası

Yazıya başlamadan önce bilinmesini isteriz ki bu kitap özeti ders ödevi olarak hazırlanmıştır. Başka sitelerde bu uzunlukta yazılar yoktur. Lütfen buradan yazımızı kopyalarken sitemizi belirtmeyi ya da yazının sahibine ulaşmayı unutmayınız. Yoksa telif atılır.

Eser Yunan tragedyasının en önemli ve kuvvetli örnek eserlerinden biri sayılıyor. Sophokles tarafından yazılan eser Bedrettin Tuncel çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılmıştır. 56 sayfadan oluşan eser Nisan 2020’de 16. baskısını yapmıştır.

Kral Oidipus | Sophokles
Kral Oidipus | Sophokles Tragedyası

Bir kehanete göre babasını öldürüp, annesinden çocukları olan kişi yaşadığı kente felaketler getirecektir.

Oidipus’un kral olarak hüküm sürdüğü Thebai kentinde felaketler başlamış, tanrılar tarafından lanetlenmiş bu şehrin ekinleri hasat vermemektedir. Kral Oidipus’un “karımın kardeşi” diye bahsettiği Kreon’u tanrılardan kenti geleceği hakkında yardım alması için Pyhton tapınağına, Phoibos’a gönderir. Kreon oradan dönünce Kral Oidipus’a der ki bu kentte bir kan döken var, onu bu kentten sürüp çıkarmak gerekiyor. Oidipus buna karşılık ortada hiçbir şey yokken, bilinmezler varken bunu nasıl çözeceğini sorar. Kreon ise buna karşılık Thebai’nin önceki kralı Laios’u öldürenlerin bu kentte olduğunu ve onları bulup kana kanla karşılık verilmesi gerektiğini söyler. Oidipus eski kralın nasıl öldürüldüğünü sorunca Kreon anlatır; Kâhine başvurmaya giderken sarayın dışında haydutlar tarafından öldürülür. Bunu da o saldırıdan kaçıp kurtulabilen bir köle anlatır.

Oidipus bu sefer de bu olayın neden peşine düşmediklerini sorar, o zaman da şu yanıtı alır; Sphinks adlı bir canavar karşılarına çıktığı için bu bilmece karşısında akılları kaybolmuş, düşünemez olmuşlardır. Oidipus bu işi en baştan ele alır ve kendisinin de eski kral gibi öldürülebileceğini düşünür. Sarayından çıkarken koro şarkılar söyler. Meydanda katillerin kim ise ortaya çıkmasını ve eğer katili tanıyan varsa söylemesini ister. Katillere büyük beddualar eder. Koro başı bu beddualara karşı ilk sözü alır ve kendisinin yapmadığını, öldüreni de bilmediğini ama eğer bu ismi biri söyleyecekse onu da tanrı Phoibos’un söylemesini, eğer o söylemeyecekse kehanet sanatında en az onun kadar usta olan Teiresias’a başvurulması gerektiğini söyler.

Oidipus çoktan adamlarını kâhini almaları için yollamıştır. Teiresias gelince ona görmeyen gözlerinden geleceği söylemesini, bunu isterse kuşlarıyla isterse de kendi kehanetleriyle ama yeter ki bu felaketi kentten uzaklaştırması için bir şeyler yapmasını ister. Teiresias ise kendi felaketini ve Oidipus’un felaketini getireceği için söylemekten kaçınır ve geri dönmek ister. Kâhin böyle yapınca kral asıl katilinin o olduğunu ve Laios’un ölümünü onun planladığını söyler.  Teiresias, Kral Oidipus’un söyledikleri karşısında hayrete düşer ve bu şehirden gitmesi gerekenin, meydanda halka ettiği korkunç ithamları aslında kendisine söylediğini itiraf eder. Oidipus söylenenleri yediremez ve bunu bir isyan, krala karşı gelme olarak görür. Konuşma ilerledikçe kâhin katilin Oidipus’un kendisi olduğu söyler. Oidipus, kardeşinin karısı Kreon’un kendisine tuzak kurduğunu iddia etse de kâhin suçu sadece kendisinde aramasını söyler.

Kral iftira ile sözlerini söylemeye devam eder. Kâhin ise buradan gitmek ister ve gitmeden önce kehaneti anlatır.

Onun tehditler savurması ve insanları korkutarak katili aradığını söyler. Teiresias aynı Phoibos gibi katilin Thebai kentinde olduğunu söyler. Onun yabancı olmadığını aslında burada doğduğunu ekler. Gözleri gören bu katilin gözlerinin kör olacağını, zenginken fakir duruma düşüp başka kentlerde dolaşacağından bahseder. Fakat sözlerini bitirmez. Bu kişi çocuklarının kardeşi ve babası, annesinin oğlu ve kocasıdır, diye ekler. Bu kişinin babasının karısından çocukları olacaktır ve babasını öldüren kişi odur, eğer dediklerim çıkmazsa o zaman kehanet sanatımın kötülüğünden bahset der ve kendisini getiren yanındaki küçük çocuk ile çıkar.

Koronun sorularla dolu şarkılarından sonra Oidipus, Kreon ile bu kâhinin daha önceden de var olup olmadığını sorar. Çünkü hâlâ kendisine tuzak kurulduğunu düşünür. Kreon’un bu suçlamalarından dolayı öldürülmesini ister. Kreon ise kendisinin yanlış kararlar verdiğini, kanıtlanmadan böyle bir şeye kalkışmasının yanlış olduğunu ve eğer böyle bir tuzak hazırladıysa zaten öleceğini söyler. Fakat Oidipus bu durum karşısında inatçılığını sürdürür. Kreon ona güvenilir bir dost olduğunu ve bu güvenin zamanla ortaya çıktığından söz eder, hainin foyasının ise bir günde ortaya çıkacağından.

Kral Oidipus | Sophokles Tragedyası
Kral Oidipus | Sophokles Tragedyası

Kraliçe İokaste saraya girdiğinde tartışmayı sakinleştirmeye çalışır. Fakat Oidipus, Kreon’u çoktan hain ilan etmiş ve onun ölmesini istiyordur. İokaste olan biteni sorduğunda Oidipus ona kehaneti anlatır. Önceki kral ile evli olan Kraliçe İokaste ise ona bu kehanete inanmaması gerektiğini şöyle ifade eder;

Laios’un günün birinde bir haber aldı, doğacak çocuklarının babasını öldüreceğini öğrenmiştir. Laios’ta dünyaya felaket ile gelmiş olan bu çocuğunu bağlayıp dağa attırmıştır. Yine tüm halk bilir ki Kral Laios oğlunun elinden değil haydutlar tarafından yol kavşağında öldürülmüştür. Kehanet gerçekleşmedi ve Laios oğlunun elinden ölmedi. Kehanetlerinde bir değeri olmadığı anlaşıldı.

Oidipus bu sözlerinden sonra Kraliçe İokaste’ye Kral Laios’un hangi yol kavşağında öldürüldüğünü ve onun nasıl biri olduğunu sorar. Bu olayın ne zaman yaşandığını da öğrendikten sonra Oidipus kendisine lanet yağdırdığını anlar. Kraliçe’den Laios’un ölümü sırasında oradan kaçan kişiyi huzuruna çıkmasını ister. Kraliçe, o köylünün Oidipus’un eski kralın yerine geçtiği gün buradan gitmek istediğini, eski kralın ölümünü görüp anlattığı için bunu gerçekleştirdiklerini ama yine de kendisini saraya getirebileceğini söyler.

Daha sonra başından geçenleri anlatır. Babasının Korinthoslu Polybos, annesinin ise Dorisli Memope olduğunu ve orada çok sevildiğini anlatır. Bir gece bir hadise çıktıktan sonra olayı ailesini anlatıp içini döktüğünü fakat yetmediğini ve herkesten habersiz Delphoi’ye gittiğini ilk önce orada geri çevrilse de çıkarken Phoibos’un kendisi hakkındaki felaketlerinden bahsettiğini söyler. Bu felaketler annesiyle evlenip çocuk yapacağı ve babasını öldüreceğidir. Duyduklarından sonra Korinthos’tan çıkıp Laios’un öldürüldüğü yere geldiğini ve orada yoldan çekilmesini kaba bir şekilde söyleyen kişilerden birisinin yanında geçerken kafasına vurduğunu ve buna çok sinirlendikten sonra bir kişi hariç herkesi öldürdüğünü anlatır. Eğer o hikâyedeki yaşayan kişi gelip Kral Laios’u haydutların öldürdüğünü söylerse sorun olmayacağını ama onu söylemez ise gerçeğin ortaya çıkacağına inanır.

Onlar çobanı beklerken saraylarına Korinthos’tan bir haberci gelir. Bu haberci Kral Oidipus’un hem sevineceği hem de üzüleceği bir haber verir. Yaşlı Polybos ölmüştür ve halk onu yeni kralları yapmak istiyordur. İokaste bu habere çok sevinir. Çünkü kehanetler gerçekleşmemiştir. Oidipus yanına gelince aynılarını ona da söyler haberci ve Kral Oidipus kehanetin gerçekleşmediğini ve babası Polybos’u öldürmemek için Korinthos şehrinden kaçtığını söyler. Babasının ölümüne ise üzülür. Babasının mezara bu kehanetleri götürdüğünü düşünse de annesi hayatta olduğu için diğer kehanetin gerçekleşme ihtimaline üzülür. Kehaneti öğrenen haberci kendisine daha önceden söylemediği için üzgün olduğunu söyler. Korinthoslu haberci Oidipus’u ormanda elleri bağlı şekilde bulduğunu söyler.

Kral Oidipus | Sophokles Tragedyası
Yamil Duba adlı kişinin Pexels’daki fotoğrafı

O sırada saldırıdan sağ kurtulan çoban gelir ve haberci yeniden doğruyu söylemek istediğini ve Oidipus’u bu çobandan aldığını ve eskiden sürülerini beraber otlatan iki komşu olduğunu söyler. Çoban hatırlamakta zorlandığını fakat o zamanlar küçük bir çocuğu ormanda yalnız başına bırakmak yerine başkasına verdiğini doğrular. Çobana o günleri sorar ve her sorusunda sinirlenerek gerçeği duymak istediğini yineler. Çoban en sonunda bu çocuğun kimin çocuğu olduğunu öğrenmek istiyorsan sarayındaki kraliçene sor der. Neden başkasının çocuğunu sahiplenir birileri diye düşünürken Korinthoslu haberci ise onu çocukları olmayan bir aileye verdiği için Oidipus’u kabul ettiklerini anlatır.

Kral Oidipus gerçekleri öğrenince artık kendisine gün ışığı görmesinin yanlış olduğunu, aydınlanan olayların kendi gün ışığını kararttığını söyler. O sırada Kraliçe İokaste’nin kendisini astığını ve Kral Oidipus’un onu ölümünün son anlarında gördüğünü, gören bir kişi olayı başkalarına anlatır. Oidipus ise bu durumdan ötürü kraliçenin eteğindeki iğneleri gözlerine batırıp kendisini kör eder. Daha sonra Kreon’u bulup ondan özür diler ona karşı yaptığı haksızlıklardan dolayı ve kendisini sürmesini ister bu kentten ve çocuklarına iyi bakmasını. Korobaşının şu sözüyle hikâye biter:

“… son gününü görmeden hiç kimseye mutluluğa ermiş demeyin!”

İlker Has’ın diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Twitter Hesabımıza ulaşmak için tıklayınız.

Tavsiye İçerik

Geleceği Uzayda Arayan Uzay Şirketleri

 

Görsel Kaynakları

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/ahsap-akil-akilli-alistirma-260024/

https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Ny_Carlsberg_Glyptothek_-_Sophokles.jpg

Öne çıkan görsel: Enzo Abramo adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı

facebook takipçi

microsoft project 2016 lisans

tt ads

Bir Cevap Yazın