Bize Ulaş!

Deneme

Meryem

Paylaşılma Tarihi :

,

Meryem

MERYEM

Büronun kapısının tıklatıldığını duyar gibi oldum. On saniye sonra tekrar iki kez tıklatıldığında ancak emin olabildim. “Buyurun!” diyerek kapıyı çalan kişiyi içeriye davet ettim, içeriye saçları dağınık, kıyafeti özensiz diyebileceğim bir amca girdi. Başındaki kasketi elleriyle göğüs hizasında tutuyordu, ilk andan itibaren mahcup bir tavırla utangaçlığını bana hissettirmişti. Onu rahatlatmak için ayağa kalkıp, “Lütfen oturun!” diyerek tam karşımdaki sandalyeyi işaret ettim. İlk müvekkilimin gelmesi beni heyecanlandırmıştı. Sabırsız şekilde “Lütfen derdinizi benimle paylaşın!” dedim. “Kızım…” deyip altı saniye kadar sustu ve birkaç defa yutkundu. “Kızım, ben eşimden boşanmak istiyorum.” dedi. “Tabi amca yardımcı olurum ama önce durumu bana özetlemeniz lazım.’’  Yine bir süre sessizlik kapladı odayı, “Kızım, eşimle on altı yıllık evliyiz, daha önce iki defa evi bırakıp gitti. Geri gelince kabul ettim, iki gün önce yine evden çıktı, tanımadığım bir adamın arabasına bindi. O akşam eve gelince tartıştık, bana ve sefil hayatıma daha fazla katlanamayacağını söyledi, daha sonra eşyalarını toplayıp evden çıkıp gitti.”

Gelenin sıradan bir müvekkil olduğunu düşünmüştüm. Oysa gelen amcayı “Şimdi müsait değilim lütfen daha sonra gelin.” deyip gönderdikten sonra kapının kapanmasıyla kendini belli etti; kapının kapanmasıyla acılarım, korkularım, unutmaya çalıştığım ve beni tekrardan çocuk yapan geçmişim zorba bir misafir gibi odamın her yanını kaplamaya başladı…

Henüz 5 yaşındaydım, içine kapanık hatta konuşmaya bile korkan bir çocuktum. Bunun sebebi evde annemle babamın sürekli kavga etmesiydi. Her akşam onlar tartışmaya başladığında ablam beni kolları arasına alıp destek olmaya çalışırdı, hatta kulaklarımı kapatırdı ama ben o sesleri sağır olsam dahi duyardım herhalde. Çünkü ebeveynlerimin her bir ses tınısı beyin çeperlerimde yankılanıp duruyordu.

Bir gün akşamüzeri belki de evi ilk kez sessizlik kaplamıştı. Babam artık annemle ayrı evde yaşayacaklarını, ablamın kendisiyle kalacağını; benim ise annemle gitmem gerektiğini söyledi. O sırada annem eşyalarını toplamaya başlamıştı bile. İnsan keşmekeş içerisinde büyüdüğü zaman duyguları törpüleniyor galiba; yaşım henüz beş olmasına karşın olumlu veya olumsuz olaylar karşısında duygusal tepkiler gösteremiyordum. Belki de sürekli acı içerisinde olduğumdan diğer duyguların ne olduğunu dahi bilmiyordum. Bir kör için görmek ne ise benim için de mutluluk oydu.

Babam ve ablamla vedalaştıktan sonra annem bir eliyle bavulunu diğer eliyle de elimi tuttu. Nereye gittiğimiz hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Yarım saatlik yürüyüşün ardından otogara geldik. Ne annem bir şey söyledi ne de ben bir şey merak edip sordum.

Meryem

Meryem

O kadar uzun yolculuk yapmışız ki artık dayanamayıp uyuyakalmışım. Annemin ‘’Meryem uyan! Ankara’ya geldik.’’ demesi ile gözümü açtım. Ablam okulda öğrendiği birçok şeyi bana öğrettiği için bu şehrin başkent olduğunu biliyordum. Otobüsten indik, bizi kırklı yaşlarında bir amca karşıladı. Annemle uzun uzun sarıldılar. Bir an beni unuttuklarını düşündüm sonra annem beni göstererek ‘’Ahmet bak bu sana bahsettiğim kızım Meryem.’’ Adını o an öğrendiğim Ahmet amca bana gülümsedi ve öpmem için elini dudaklarıma doğru uzattı.  Hep birlikte arabasına doğru gittik. O zamana göre lüks sayılabilecek gri Broadway’in bagajına eşyalarımızı koyduk. Ben arkada oturuyordum. Annemle Ahmet amca ise birbirlerine gülerek, ara ara el ele tutuşarak önümde oturuyorlardı. Nihayet Ahmet amcanın evine geldik, bizim eve göre çok büyüktü. Hatta Ahmet amca benim için özel bir oda düzenlemişti. İtiraf etmeliyim ki bu oda beni heyecanlandırmıştı. İçinde sayısız oyuncak ile pembe bir yatak vardı. Her şey çok güzel görünüyordu fakat bir şey eksikti. Korktuğum anlarda yanına sokulabileceğim veya gelip bana sarılabilecek ablam yoktu. Bunun hüznü ile odanın ortasına sırt üstü yatıp tavanı izlemeye başladım. Ve sonra yine uykuya daldım.

Aradan yıllar geçmiş, 9 yaşına gelmiştim. Yeni hayatıma artık alışmıştım ama hâlâ babamla ablamı özlüyordum. Genellikle bu özlemim, şiddetini okuldan eve doğru yürürken arttırıyordu. Yine bir gün okuldan çıkıp eve geldim. Evde kimse görünmüyordu. Biraz evin içinde dolaşmaya başladım. Ahmet amcanın yatak odasının önünden geçerken annemin inlemelerini duydum. Bir an duraksadım, kavga ettiklerini düşünerek kapıyı sertçe açtım. Annemi ve Ahmet amcayı yatakta çıplak vaziyette gördüm. İlk kez böyle bir şeyle karşılaştığım için tepki veremedim. Ahmet amca ‘’Çabuk çık dışarı!’’ diye bağırdı. Annemin gözlerine baktım, ‘’Lütfen kızım, çık.’’ der gibi başını önüne eğdi. Geriye doğru adımlarla odadan çıktım, kapıyı kapatmak için kolumu bile kaldıramadım.

Ahmet amcanın sadece, bize yardım eden iyi bir insan olmadığını anlamıştım. Meğerse o, annemle babamın tartışmasındaki en büyük nedenmiş. Annemin babamı hiç sevmediğini ve Ahmet amcanın annem, babam, ablam ve benden oluşan çekirdek ailemizin gizli ferdi olduğunu anlamıştım. O günden sonra Ahmet amcaya kin ve nefret besledim. Günler geçtikçe onların yatak odasındaki haz çığlıklarını daha çok duymaya başladım. Bu seslerden hiç hoşlanmıyordum. Bu sesler tıpkı annem ve babamın kavga sesleri gibi huzursuz ediyordu beni. Yine o sesler gelmeye başladı, keşke ablam yanımda olsaydı kulaklarımı tıkasaydı. Belki sesleri tamamen engelleyemezdi ama onun avuç içleriyle kulaklarıma tampon yapmasını özledim. Birinin benim için bir şeyler yapmasını özledim.

Lise yıllarında artık evin istenmeyen üyesi olduğumu hissetmeye başlamıştım. Üstelik bu arada Serdar adında üvey bir kardeşim olmuştu. Onun gözlerindeki saflık hüzünlendiğimde limanım oluyordu. Bir nevi terapi gibiydi. Bazen kendime şunu soruyordum: ‘’Çocuklar olmasaydı bize kirlenmemişliği hangi varlık hatırlatacaktı?’’

Ahmet amca odama geldi, ‘’Meryem seninle konuşacaklarım var, salonda bekliyorum.’’ dedi. O gittikten 10 dakika sonra yanına gittim. Onu beklettiğim için sinirlendiğini fark ettim. Zaten bunu bilerek yapmıştım. ‘’Meryem artık seni bu evde istemiyorum. Biz üç kişilik bir aileyiz; annen, ben ve Serdar.” Bir an gözüm salonun kapısına takıldı. Annemin omzunun bir bölümünü gördüm, bizi dinliyordu. Demek ki durumdan haberdardı. ‘’Anne!’’ diye seslendim. Annem başını öne eğerek salona girdi. ‘’Anne Ahmet amca neler söylüyor? Bir şey demeyecek misin?’’ Annem yüzüme acıyarak baktı. ‘’Kızım… şey yani, hani bilmiyorum ama gitsen daha iyi olur.’’ deyip salondan hızlıca çıktı. Ahmet amca ile göz göze geldik. Gitmekten başka çaremin olmadığını anlayıp odama çekildim.

Babamla ablamın yanına tekrar dönmek için yolculuğa koyuldum. On iki yıl boyunca onlarla sadece üç kez konuşabilmiş; bunca zaman yüzlerini hiç görmemiştim. ‘’Acaba şu an ne haldeler?’’ merakıyla yolculuğu tamamlayıp Mersin’e geldim. Annem beni alması için dayımla konuşmuş. Çocukluğumda bana oyuncaklar alan dayımı ilk görüşte tanıdım. Ama çok değişmişti. Dayım bu haldeyse ablam ne durumdadır acaba? Dayımla beraber babaannemlere doğru gitmeye başladık. Yol boyunca hiç konuşmadık. Beni evin önüne gelince indirdi. Kendisi arabadan dahi inmedi. Babaannem ve halam karşıladı beni. Birkaç dakika boyunca bakıştık. Sanki beni tanımaya çalışıyorlardı. İlk babaannem sonrasında ise halamla birbirimize uzun uzun sarıldık. Klişe hal hatır muhabbetlerinden sonra ablamı ve babamı sordum. Birbirleriyle uzun uzun bakışmalarından bir sıkıntı olduğunu tahmin ettim. Sonra halam cesaretini toplayıp anlatmaya başladı. Anlattıkları şeyler beni duygudan duyguya sokuyordu adeta. Misal ablamın tıp öğrencisi olduğunu öğrendiğimde çok sevindim. Babam ise yeni biriyle evlenmiş, kendi annesi ve kardeşleriyle dahi bağını koparmıştı. Evlendikten bir süre sonra ablamı, eşinin baskısıyla evden göndermek zorunda kalmış. Ablamla bu gibi ortak olaylara maruz kaldığımı öğrenmek, beni anlık olarak saçma bir huzur içine alsa da ablamın durumuna üzülmekten kendimi alamadım. Ablam yalnız başına yaşıyormuş, babam ise sadece maddi olarak destek veriyormuş.

Halamlardan ablamın adresini aldım ve heyecanla onu görebilmek için evden çıktım. Ama duyduklarım içimde bir boşluk hissi oluşturmuştu. İnsan kalbinin küflendiğini veya etrafının yosun kapladığını hissedebilir mi? Ben hissediyordum ve bunu ifade ederken herhangi bir mecaz yapmıyordum.

Yaşamış olduğum bu olaylar silsilesi ne kadar acı ve ağır şeyler olsa da hâlâ kendimi güçlü hissediyordum. Ağlamasına ağlıyordum fakat kimse neye ağladığımı bilmiyordu. Ne zaman birinin yanında ağlayacak gibi olsam, bana Ahmed Arif okumasını rica ederim. Yalnız olduğumda ise kendime sesli şekilde şiirler okurum. Çevremi ve kendimi bu şekilde kandırırdım. Bütün hüznümü Ahmed Arif şiirleriyle kamufle etmiştim. Zaten bu kadar güçlü kalmama veya öyle sanmama neden olan üç şey vardı: Cipralex, Ahmed Arif ve uzun zamandır görmesem de ablamın varlığı…

Ablam beni kapıda karşıladı. Derin bir sessizliğin ardından birbirimize sarılarak uzun bir süre hıçkırarak ağladık. O kadar uzun ağladık ki vücudumun o günden sonra hâlâ gözyaşı salgılayabilmesini takdirle karşılıyorum.

Artık ablamla beraber yaşıyorum. O doktor; ben ise henüz bir haftalık avukatım. Bazen bir koku veya bir ses bize tüm geçmişimizi hatırlatır. Ama geçmişim basit olmadığı için bunların bana pek de olumsuz etkisi olmuyordu. İlk müvekkilim olan amcanın geçmişimi bana bu denli hatırlatacağını bilseydim, bu mesleği seçmek konusunda biraz daha düşünürdüm.

Yaşamımda komik olayların olmadığını bilsem de tanrının benim senaryomu yazarken alay ettiğini ve bu senaryoyu ‘trajikomik hayatlar’ kategorisine koyduğunu düşünüyorum. Hatta şu an bile bana bakarak sırıttığını hissediyorum.

Ayağa kalktım, Ahmed Arif’in “Hasretinden Prangalar Eskittim” kitabını elime aldım ve amcanın odaya girmesiyle söndürdüğüm yarım Parliament’i tekrar yaktım. Gökyüzüne bakarak ben de sırıtmaya başladım. Ve tanrıya ithafen: ‘’Tanrım asıl komik olan şey, hâlâ beni alt edebileceğini düşünüyor olman.’’ dedim ve sesli bir şekilde kendime şiirler okumaya başladım.

 

Yazarımızın son yazısını okumak için tıklayınız.

Öne çıkan görsel Engin Akyurt tarafından Pixabay‘a yüklendi

Bu içerik 3270 kez okunmuştur

Yorum İçin Tıkla

Bir Cevap Yazın

Ekibimize Katıl!

yazar

Kısa Süreli İndirim

Son Yazılar

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar
Blog5 saat Önce

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar

Penceremin Perdesini Havalandıran Rüzgar Ruzigar ya da ruzgar Farsça’dan dilimize geçen benim meftunu olduğum kelimelerden birisi. Eski Türkçe’de yil –...

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir? İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?
Sosyoloji3 gün Önce

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?

İçinde Yaşadığımız Kültür Nedir?   Kültür kavramı, kelime kökeni olarak çok eski zamana dayanır. Etimolojik olarak, Latince ‘cultura’ sözcüğünden türemiştir....

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24 Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24
Quiz&Test6 gün Önce

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #24

Yazar Kitap Eşleştirme Testi serimizin yirmi dördüncüsü ile karşınızdayız. 10 eserin gerçek sahibini bulabilecek misin? Edebiyat severler, kitap kurtları, şiir...

mühendislik nedir mühendislik nedir
Bilim1 hafta Önce

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları | Mühendislik Maaşları

Mühendislik Nedir? Mühendislik Dalları Mühendis kelimesi arapça kökenli bir kelimdedir ve hendese kökünden gelir hendese kelimesi ise “arazi ölçme, geometri” anlamlarına gelir....

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27 WK Haftalık Genel Kültür Testi #27
Quiz&Test1 hafta Önce

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız.10 sorunun doğru cevabını bulabilecek misin? Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın...

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü
Felsefe1 hafta Önce

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü

Güzelliğe Dair Algımız ve Anlam Bütünlüğü   Yüzyıllardır süre tartışmaların biri de; güzelliğin ne olduğu ve algılanması üzerinedir. A. Schopenhauer’da...

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20 Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20
Biyografi2 hafta Önce

Can Yücel: Şans Tanımamız Gereken Şair #20

Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin son yazısında Ece Ayhan yer almıştı. Bu yazımızda ise sizlere Can Yücel’i tanıtacağız. Kendisi pek...

Elon Musk Kariyeri Elon Musk Kariyeri
Teknoloji2 hafta Önce

Elon Musk Kariyeri

Elon Musk Kariyeri Giriş: Merhabalar, bugünkü yazımızda sizlere dünyanın en zengin adamı olan Elon Musk’ın kariyerine değineceğim. Elon Musk, dünyada...

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23 Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23
Quiz&Test2 hafta Önce

Haftalık Yazar Kitap Eşleştirme Testi #23

Yazar Kitap Eşleştirme Testi serimizin yirmi üçüncüsü ile karşınızdayız. 10 eserin gerçek sahibini bulabilecek misin? Edebiyat severler, kitap kurtları, şiir...

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir
Müzik2 hafta Önce

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir

Ufuk Beydemir Röportajı | 15 Soruda Ufuk Beydemir Wikikültür için röportaj veren Ufuk Beydemir’e çok teşekkür ederiz. SORU 1) Merhaba;...

WK Haftalık Genel Kültür Testi #27 WK Haftalık Genel Kültür Testi #27
Quiz&Test2 hafta Önce

WK Haftalık Genel Kültür Testi #26

Haftalık Genel Kültür Testi ile tekrardan karşınızdayız.10 sorunun doğru cevabını bulabilecek misin? Her konudan genel kültür soruları için bağlantıya tıklayın...

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız? “Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?
Deneme2 hafta Önce

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?

“Post Truth” – Hakikat Sonrası Dünyada Mavi Hapı Mı, Yoksa Kırmızı Hapı Mı Alacaksınız?   Post Truth “Gerçek Sonrası” Politikalar...

Susmak Susmak
Edebiyat2 hafta Önce

Susmak

Susmak Saçlarını taramış mıydı? Sakallarını düzeltmiş ve bıyıklarının ucunu almış mıydı? Ha evet kaşlarının ortasında da tüyler çıkardı. Acaba berbere...

'Biz' Kimin Yabancısıyız ? 'Biz' Kimin Yabancısıyız ?
Felsefe3 hafta Önce

‘Biz’ Kimin Yabancısıyız ?

‘Biz’ Kimin Yabancısıyız ?   Bizler, sürdürdüğümüz hayat içerisinde kendimizi bulmaya çalışmışızdır. Aynı zamanda hayata dair de anlam arayışımızı sürdürmüşüzdür....

Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19 Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19
Biyografi3 hafta Önce

Ece Ayhan: Şans Tanımamız Gereken Şair #19

Şans Tanımamız Gereken Şair listemizin son yazısında Fazıl Hüsnü Dağlarca yer almıştı. Bu yazımızda ise sizlere Ece Ayhan’ı tanıtacağız. Kendisi...

İskender Aydın'ın İki Yazısı İskender Aydın'ın İki Yazısı
Deneme3 hafta Önce

İskender Aydın’ın İki Yazısı

İskender Aydın’ın İki Yazısı   Cehennemi yaratan bizleriz. Modern yasalar karşısında, evrenin yasaları vardır. Hayatımıza uygulandığı zaman bu yasalar; insanoğlu;...