tt ads

8 Mart – Güçlü “Bir” Kadınla Evlenmek…

 

Ben güçlü “iki” kadınla evlendim ve hiç pişman değilim.

Genelde dünyada, özellikle de yurdumuzda, erkekler kendilerinin sözünden pek çıkmayacak, kendilerine görece bağımlı kalacak ve edilgin özellikleri öne çıkan kadınlarla evlenmek ve ilerde “sorun” yaşamamak istiyorlar. Asıl bu isteklerinin tam anlamıyla bir sorun kaynağı olabileceğini bir türlü idrak edemiyorlar.

Düşünün bir kere, dağcısınız, partnerinizle sert bir duvar rotasına giriyorsunuz, üç ip boyu lider çıkıp, yoruldunuz. “Hadi bir ip de sen lider git” dediğinizde partneriniz boynunu büküyor, “gidemem” diyor…

İki özel kuvvet elemanısınız, çatışmaya girmişsiniz, birkaç dakika sonra yanınızdakinin hiç ateş etmediğini, ateş edemediğini fark ediyorsunuz…

Bunun gibi yüzlerce, yanınızdaki insanın çok yetersiz kaldığı ve bu nedenle ciddi tehlike altına girebileceğiniz örnek üretmek mümkün.

Günümüz evliliklerinin kurulduğu gittikçe berbatlaşan ve zorlaşan dünyada gerektiğinde “lider çıkamayacak” ya da “ateş edemeyecek” partnerlerle yola çıkmak çok büyük bir lüks, öylesine bir lüks ki aslında pek çoğumuzun almaya “parası” yetmez, yetmemesi gerek. Ya da daha klasik bir şekilde söylemek gerekirse; iki yetişkinin ve doğacak çocukların bütün yükünü tek başına taşımaya kalkmak hiç akıl karı bir davranış değil.

 

8 Mart – Güçlü “Bir” Kadınla Evlenmek…
8 Mart – Güçlü “Bir” Kadınla Evlenmek…

 

Kendi yaşantımdan bir şeyler anlatayım; annem ile babam iyi insanlardı. Tek çocukları olan beni çok severlerdi. Ben de onları çok severdim. Ama onlar birbirlerini pek sevemediler. Kendimi bildiğim yaştan itibaren ev kadını olmak için çok fazla eğitimli, iş kadını olmak için ise yetersiz donanımlı annemin çaresizliğini yaşadım, hissettim ve aslında azabını çektim. Ve lise çağlarımda kendi kendime şu sözü verdim:

“İlerde mutlaka çalışan, kendi hayatına sahip bir kadınla evleneceğim ve eğer bir gün benle olmayı istemezse rahatça çekip gidebilecek ve kendi ayakları üzerinde durabilecek kadar güçlü bir kadın olacak”

İlk eşim Sema ile tanıştığımda o 16,5 ben ise 20 yaşındaydım. 6 yıl sonra evlendik, bir kızımız oldu ve 16 yıl sonra da ayrıldık. Birbirleriyle tanışan o iki çocuktan, hayatta çok farklı beklentileri olan iki yetişkine büyümüştük. 4 yaşına bile gelmemiş çocuğumuzun hatırı için demedik, annem gibi çaresizlikten de birlikte olmaya devam etmedik.

Ayrıldık.

O da, ben de harika iki eş bulduk. Sema’nın eşi kızıma ikinci bir baba oldu. Bunu söylerken kesinlikle abartmıyorum. Yeni eşim Şengül de harika bir ikinci anne oldu. Kızım ne annesinin evindeyken benim hakkımda ne de benim evimdeyken annesi hakkında kötü bir şey duymadı. Kızımın mezuniyet günlerine iki anne, iki baba birlikte gittik onu mahzun ya da yalnız bırakmadık, epey de eğlendik. Bunları yapabilmek için eski ve yeni, iki eşimin de çok güçlü kadınlar olmaları gerekiyordu ve öyleydiler ve bu harika bir durumdu.

Şengül, dizimin dibinde oturan, edilgin bir kadın olmak yerine beni harika, heyecanlı, bol maceralı ve ara sıra tehlikeli bir dünyaya; akademinin ve arkeolojini dünyasına soktu. O kadar soktu ki, gidip doktorasını yaptım. Kendimi zayıf bir kadının “efendisi” gibi değil, sert bir duvarda, en az benim kadar güçlü ve deneyimli ama benden çok farklı yetenekleri olan bir dağcı partnerle sürekli tırmanıyor gibi hissediyorum. İnanılmaz bir keyif.

 

8 Mart – Güçlü “Bir” Kadınla Evlenmek…
8 Mart – Güçlü “Bir” Kadınla Evlenmek…

 

Beni hem birinci hem de ikinci eşimle evliyken bilenler, evde yemekle uğraşırken, bulaşıkları toplarken ya da ütü yaparken, kısacası ortak yaşamın yükünü ortak sırtlarken görüp, klasik Türk anlayışına göre “kılıbıklıkla” yaftalayabilirler(di)…

Evlerde mırıl mırıl oturan kedileri görmüşsünüzdür. O kedilerin aslında evcilleşmemiş, yabanıl yaratıklar olduklarını bilir miydiniz? Evin kedisi evde oturduğu her an, orada olmaktan mutlu olduğu için evdedir. Huzur içinde evdedir çünkü eğer keyfi kaçarsa her an gidebilecek kadar kendine güvenir.

Ayrıca güçlü bir kadının sevgisini kazanmak, o sevgiyi her an güçlü tutmak zor zanaattır. İnsanın kendini salmamasını, geliştirmesini, hep “keskin” kalmasını gerektirir. İki “hayt! huyt!” ederek efelik taslama imkânı yoktur. Ama başarılan her zorlu “iş” gibi keyfi de bambaşka olur.

Erkek dostlarım, siz siz olun, güçlü bir kadınla bir hayat kurmanın getirilerini ve sizleri kişi olarak ne kadar yüceltebileceğini hiç küçümsemeyin.

Kocaeli – 8 Mart 2021

 

Yazarımızın diğer yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.

Bu içerik 3716 kez okunmuştur

tt ads

One Reply to “8 Mart – Güçlü “Bir” Kadınla Evlenmek…”

  • Aslı'nda
    Aslı'nda
    Reply

    mutluluklar.. 😉

Bir Cevap Yazın