60 Yaş Hüznü Neden?

 

60 Yaş Hüznü Neden?

Aslında insanın büyümesi, yaşlanması kesintisiz, bir günden ötekine çok küçük değişikliklerle devam eden bir süreçtir. Ama biz bu süreci her yıl tekrarlanan yaş günleri ile anmayı tercih ederiz. Yaş alma konusunda bambaşka bir boyut ise “10” yılda bir gelen ve yaş sayısının birinci hanesinin değiştiği dönemlerdir, yani 19’dan 20’ye ya da 39’dan 40’a geçilmesi gibi.

19’dan 20’ye geçtiğimde farklı bir şey hissettiğimi hatırlamıyorum.

29’dan 30’a geçiş ise tam anlamıyla kamyon çarpması gibi gelmişti. Herhalde yaşadığım en sert 10 yıl dönümüydü. Ölüyorum sanmıştım ve kendimi kalp doktorunda bulmuştum.

İlginçtir, 39’dan 40’a geçerken de bir şey hissetmemişim. Aklımda hiçbir kayıt yok.

49’dan 50’ye geçerken ise garip, felsefi bir bunalıma düşmüştüm. Kesinlikle 29-30 geçişi gibi değildi. Hayatımdaki “gelecek” zaman kipini kaybetmemek, hep ileriye dönük hayaller üretebilmek için kendime iki yeni program yaratmıştım; bunlardan birincisi maraton koşmaya başlamak, diğeri ise arkeoloji konusunda yüksek lisans ve doktora yapmaktı. Her ikisi de tüm 50’li yaşlarımı sımsıkı ve çok keyifli bir şekilde doldurdu

60 Yaş Hüznü Neden?
60 Yaş Hüznü Neden?

İnsanların yaşlarının hesaplanış şeklindeki yaygın fikir ayrılığı nedeni ile 19 Ağustos 2017 ya da 2018’de 60 yaşıma girdim. Kısacası, öyle ya da böyle artık yaşımı gösteren sayının ilk hanesinde “6” rakamı var. Öyle 30 yaş dönümü gibi sert ya da 50 yaşta olduğu gibi felsefi bir sorunla karşılaşmadıysam da bir hüznün derinden kendini hissettirdiğini fark ediyorum. Epeydir bu duyguyu anlamlandırmaya çalışıyordum. Normalde bu dünyada hepimizin günleri sayılı (haliyle). Ne kadar uzun süre yaşamışsak o oranda “daha da” sayılı (eh! o da normal). Ölüm korkusu ve bunun yarattığı bir telaş ya da üzüntü olması gerekir. Aslında her canlı ölmekten korkar ve bu da çok normaldir.

Ama kendimi incelediğimde hissettiğim şeyin temel bileşeninin ölüm korkusu ve bunun üzüntüsü olmadığını şaşırarak fark ettim. Temel duygu gerçekten de sadece hüzündü.

Yaşamda ilerledikçe ve gençlik yıllarından uzaklaştıkça bedensel tüm yeteneklerimiz azalıyor. Örneğin bir dönemler iş ya da tatil yolculuklarında değişik yemeklerden bolca yemek, sağlam denilecek şekilde içmek çok hoşuma giderdi. Şimdi her ikisini de ne eskisi kadar istiyorum ne de istesem bile yapabiliyorum, midem izin vermiyor. Bunlar gibi, artık yapamadıklarım azalmıyor hep artıyor. Bunun verdiği bir hüzün olabilir miydi?

Aşağıdaki görsel; Sevgili okul arkadaşım Cüneyt Altınışık’ın 60. yaş günü (Resimde soldan ikinci), ve dördümüzün geçmişinden birer kare.

60 Yaş Hüznü Neden?
60 Yaş Hüznü Neden?

Mutlaka bir payı vardır. Ama temel duygu bu da değildi.

Sanırım dün hüznün nedenini buldum ve bulduğum şey beni daha da hüzünlendirdi.

Şöyle açıklayabilirim; çocukken eğer çok şanssız değilseniz ve sizi kollayan ve seven bir aileniz ve çevreniz varsa, etrafınızda bir dolu büyük insanlar ve size akran arkadaşlar görürsünüz.

O büyüklerin önemli bir bölümü sizin çocuk gözünüzde güçlü insanlardır ve size sadece sevgi değil güven duygusu da verirler. Ayrıca arkadaşlarınızla da oynar, eğlenir, çok güzel vakit geçirirsiniz. Gençliğinizin ilk yıllarında da durum aynı olabilir. Kısacası hepsi sizin için farklı mutluluk kaynaklarıdır. Daha da iyisi, etrafınıza baktığınızda değişmeyen, statik bir ortam görmektesinizdir. Yaşamınızı çevreleyen öğeler güzel bir fotoğraf gibidir.

Sonuç olarak, hem güven hem de sevinç veren ve sarsılmayan bir ortamda yaşamaktasınızdır.

Ama siz 60 yaşına geldiğinizde bir zamanlar güven abidesi gibi duran sevdiğiniz “büyüklerin” yavaş yavaş güçten düşmelerini, eriyip gitmelerini ve ardından da kayboluşlarını sürekli izlersiniz. Yaşıtlarınız, yani birlikte gülüp oynadığınız diğer çocuklar, gençler ise sizin gibi büyük insanlar olmuşlardır. Yaşam hepsini farklı etkilemiştir. Ve 60’lı yaşlara geldiyseniz kendi neslinizin artık yaşamdaki en üretken ve en heyecan verici döneminin bitmiş olduğunu fark edersiniz. Tanıdığınız dünya güzeli kızlar sağlık sorunları ile boğuşan yaşlı “teyzeler”, yakışıklı delikanlılar ise göbekli amcalar olmuşlardır. Büyük hayalleri olan dostlarınızın bir bölümü ise hayallerine yaklaşamamışlardır bile.

Kısacası, size onca güveni sağlayan, durağan ve değişmeyen çevrenizdeki yapı artık değişmiş, bozulmuş, hatta yıkılmıştır.

Aşağıdaki görsel;1966 senesi, Polonezköy’de, büyüklerinin yanında iki küçük çocuk, ben ve kuzenim Serhan Sernikli. Biz ikimiz şimdi yandaki renkli resimlerdeki gibiyiz, büyüklerimiz ise artık yoklar.

60 Yaş Hüznü Neden?
60 Yaş Hüznü Neden?

Bu durumun bir yönü tamamen bencilcedir; size onca keyif veren, bilgi veren, başınız sıkıştığında yardım alabildiğiniz insanların giderek azalmasıdır.

Bir diğer yönü ise, çevrenizdeki onca sevdiğiniz insanın yavaş yavaş çöktüğünün, kaybolduğunun farkına varmanız ve bu süreci çaresiz izliyor olmanızdır. Oysa siz onları hep güzel, neşeli, güçlü, sımsıcak görmek isterdiniz.

Bu durum yaşam akışının son derece doğal bir sonucu. Bu nedenle ortada üzülecek bir konu bulunmuyor. Yaşam döngüsü böyle bir şey. Yaşlıların gidip yerlerine gençlerin geldiği bir dünya normaldir ve arzu edilendir. Tersine, savaş zamanlarında olduğu gibi, yaşlıların gençlerin gidişini gördüğü bir dünya ise ancak cehennem olabilir…

Ama ne olursa olsun, hüzne mani olmak mümkün olmuyor.

Haldun Aydıngün
14.02.2020

 

Haldun Aydıngün’ün yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.


Haldun Aydıngün

Haldun Aydıngün

Mühendis, arkeolog (Dr), yazar (19 yayınlanmış kitap), fotoğrafçı, dağcı, ultra maratoncu
https://wikikultur.com/


Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.