Ağrı Nedir?

Ağrı Nedir?

IASP (Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği) ağrıyı, “Gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili veya buna benzeyen hoş olmayan bir duyusal ve duygusal deneyim.” olarak tanımlamaktadır. Burada dikkate değer olan, ağrı her zaman hasarlı dokulardan kaynaklanan bir his değil beyinde üretilen bir algıdır.

Ağrı, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerden değişen derecelerde etkilenen kişisel bir deneyimdir. İnsanlar yaşamlarındaki tecrübelerle ağrıyı öğrenirler.

Ağrı Kötü Müdür?

Yukarıdaki açıklamada ağrıyı hoşa gitmeyen bir his olarak tanımladık. Bu tanımdan yola çıkarsak ağrı pek de sevilecek bir his gibi durmuyor ancak ağrı hayatımızın olmazsa olmaz parçalarından birisidir.

Nasıl mı? Buna Marsili Sendromu iyi bir örnek olabilir. Bu hastalık adını Marsili ailesinden alıyor. Ailedeki bireylerde ağrı hissinde kayıplar var. Bedenlerindeki herhangi bir yer zarar gördüğünde ağrı hissetmiyorlar. Örneğin aile üyelerinden biri kayak yaparken omzunu kırıyor ve bunu fark etmiyor. Birkaç gün sonra parmaklarının sızlaması sonucu fark ediyor. Bu olayda da görüldüğü gibi ağrı hoşa gitmeyen ilk bakışta sahip olmak istemediğimiz bir his olsa da hayat kurtarıcı ve aslında vücudumuzda kaslarımızda, eklemlerimizde, sinir sistemimizde bir problem çıktığında alarm veren bir his. Bunun gibi “analjezi” yani ağrıyı hissetmeyen kişiler de aslında çok uzun ömürlü olmuyor. Örneğin kalp krizi geçiren bir kimsenin omzunda, kolunda ağrı hissetmesi koruyucu ve gerçekten mucizevi bir olaydır. O yüzden ağrı vücudumuzdaki koruyucu sitemdir.

Ağrı Nedir?
Ağrı Nedir?

Burkulmalardan, çarpmalardan, ısırılmalardan kaynaklı ağrılar dokulardaki değişikliklerle kolayca ilişkilendirilebilen basit ‘günlük’ ağrılardır. Beyin, dokuların tehdit altında olduğu ve iyileştirme davranışları da dahil olmak üzere eylemin gerekli olduğu sonucuna varır. Ağrının ek bir faydası da sizi aynı hatayı iki kez yapmaktan korumaktır.

Ağrı Gerçekten Karmaşıktır

Bel ve baş ağrısı insanlarda en sık görülen ağrılar arasındadır. Bel ağrısında araştırmalar, disk ve sinir hasarının nadiren yaşanan ağrıyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Dokulardaki birçok değişiklik, hayatta olmanın normal bir parçasıdır ve canınızı yakmak zorunda değildir. Dahası, bu değişiklikler aktif bir yaşam sürmenizi engellemek zorunda değil. Yaşlı bir kişinin omurgasının röntgeninde artritik veya dejeneratif olarak tanımlanabilecek değişiklikleri ortaya çıkarması çok muhtemeldir ancak bu değişikliklere rağmen hala çok iyi çalışabilmektedir. Özetle, ağrı yoksa dokulardaki bu değişikliklerin beyniniz tarafından bir tehdit olarak algılanmadığı anlamına gelir.

Ağrı Nedir?

Ağrıyı daha yakından tanımanız için literatüre de girmiş birkaç örnekten bahsedeceğim.

Bunlardan ilki Betany Hamilton’un yaşadığı olay. Avustralyalı sörfçü Bethany Hamilton bir köpek balığı saldırısına uğruyor ve kolunu kaybediyor. 2003 yılında CNN’e bir röportaj veriyor. Muhabir “ O ana dair neler hatırlıyorsunuz, şokta mııydınız?” diye soruyor. Bethany ise “ Şoktaydım. Hiç acı hissetmedim bunun için kendimi şanslı hissediyorum. Eğer acı hissediyor olsaydım olaylar bu şekilde gelişmezdi.” diyor.

Yine bir başka bir araştırmada Amerika’da inşaatta çalışan bir işçi yanlışlıkla üzerinde çivi olan bir tahtanın üzerine basıyor. Çivi ayakkabısını delerek üstten çıkıyor. Adam kıvranıyor, çok acı çektiğini söylüyor ve arkadaşlarından yardım istiyor. Hastanede doktorlar ancak yüksek narkotik ilaçlar vererek bu kişiyi sakinleştirip ağrısını azaltabiliyorlar. Sonrasında yavaşça çiviyi ve ayakkabıyı çıkarıyorlar. Bir de bakıyorlar ki çivi adamın ayağına hiçbir zarar vermemiş. İki parmağın arasından geçip yukarı çıkmış.

Babanın doğum sancısı yaşadığı Couvade Sendromu adı verilen bir sendrom vardır. Bazı toplumlarda insanlar baba ne kadar acı çekerse o kadar iyi baba olacağına inanırlar. Bazı kadınlar çocuğu doğururken aslında kocaya bakarlar.

Gördüğünüz gibi her üç olay da bize birbirinden şaşırtıcı veriler sunuyor. Bu olaylardan da anlaşılacağı gibi gelen bilgi her zaman ağrıyla sonuçlanmayacağı gibi bazen de ağrısız olan bilgiler ağrı olarak hissedilebiliyor. Yaşadığınız ağrı miktarı, her daim maruz kaldığınız doku hasarının miktarı ile ilgili değildir.

Ağrı Nedir?
Ağrı Nedir?

Ağrı Nedir?

Ağrı ve Algı

Pek çok ve çeşitli ipuçları ağrı deneyimiyle ilgili olabilir, ancak bir şeyin acıtıp acıtmadığına, istisnasız %100 karar veren beyindir.

Duyusal bilgiler veya ‘duyusal ipuçları’ (vücudunuz da dahil olmak üzere duyularınızdan gelen herhangi bir bilgi) merkezi sinir sisteminiz tarafından değerlendirilmelidir. Bu ipuçlarının değerlendirilmesi son derece kapsamlıdır; karmaşık hafıza, akıl yürütme ve duygusal süreçleri içerir ve bir tepkinin potansiyel sonuçlarının dikkate alınmasını içermelidir.

Bir örnek vermek gerekirse aynı küçük parmak yaralanması profesyonel bir kemancıda profesyonel bir dansçıda olduğundan daha fazla ağrıya neden olacaktır çünkü parmak hasarı kemancı için daha büyük bir tehdit oluşturur. Olay, kemancının geçiminde ve kimliğinde daha büyük bir rol oynar.

Sivilce asla arzu edilmez. Bir randevuya veya iş toplantısına çıkmak üzereyseniz, bu sivilce çok büyük hissedecek ve dokunmak daha acı verici olacaktır.

Ağrı, algılanan nedene bağlıdır.

Ağrı devam ettiğinde ve hayatınızı mahvediyormuş gibi hissettiğinde, herhangi bir yararlı amaca nasıl hizmet edebileceğini görmek zordur. Ağrı acı verir çünkü beyin bir şekilde, bir nedenle, genellikle tamamen bilinçaltında, tehdit altında ve tehlikede olduğunuz sonucuna varmıştır – işin püf noktası beynin neden bu sonuca vardığını bulmaktır.

Yaş, Cinsiyet, Kültür ve Ağrı

Yaş

Büyük bir demir parçası 10 yaşındaki, 45 yaşındaki ve 62 yaşındaki birinin üzerine düşerse hepsi aynı miktarda ağrı yaşadığını söyleyecektir. Bununla birlikte, vurulmaya verilen tepki yaşa göre değişecektir. Bir bebek çığlık atar, bir çocuk ağlar, bir yetişkin çeşitli şekillerde tepki verebilir.

Sırt ağrısı gibi bazı ağrıların prevalansı yaşam boyunca değişir. Örneğin, 60’lı yaşların üzerindekilerin sırt ağrıları 60’ların altındakilere göre daha azdır. Bu da ağrının mutlaka dokulardaki dejenerasyon miktarı ile ilgili olmadığını göstermektedir. Çok erken yaşlardan itibaren acıya anlam yüklemeye başlarız.

Bebeklerin kendilerine zarar verdiklerinde, acıyla çığlık atmadan önce genellikle ebeveynlerine baktıklarını hiç fark ettiniz mi?

Ağrı Nedir?

Ağrı Nedir?
Ağrı Nedir?

Cinsiyet

Ağrı deneyimlerindeki farklılıklar üreme organlarına ve toplumsal cinsiyet rollerine bağlı olabilir. Örneğin, kalıp yargıları takip edebilirler: anne veya baba rolleri, topuklu giyen kadınlar, bira göbekli erkekler, büyük göğüslü kadınlar, klişeleşmiş iş talepleri, hobiler veya oynanan sporlar. Ağrıdaki bu farklılıklar genellikle farklı fizyolojiden değil, farklı sosyal rollerden kaynaklanır.

Kadınların ağrı eşiği ve toleransının erkeklerden daha düşük olduğu, en azından kadınlar doğum yapana kadar, ağrı eşiği ve toleranslarının ‘sihirli bir şekilde’ yükseldiği popüler bir efsane vardır. Erkeklere kıyasla kadın ağrı hastalarını yetersiz tedavi etme eğilimi hala var, bu da sağlık profesyonellerinin kadınların ağrılarını erkeklerin ağrılarından daha fazla ‘psikolojikleştirebileceğini’ düşündürüyor.

Diğer yandan, bugüne kadarki çoğu ağrı araştırmasının erkek araştırmacılar tarafından erkek hayvanlar üzerinde yapıldığını da kabul etmeliyiz. Belki de bu araştırma yöntemleri değiştiğinde ağrı anlayışımız değişecektir.

Ağrı Nedir?

Kültür

Birçok çalışma, farklı kültürlerdeki insanlar arasında ağrı eşikleri ve tepkilerinde farklılıklar olduğunu bildirmektedir. Örneğin, Akdeniz halkları için acı verici bulunan ısı düzeyi, Kuzey Avrupalılar için yalnızca sıcak olarak kabul edilir.

Ağrınız hiçbir zaman bir sağlık profesyonelinin veya başka birinin bu konuda yaşadığı ağrı ile aynı olmayacaktır.

Yaş, kültür ve cinsiyetin ağrı üzerindeki kesin etkilerini incelemek zordur ve bu alandaki araştırmalar hızla gelişmesine rağmen tam olarak anlaşılamamıştır.

Şu anda acı çekiyorsanız, yalnız değilsiniz. Aslında, dünyanın herhangi bir zamanında, insanların yaklaşık yüzde 20’si 3 aydan uzun süredir devam eden ağrılara sahiptir.

Ağrı Nedir?

 

Kaynaklar

  • Explain Pain, David Butler, Lorimer Moseley, Noigroup Publications, Adelaide, Australia, 2003.
  • https://curiosity.com/topics/this-italian-family-cant-feel-pain-and-researchers-are-finding-out-why-curiosity/
  • TÜBİTAK Bilim Genç, Ağrı Hissetmemek İyi mi, Kötü mü? M. Bünyamin Yıldırım, 12/04/2018.
  • J P Fisher, D T Hassan, N O’ Connor, Minerva, BMJ 1995.
  • Fizyodemi Kronik Ağrı Sertifika Programı

 

Yazarımızı Instagram’dan takip etmek için tıklayınız.

Wikikültür’ü İnstagram’dan takip etmek için tıklayınız.

Tıp kategorisindeki diğer içeriklerimize ulaşmak için tıklayınız.



Comments

  1. Yine çok bilgilendirici bir yazı, teşekkürler Sema hanım. Farklı konularda da böyle aydınlatıcı yazılarınızı bekliyoruz.

Leave a Reply

Your email address will not be published.