Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler | 3 Ekonomik Kriz

Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler

1873 Krizi

1871 yılında Almanlarla yaptığı savaşı kaybeden Fransa savaş tazminatının yalnızca onda birini ödeyebilmişti. Bu olay savaştan yeni çıkmış, Bismarck’ın büyük katkılarıyla kurulan, Alman İmparatorluğu’nun ekonomisini olumsuz etkiledi. 1873’ün mayıs ayına gelindiğinde ise kriz Almanya ve Avusturya’da başladı. Haziran ayında İtalya, Belçika, Hollanda’ya da sıçradı. Eylül ayında ise Atlantik Okyanusunu aşarak Amerika’ya yayıldı. Amerika’daki krizin nedeni demir yolu hisse senedinde yapılan spekülasyonlar olarak gösterildi. Herkes hisselerini satıyor ve panikliyordu. Krizin oluşturduğu ateşi söndürmek için New York Menkul Kıymetler Borsası 10 günlüğüne kapatılmıştı. Krizin sonuçları Amerika için felakete neden oldu. Ülkede bulunan 364 demiryolu şirketinden 89’u iflas etti. Binlerce işletme battı ve ilerleyen yıllarda işsizlik korkutucu bir şekilde yüzde 14’e yükseldi.

Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler
Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler

1873 krizi Osmanlı İmparatorluğu’nu da derin şekilde etkiledi. Kriz yılına kadar borçlarını, borç alarak ödemeye çalışan Osmanlı Hükümeti kriz esnasında borç para alacak ülke bulamamış ve büyük bir çıkmaza girdi.

1929 Krizi

Birçok ekonomiste göre o tarihe kadar görülmüş en büyük ve en derin ekonomik krizdi. Büyük buhran olarak da adlandırılır. Amerika’da başlayan kriz daha sonra tüm dünyaya yayılmış ve ikinci dünya savaşına kadar sürmüştür.

Krizin öncesi Amerika’ya bakıldığında birinci dünya savaşı sonrasında üretim yükseliyordu. Üretimle paralel olarak Amerikan ekonomisi de yükseldi. Elektriğin yaygınlaşmasıyla önceden lüks olarak görülen beyaz eşyalar insanlar için zaruri bir ihtiyaç haline dönüşmüştü. Kısacası insanların refahı yüksekti ve paraları boldu. Bu yıllar için tarihçiler ‘Kükreyen Yirmiler’ adını kullandı.

Krizin temelinde birden çok sebep yatıyordu. Bunlardan ilki birinci dünya savaşından sonra Amerika’daki şirketlerin birleşip daha büyük şirketleri oluşturmasıyla piyasanın tekelleşmesiydi. Piyasanın tekelleşmesinin sonucu olarak bir şirketin iflası bile ekonomiyi olumsuz etkileyebilirdi. İkinci neden ise ABD’nin devrin en büyük kredi veren ülkesi olmasıydı. Bu ABD’de çıkan krizin tüm dünyayı etkilemesine sebep oldu. Diğer nedenler arasında o zamanın ABD’sinin bankalarını düzenleyecek yasaların tam olmayışı ve yönetimsel eksiklikleri gösterebiliriz.

1929’ a yaklaştıkça borsanın yükselmesi birçok insanın ilgisini borsaya çekti. İnsanlar o kadar çok rağbet göstermişti ki nakit parasına ek olarak borç alıp hisse senedi almıştı. Borç alırken yaptıkları yatırımın risklerinden habersizdiler, sadece daha fazla hisse almak istiyorlardı.

Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler
Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler

1929’un ekim ayına kadar bu çılgınlık devam etti. Hisseler yükseliyor, halk kısa yoldan zengin olduğunu düşünüyordu. Tabi bunlar devam ederken çöküş için uyaran insanlar da vardı. Toplum bu insanları görmezden geldi çünkü insanlar kendilerine ters gelen düşünceleri söyleyenlerden nefret ederdi. Onlara göre her şey yolunda gidiyordu.

21 Ekim günü yabancı yatırımcılar hisse satışları yaparak borsadan paralarını çekmeye başladılar. 3 gün sonra ise borsa dip yaptı. Hisseler alıcı bulamadığından dolayı sürekli değer kaybediyordu. Hisselerinin değer kaybettiğini göre insanlar Wall Street’e akın etmiş ve hisselerini satmaya çalışmışlardı. Öğle saatlerinde krizi durdurmaya çalışmak için bazı Amerikan banka müdürleri toplanmış ve oluşturdukları para havuzuyla belli başlı hisselerden alım yapmışlardı. Böylece o gün için fiyatların daha fazla düşmesini engellemişlerdi. Krizin patlak verdiği bugüne insanlar ‘Kara Perşembe’ ismini verdi.

Çöküş gününün devamında gelen pazartesi günü ise satışlar kaldığı yerden devam etmişti. Bu durum üzerine tekrar buluşan banka müdürleri durumu incelemiş ve daha fazla alım yapmamaya karar vermişti. Sonuçta aşırı satma isteğine karşı hiçbir güç karşı koyamazdı.

Kriz başladığı zaman kaybedilen ilk şey güven olur. İnsanlar bankalara güvenmiyorlardı, kimse bankaya parasını koymak istemiyordu. Bankalar da insanlara hisse senedi almaları için verdikleri borçları geri alamamıştı. Müşteri bulamayan ve borç verdiği paraları geri alamayan bankalar çok büyük çıkmaza girmişti. Bu çıkmaz pahalıya patladı ve birçok banka iflas etti.

Kriz domino etkisiyle yayıldı. Tüm parasıyla hisse senedi alan insanlar için cehennem şimdi başlıyordu. Çoğu borç parayla hisse aldığından dolayı krizin etkilerini acımasızca hissetmişlerdi. Bu dönemde çok sayıda intihar vakası yaşandı. Kriz sadece borsaya yatırım yapanları değil yapmayanları da etkilemişti. İnsanlar evlerinden ve işlerinden oldu.

Krizin devamında inşaat sektörü durma noktasına geldi. Talepteki azalmadan dolayı hammadde fiyatları dibe vurdu. Ticaret ise önemli oranda durmuştu. Krizin etkisi İkinci Dünya Savaşı’na kadar devam etti.

Güneydoğu Asya Krizi

Kriz 1997 yılında Tayland’da başladı. Tayland hükümeti sabit kur rejimini bitirmesi sonucu ülkenin para birimi olan baht büyük bir düşüş yaşadı. Daha sonra ise Asya Kaplanları olarak anılan grubun diğer üyeleri olan Malezya, Güney Kore ve Filipinler’i aynı durumu yaşadılar ve para birimlerinde büyük düşüşler görüldü. Krizin etkileri Rusya ve Brezilya’da da görüldü.

Krizden önceki dönemde Asya Kapanları altın dönemlerinden birisini yaşıyordu. Ekonomilerinin temeline ihracatı koymuşlardı. Ucuz ve kısmen nitelikli iş gücüne sahip olmaları bu sistemin uygulanmasını kolaylaştırdı. Yurt dışına sadece tekstil gibi ürünler değil, teknoloji sınıfına giren ürünleri de satmaya başlamışlardı. Tüm bunlar toplanınca kriz öncesi büyüme oranlarında büyük miktarda artışlar yaşandı.

Ekonomik büyüme önemlidir fakat büyümenin sürdürülmesi daha önemlidir. Asya Kaplanları büyürken yabancı sermaye girişine önem vermişlerdi. Bunu desteklemek için kendi paralarını dolara endekslenmişlerdi. Sabit kur uygulamasının kendi paraları diğer önemli para birimlerine karşı değer kazanmıştı. Paralarının değerli olması iyi bir durum olarak gözükebilir ancak ihracata dayalı ülkeler olduklarından dolayı pahalı bir satıcı durumuna düşerek pazardaki rekabet gücünü kaybettiler. Rekabet gücü kaybolunca, ekonomileri cari açık vermeye başlamıştı. Oluşan bu cari açığı kısa vadeli borç alarak kapatmaya çalıştılar. Alınan bu borçlarla yapısal reformları halletmek yerine emlak sektörüne yatırdılar. Verimsiz yatırımlar sonucunda ekonomik disiplinsizlik içine girdiler.

Krizin bir diğer nedeni ise ülkeye giren yabancı sermayenin büyük bir kısmı kısa vadeli yatırımcılardı. Bu yatırımcılar ilk önce kendi paralarını düşündüklerinden dolayı olumsuz durumlarda ülkeyi çabuk şekilde terk edebilirler. Kriz çıktığı anda yatırımcıların çoğu bu ülkelerden çıkış yaparak krizin derinleşmesinde rol oynadı.

Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler
Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler

Güneydoğu Asya krizinin bu derece büyümesinin en önemli sebeplerinden bulaşıcılık ilkesiydi. Ekonomileri iç içe olan ülkeler birisinin krize girmesi sonucunda domino etkisiyle sırayla krize girdiler.

Krizi çözmek için ülkeler IMF (Uluslararası Para Fonu)’ ye başvurmak durumunda kaldılar. IMF’nin katkılarıyla bir ekonomik program çıkartarak krizden çıkmak için adımlar attılar.

Krizin sonucunda ise Tayland Başbakanı ve Endonezya Devlet Başkanı istifa etmek zorunda kaldı. Krizin olduğu ülkelerde insanlar işlerinden çıkartıldı ve işsizlik oranı yükseldi. İşsizlik oranına bağlı olarak yoksul olan insan sayısı yükseldi. Çoğu aile maddi durum yetersizliğinden dolayı çocuklarını okula gönderemedi.

Not: Listede yer almayan 2008 krizi ayrı bir yazının konusu olacaktır.

 

Yazarımız Emre Garip’in son yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Genel Tarih Testimizi çözmek isterseniz tıklayınız.

1873 krizi görselinin kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

1929 krizi görselinin kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Bizi Youtube’dan takip etmek için tıklayınız.

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.

Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler hakkında bilgi almak için bu yazı tam size göredir. 3 Ekonomik Krizin neler olduğunu merak ediyorsanız Dünyayı Etkisi Altına Alan Ekonomik Krizler adlı yazımız size göredir.


Emre Garip

Emre Garip

Kocaeli Üniversitesi elektrik mühendisliğinde öğrenimime devam ediyorum. Genellikle bilim, astronomi ve tarih üzerine okumalar yapıyorum. Bu konularda yazılar yazmaya devam edeceğim. ✨


Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.