Firara Mecburiyet

Firara Mecburiyet

Onların güçleri var ve bugün güç demek her şey demektir. Neden onların gücü var? Çünkü bu gücü onlara siz veriyorsunuz. Ve sizler korkak oldukça onların gücü hep olacak.”

1881 yılında Avusturya-Viyana’da dünyaya gelen Stefan Zweig, savaş karşıtı görüşleri ve “dünya vatandaşlığı” kimliğiyle tanınır. Memur olarak yer aldığı l. Dünya Savaşı sırasında bu fikirlerini yaymaya çalışmış, Avrupa’nın içine düştüğü durumu çaresizlikle izlemiştir. Yahudi kökenli bir ailenin ferdi olmasından dolayı Nazi hükümeti tarafından defalarca evi basılan Zweig, bu dönemde sayısız tehditlere uğramış ve kitapları toplatılarak yakılmıştır.

İlerleyen yıllarda Nazilere olan nefretini kitaplarında da işlemiş, bu acımasız baskılara daha fazla dayanamamış ve ülkesini terk edip Londra’ya yerleşmek zorunda kalmıştır. ll. Dünya Savaşı patlak verdiği yıllarda New York, Arjantin, Paraguay, Brezilya gibi ülkelerde bulunmuş, daha sonra Brezilya’nın insanından ve eşsiz doğasından çok etkilenen Zweig buraya yerleşmeye karar vermiş ve ünlü eseri “Satranç” ı kaleme almıştır.

Firara Mecburiyet
Firara Mecburiyet

“Ben de tek bir vazifem olduğunu biliyorum, insan olmak ve çalışmak. İnsanın ötesinde bir vatanım yok benim, insanları öldürmek gibi bir isteğim hırsım yok, bunların hepsini biliyorum.”

Derin psikolojik analizleri ve betimlemeleriyle kendini her defasında okuyucuya hayran bırakan Zweig, “Mecburiyet” adlı bu eserinde l. Dünya Savaşının getirdiği yıkımlarla beraber içine düştüğü ruhsal çekişmeyi işlemektedir.

Kitabın ana karakteri olan Ferdinand onu tabiriyle “karşı konulamaz güçler” tarafından vatan ile aşk gibi kıymet verdiği iki önemli değer arasında bir seçim yapmaya zorlanır. Ferdinand savaş karşıtıdır. “Kıyma makinesi” olarak nitelendirdiği güçlerin bir kölesi olup insan canına kıymaktan korkar. Bu yüzden savaşın başlamasıyla beraber eşiyle birlikte İsviçre’ye kaçmıştır. Daha sonra onu askerliğe çağıran bir mektup alır. Buna hazırlıklı olmasına rağmen kendini vatanı ve aşkı arasında karar vermek ‘mecburiyetinde’ hisseder.

Eser ana karakter üzerinden böyle bir seçim yapmanın zorluğunu ustalıkla işlerken diğer yandan da bizleri sorgulamadan kabul ettiğimiz salt fikir ve ideolojileri yeniden düşünmeye ‘mecbur’ eder.

Firara Mecburiyet
Firara Mecburiyet

Mecburiyet’in sorgulattığı bir diğer kavram ise özgürlüktür. Eser aslında özgürlüğümüzün sadece otoriterler tarafından belirlenen seçenekler arasından seçim yapmaktan ibaret olduğu temiz betimlemelerle bize gösterir.

Stefan Zweig, Avrupa’nın içine düştüğü durum ve eski dünyanın değerlerinin savaşla beraber bir bir yok oluşundan derin bir üzüntü duymaktaydı. Tüm dünyanın, gözleri önünde yanmasına, savaşlarda masumların acımasızca katledilmesine daha fazla dayanamadı ve bütün bunların sonucunda 22 Şubat 1942 yılında bir soda şişesine bol miktarda zehir katarak ikinci eşiyle birlikte intihar etti.

 

 

Görsel Kaynakları:

  1. Görsel kaynağı için tıklayınız.
  2. Görsel için tıklayınız.

Öne çıkan görsel için tıklayınız.

 

Edebiyat kategorisi için tıklayınız.

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.


Leave a Reply

Your email address will not be published.