Karma Hikâyeler Bölüm 3 | Podcast Serisi

Karma Hikâyeler Bölüm 3 | Podcast Serisi #3

Merhaba saygıdeğer okuyucularım yeni podcast yayınımı hazırladım. Şuradan dinleyebilirsiniz.

Geçen hafta instagram takipçilerimden aldığım 28 farklı kelime ile yarım saat içerisinde bir hikâye oluşturdum. Hikâyedeki olay örgüsü tamamen doğaçlama olup, kelimelerin veriliş sırasıyla oluşturularak işleri zorlaştırmak istedim. Ben yazarken eğlendim, okurken de eğleniyorum. Umarım sizlerden de aynı etkiyi alabilirim.

Kelimeler

Gidiyordum, beyhude, tembel, saçlar, çiftlik, Konstantinapol, arkadaş, münafık, transfer, istiridye, kara yaprak, balık, maziden, turşu, afitap, denge, ekstrakt, hitit, tahammül, vize, bağımsızlık, bahar, yenilemek, müptela, ispiyoncu, enişte, Kilis, çok yorgunum şef. (28 kelime)

Karma Hikâyeler Bölüm 3 | Podcast Serisi
Karma Hikâyeler Bölüm 3 | Podcast Serisi

Gidiyordum dedi Efsun ama nereye? Bu aralar sıklıkla gitmekten bahsediyordu. Beyhude bir yaşamın içinde tembel tembel duraksadığını fark ettiği an gitmeye karar vermişti. Saçlarının rengini değiştirmek için verdiği karar, farklı bir hayata giden adımlarının başıydı. Bu değişim onun ilk adımı için yeterliydi. Belki de dededen kalma çiftliğine vardığında yeni hayatı için adımlar peş peşe gelebilirdi. Dedesinin kaçıncı kuşaktan olduğunu bilmediği akrabası Konstantinapol zamanında bu çiftlik arazisine sahip olmuş ve yıllar yılları takip ettiğinde bu çiftlik önce Efsun’un dedesine sonra da Efsun’a kalmıştı.

Çiftliğe vardığında birkaç arkadaşını yanına davet etmeyi düşündü. Daha sonra çağırabileceği arkadaşlarının isimlerini bir kâğıda yazdı. Bunlardan münafık olanları yani daha önceden ortalığı karıştıran kim varsa üzerlerini çizdi. Arkadaş sayısının azaldığını fark edince yerine yeni insanların transfer edilebileceğini düşündü. Listede kalan birkaç arkadaşını davet ettikten sonra sofrayı hazırlamaya koyuldu. Yemekler dışarıdan geleceği için dolaptan birkaç meze çıkarttı ardından çatal bıçaklar ve tabaklardı derken masayı hazırlamıştı.

Bir arkadaşı dışarıdan istiridye almış ve evden, dünden kalma kara yaprağa sarılmış sarmaları getirmişti. Çok geçmeden diğer arkadaşı da bir elinde ızgara da pişmiş balıklar, diğer elinde ufak bir rakıyla beraber Efsun’un kapısındaydı. Kadehler birer birer kalkarken maziden konuşuluyor, Efsun’un bir türlü tadını tutturamadığı turşusundan yüzü ekşili çatallar alınıyordu. Masadaki arkadaşlar bu kadar afitap olduğu için kendini şanslı hissediyordu. Efsun ayağa kalktığında dengesini kaybettiği için geri oturmak zorunda kaldı. Daha sonra biraz kendine gelebilmek adına ekstrakt hâline getirdiği özel baharatlarından oluşmuş sosuna uzandı. Hitit dönemlerinden kalma bu tarif yemek yerken tahammül edebildiği tek sos çeşidiydi.

Yurtdışındaki arkeolojik bir kazıya gönüllü olarak gitmek istediğinde vize çıkmadığı için ülkesinde kalmış ve yerel bir kazıda bu bilgiyi öğrenmişti. Bağımsızlık Efsun için her şeydi fakat yasalar vardı. Önümüzdeki bahar pasaportunu yenileyecek ve müptelası olduğu o ülkeye gidecekti. Arkeolojik bir kazı olmasa da bu isteğini yerine getirecekti.

Eğer yine vize çıkmazsa ispiyoncu eniştesinin yanına Kilis’e gidecekti. Eniştesi ispiyoncuydu fakat yine de eniştesiydi. Masadaki son kadehini dedesinin portresine bakarak kaldırdı ve ekledi çok yorgunum şef!

Karma Hikâyeler Bölüm 3 | Podcast Serisi
Resim 愚木混株 Cdd20 tarafından Pixabay‘a yüklendi

 

İlker Has’ın son yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Deneme kategorisindeki yazılarımızı okumak için tıklayınız.

Bizi Linkedin üzerinden takip etmek için tıklayınız.

Edebiyat kategorisindeki diğer yazılarımızı okumak için tıklayınız.

 

Karma Hikâyeler Bölüm 3


Leave a Reply

Your email address will not be published.