Küllerimi Savur Yangınımı Yaz | 12.11.2020

Raziye Ayhan‘ın Küllerimi Savur Yangınımı Yaz, yazısı;

ben yaktım onun da beni yaktığı gibi. üzülme bana! bunca yıl yanacağımı bile bile kapısında yatmıştım bu evin. ben şimdi karıştım ona! penceresine inen yağmur benim, duvarlarından yanaklarından akan damla benim, ben onun içine ancak böyle girebilirdim!

yıllardır cebimde duran bir kibrit.
nasıl alevlenecek diye düşünürken,
nereye kullanacağımı bu kadar bilip bu kadar yapamazken.
ellerim cebimde onu arardı kimi zaman.
kullanacak olduğum o yere gidip ha şimdi ha şurada diyerek heyecanlanır
vazgeçerdim.
bu kez farklı olmuş
yakmak istediğim ne varsa çok yakınıma gelmiş
ellerim bu defa onu cebimde bulabilmişti.

belki de
ben emindim bu kez.
bitirmek için başlanmıyordu böyle işlere
olsun bitsin demiyordum elbette.
ustaca yapmak
ben de alev almak istemiyordum.
ama bu kez deneyecektim.
evimin önüne gittim

Küllerimi Savur Yangınımı Yaz
Karolina Grabowska adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı

yakmak istediğim mektuplar, fotoğraflar, anılarım vardı o çalı çırpı arasında.
yanına yaklaştım bu kez
ilk defa bu kadar yakındım.
bana bir şey olmayacak diye düşünüyordum.
her şey iyi olacak diye.
hasar almamak kolaymış gibi olacakmış gibi sanki.
uzun uzun baktım arkasındaki eve.
o çalı çırpı aitse ona
benim anılarım bizim anılarımız desin istedim.
gözleri penceremdi. ,
pencereler evimin gözleri.

baktım salınan perdelerine
yağmur geliyordu anladım.
onu anlamadığımı düşünüyordu konuşmuyordu yine.
böyle zamanlarda biliyordum
yağmur yağıyordu içine.
elleri kapımdı
bir kere açsaydı kollarını girseydim içeri
ve kalsaydım öylece.
sonsuza kadar gibi dileklerim bile yoktu.
eşiğinden dahi adım atmamış biri için sonsuzluk fazla kaçacaktı.
kapımın gıcırtısından anladığım tek şey vardı

kararsızdı.
kararsızlık her şeyi yakmak isteyen biri için fazla ikna edici sayılırdı.

şimdi geçiyorum o çalı çırpının başına
üzerime ne kokusu sinecekti zavallı aklımca
ne evime bir şey olacaktı.
çaktım kibriti. tutuşması zaman aldı her şeyin.
önce fotoğraflar gitti yana yakıla.
daha sonra sesler, kokular en son anılar vardı çığlık çığlığa.
anılar…

onlar tutuşması zor olanlardı
bir anda bir kıvılcıma pabuç bırakmayacaklardı elbet.
gitmeleri için son bir şey yapmam gerekiyordu.
yüzümü döndüm evimin yüzüne.
elimi kaldırıp elveda demek istedim.
ellerim hep mi bu kadar ağırdı
öyle zordu ki hoşça kal demek.
zor zanaat elimi kaldırdım.
bende içimden konuştum uzun bir müddet tıpkı onun gibi.
fiyakalı bir veda bırakmalıydım.

hoşça kal evim! ailem! yıllarım! bekleyişlerim! düşüşlerim! heyecanlarım! hoşça kal!

o an düşündüm.
ne çok seviyordum evimi!
karar vermeliydim
ya tıpkı bir müze gibi benden sonra daha iyi olmasına izin verecektim ve onu olduğu gibi bırakacaktım.
ya da benimle anılarımla beraber yok edecektim onu da.
evet kararımı vermiştim. paylaşamazdım.
artık yağmur gelmeden bitmeliydi.
yağmurunu görseydim dayanamazdım.
ikinci ve son kibritimi de kullanacaktım.
ve bir daha hiç kibritim olmayacaktı cebimde ateşim olmayacaktı.
yakmak istediğim olmayacaktı.
çünkü artık biriktirmeyecektim.

son kibritim elimden son hoşça kal deyişimle düşmüştü.
artık bu bir yangındı ve hep öyle kalacaktı.
başta üzerime dumanı bile sinmez diye düşünüp o kadar kolay sanarken
şimdi başlamıştım yanmaya.
evimi de yakmıştım.
ama o yağmurla sönecek durulacaktı elbet.
hasarı düzeltildikten sonra eskisi gibi olacaktı.
bense
çoktan isteğimi yazmıştım dostlara!

küllerimi savur! yangınımı yaz! konuş benim yerime! bak evime!

ben yaktım onun da beni yaktığı gibi.
üzülme bana
bunca yıl yanacağımı bile bile kapısında yatmıştım bu evin.
ben şimdi karıştım ona!
penceresine inen yağmur benim,
duvarlarından yanaklarından akan damla benim,
ben onun içine ancak böyle girebilirdim!

 

Raziye Ayhan’ın bir önceki yazısını okumak için tıklayınız.

Teknoloji kategorisindeki yazılarımızı okumak için tıklayınız.

Bizi Instagram’dan takip etmek için tıklayınız.

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.

Youtube kanalımıza abone olmak için tıklayınız.


Raziye Ayhan

Raziye Ayhan

cümleler, peşi sıra ama asla öylesine sıralanmamış sözcüklerin izleridir. hepimiz o izlerden gideriz. ben de onları yazarım.
https://wikikultur.com/


Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.