Meme Kanserinde Risk Faktörleri ve Epidemiyoloji

Meme Kanserinde Risk Faktörleri ve Epidemiyoloji

Meme dokusu, süt üretiminde yer alan bezler olan lobüller, lobülleri meme ucuna bağlayan kanallardan ve bağ dokusundan, yağ dokusundan ve lenf dokusundan oluşur. Meme kanseri, memenin herhangi bir bileşeninde düzensiz bir hücre büyümesi olduğunda ortaya çıkar, ancak bu en yaygın olarak lobüllerde meydana gelir.

Önemli ölçüde daha az yaygın olmasına rağmen, meme kanseri erkeklerde de ortaya çıkabilir. (1) Tüm meme kanserlerinin %1’ini erkeklerde görülen meme kanseri oluşturmaktadır ancak tanı alan erkeklerin sayısı giderek artmaktadır. (2)

Ly ve arkadaşlarının yayınına göre 75 yaşından önce, dünya çapında 22 kadından 1’ine meme kanseri tanısı konacak ve 73 kadından 1’i meme kanserinden ölecektir. (3)

Epidemiyoloji

Küresel olarak, meme kanseri hem en sık görülen kanser hem de kadınlar arasında kansere bağlı ölümlerin en yaygın nedenidir. (5) Mevcut veriler, yüksek kaynaklı ülkelerde insidans (görülme sıklığı) ve mortalitenin (ölüm oranı) düştüğünü, düşük kaynaklı ülkelerde ise insidans ve mortalitenin arttığını göstermektedir.

Bu modelin, değişen risk faktörü profillerinden ve meme kanseri erken teşhis ve tedavisine erişimdeki farklılıklardan kaynaklanması muhtemeldir. (1)

Meme Kanserinde Risk Faktörleri ve Epidemiyoloji

Resim1: GLOBOCAN 2012 (5)

Dünya çapında her yıl yaklaşık 1,7 milyon meme kanseri vakası teşhis edilmekte veya her 18 saniyede bir yaklaşık bir yeni vaka tanınmaktadır.
Ülkemizde ise 2020 yılında kadınlarda en yaygın görülen ilk 5 kanser türü meme kanseri, tiroid kanseri, kolorektal kanser, akciğer kanseri ve rahim kanseridir. (6)

Meme Kanserinde Risk Faktörleri ve Epidemiyoloji

Resim2: Türkiye Kanser İstatitikleri (6)

Kadınlarda tanı alan her dört kanserden biri meme kanseridir. Türkiye’de meme kanseri tanısı almış olan kadınların %40,6’sının ise 25-49 yaş aralığında, %44,5’inin 50-69 yaş aralığında yer aldığı bulunmuştur. (6)

Mortalite

Meme kanseri, en yaygın olmasının yanı sıra, dünya çapında kadınlarda kanser ölümlerinin önde gelen nedenidir. (1-7-8) 2013 yılında dünya çapında meme kanserinden yaklaşık 0,5 milyon ölüm meydana geldi ve bu, dakikada neredeyse bir ölüme denk geliyor ve tüm kanser ölümlerinin %15’ini oluşturuyor. (1-9)

Ölüm oranları, yüksek gelirli ülkelere kıyasla düşük ve orta gelirli ülkelerde meme kanseri sağ kalımının önemli ölçüde daha düşük olmasıyla, insidanstan bile daha geniş bir şekilde değişmektedir. (1-8)

Erken teşhis ve tedavideki gelişmelerle birlikte, kanserden kurtulanların sayısı artmakta ve 2012 yılında meme kanserli kadınların toplam kanserden kurtulanların %22’sini oluşturduğu görüldü. (10-11)

Meme Kanserinde Risk Faktörleri ve Epidemiyoloji

Resim2: GLOBOCAN 2012 (5)

Meme Kanserinde Risk Faktörleri

1. Genetik Olmayan, Değiştirilemeyen Risk Faktörleri

Yaş

Meme kanseri insidansı ve mortalitesi yaşla orantılı olarak artmaktadır. Dünya genelinde bu hastalık, 40 yaşında başlayan keskin bir eğimle 60 yaş civarında zirve yapıyor. (1-9-12) Benzer bir şekilde, tanı anında en yüksek yaş, Asya ve Afrika Ülkelerinde 40-50 yıl iken Batı ülkelerinde 60-70 yıldı. (1-13-14)

Amerika Birleşik Devletleri’nde, ortanca tanı yaşı 61’dir ve ortanca yaş siyah kadınlar için (58 yaş) Hispanik olmayan beyaz kadınlara (62 yaş) kıyasla daha gençtir. Meme kanserine bağlı ortanca ölüm yaşı genel olarak 68’dir, ortanca ölüm yaşı siyah kadınlar için 62 ve Hispanik olmayan beyaz kadınlar için 69’dur. (1-15)

Irk

Amerika Birleşik Devletleri’nde siyah ve beyaz kadınlar arasında uzun süreli meme kanseri sağ kalımında önemli farklılıklar vardır. (1-12-16) Siyah kadınlarda genel meme kanseri insidansı beyaz kadınlara göre biraz daha düşük olmasına rağmen meme kanserinden ölüm oranı siyahlarda beyazlara göre %42 daha yüksekti.

Bazı siyah topluluklarda ortaya çıkan bariz sosyoekonomik eşitsizliklere ek olarak, genel olarak siyah kadınların genetik olarak daha agresif bir kanser türüne sahip olma olasılığı daha yüksektir. (1-16) Asya/Pasifik Adalı kadınlar Amerika Birleşik Devletleri’nde en düşük insidansa ve ölüm oranına sahiptir. (1)

Erken Menarş (Regl başlangıcı)/Geç Menopoz

Menarşta genç yaş ve menopozda ileri yaş meme kanseri riskini artırır. (1-17) 11 yaşından önce adet görmeye başlayan kızlarda meme kanseri riski, bu yaşta başlayanlara göre yaklaşık %20 daha fazladır.

Ayrıca, 55 yaş ve üzerinde menopoza giren kadınların, 50-54 yaşları arasında menopoza girenlere göre yaklaşık %12 daha yüksek riskleri vardır. (1-18)

Meme Özellikleri

Meme kanseri öyküsü olan kadınların, özellikle tanı konma yaşı 40 yaşın altındaysa, hastalığı yeniden geliştirme riski daha yüksektir. (1-19)
Yoğun meme dokusu meme kanseri riskini artırır. Bu sorunu karmaşık hale getiren şey, daha yoğun memelerin meme kanserinin mamografik tespitini bozması ve bu da daha yüksek risk ile daha zor bir tanıyı bir araya getirmesidir. (1-20)

2. Genetik Olmayan, Değiştirilebilir Risk Faktörleri

Gelir, Eğitim ve Sigorta Durumu

Araştırmalar, insani gelişme indeksi çok yüksek olan ülkelerde, yüksek, orta ve düşük insani gelişme indekslerine sahip ülkelere kıyasla meme kanseri ölüm/insidans oranının önemli ölçüde daha düşük olduğunu göstermiştir. (1-20)

Ayrıca, eğitim düzeyi, kötü meme kanseri sonuçlarıyla ters orantılı olarak bulunmuştur. Spesifik olarak, en düşük eğitim düzeyine sahip kadınların, daha yüksek eğitim düzeyine sahip bölgelerde ikamet eden kadınlara kıyasla metastatik meme kanseri, büyük tümör boyutu, üçlü negatif tümörler veya yüksek dereceli meme kanseri ile başvurma olasılıkları daha yüksekti. (1-21)

Son olarak sağlık hizmetlerine erişimin azalması da kötü sonuçlarla ilişkilendirilmiştir. (1-22)

Üreme Modellerini Değiştirme

Gecikmiş çocuk doğurma, emzirme süresinin azalması ve hormonal kontraseptifler (gebeliği önleyen ilaçlar), meme kanseri riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir. Aksine, ilk çocuğu daha küçük yaşta olan ve daha fazla çocuk sahibi olan kadınların meme kanseri riskinin azalması ile ilişkilidir. (1-23)

1 yıl veya daha uzun süre emzirme, bir kadının genel meme kanseri riskini azaltır. Hormonal kontraseptiflerle ilgili olarak, daha erken kullanım yaşı ve daha yüksek östrojen formülasyonları ile ilişkili genel bir risk artışı vardır. (1-24)

Menopozal Hormon Kullanımı

Menopoz semptomlarını kontrol etmek için iki genel hormonal tedavi formülasyonu vardır: kombine östrojen ve progestin ile sadece östrojen tedavisi. Kombine östrojen ve progestin tedavisi meme kanseri gelişme riskini artırır. Daha yüksek risk, daha uzun süre kullanım ve menopoz başlangıcından hemen sonra tedaviye başlama ile ilişkilidir. Bununla birlikte, artan risk geçici gibi görünmektedir ve 5 yıllık tedavinin kesilmesinden sonra başlangıç riskine geri dönmektedir. (1-25)

Tütün

Mevcut bilgilere dayanarak, menopozdan önce sigara içmenin meme kanseri riskini artırdığını gösteren kanıtlar vardır. İlk hamileliklerinden önce sigara içmeye başlayan kadınlarda; fazla, uzun süreli sigara içenlerde (yani, 40 paket yıldan fazla) daha fazla risk görüldü. (1-26)

Alkol

Alkol tüketimi artmış meme kanseri riski ile ilişkilendirilmiştir. Bazı çalışmalar doza bağımlı bir ilişki bulurken, diğerleri uzun süreler boyunca kümülatif ortalama alkol tüketimi ile bir ilişki buldu. (1-27)

Fitness ve Beslenme

Düzenli fiziksel aktivite yapan ve yüksek miktarda meyve ve sebze tüketen kadınlarda meme kanseri riski azalmaktadır. Haftada en az 7 saat yürüyen kadınların meme kanseri riski hareketsiz kadınlara göre %10-25 daha düşüktür ve postmenopozal kadınlarda daha da fazla koruyucu etki gösterir. (1-28)

Plazma karotenoid seviyeleri ile ölçülen meyve ve sebze tüketimi, özellikle obez olmayan kadınlarda meme kanseri riski ile ters orantılıydı. Ayrıca, bu kadınlar daha az agresif kanserlere sahip olma eğilimindeydi. (1-29)

Yüksek BMI (Vücut Kitle İndeksi) ve meme kanseri riski menopoz durumuna bağlıdır. Obezite, menopoz öncesi meme kanseri gelişiminde koruyucu bir etkiye sahip gibi görünmektedir. Bu muhtemelen aşırı kilolu ve obez kadınların yaygın olarak yaşadığı yumurtlama eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Aksine, menopoz sonrası aşırı kilolu ve obez kadınlarda meme kanseri riski artmaktadır. Bu muhtemelen yüksek BMI’li yaşlı kadınlarda yağ dokusundan salınan daha yüksek dolaşımdaki östrojen seviyeleri ile açıklanabilir. Yüksek BMI, meme kanseri gelişimi için bağımsız bir risk faktörü olan tip II diyabet ile de yüksek oranda ilişkilidir. (1-30)
Yakın zamanda yapılan bir meta-analiz, yetişkinlik döneminde kazanılan her 5 kg’ın postmenopozal (menopoz sonrası) meme kanseri riskini %11 artırdığını buldu. (1-31)

3. Genetik Risk Faktörleri

BRCA1 ve BRCA2 Mutasyonları

Kalıtsal meme ve yumurtalık kanseri sendromuna genellikle iki BReast CAncer (BRCA) duyarlılık geninden biri olan BRCA1 ve BRCA2’deki genetik mutasyonlar neden olur. Bu genlerdeki mutasyonlar, memede ve yumurtalık, pankreas ve prostat gibi diğer organlarda kansere neden olabilir. Meme kanserlerinin yaklaşık %3’ü ve yumurtalık kanserlerinin %10’u bu gen mutasyonlarından kaynaklanmaktadır. Bu mutasyonları taşıyan kadınların 70 yaşına kadar genel popülasyona göre kansere yakalanma olasılıkları daha yüksektir. (1-32)

Bu genler içinde mutasyonlar meydana gelebilir ve bu da uygunsuz ve işlevsiz proteinlere yol açarak etkili bir şekilde performans gösteremez. Mutasyonlar meydana geldiğinde, tümör oluşumu ve malignite riski artar.

Fizyoterapist Semanur Ak

 

Yazarımızı Instagram’dan takip etmek için tıklayınız.

Lenfoma Nedir? adlı yazımızı okumak için tıklayınız.

 

 

Kaynakça

1- Winters, S., Martin, C., Murphy, D., & Shokar, N. K. (2017). Breast cancer epidemiology, prevention, and screening. Progress in Molecular Biology and Translational Science, 1-32. Kaynakçaya ulaşmak için tıklayınız.

2- Giordano, S. H. (2018). Breast cancer in men. New England Journal of Medicine, 378(24), 2311-2320. https://doi.org/10.1056/nejmra1707939

3- Ly, D., Forman, D., Ferlay, J., Brinton, L. A., & Cook, M. B. (2012). An international comparison of male and female breast cancer incidence rates. International Journal of Cancer, 132(8), 1918-1926. https://doi.org/10.1002/ijc.27841

4- IARC Handbooks of Cancer Preventation (2017), Breast Cancer Screening volume 15, LYON, FRANCE. https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMsr1504363

5- Ferlay, J., Soerjomataram, I., Dikshit, R., Eser, S., Mathers, C., Rebelo, M., Parkin, D. M., Forman, D., & Bray, F. (2014). Cancer incidence and mortality worldwide: Sources, methods and major patterns in GLOBOCAN 2012. International Journal of Cancer, 136(5), E359-E386. https://doi.org/10.1002/ijc.29210

6- Türkiye Kanser İstatistikleri. (2017). Ed. Şencan İ, Keskinkılıç B., T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu. Erişim Adresine ulaşmak için tıklayınız.

7- Ferlay J, Soerjomataram I, Dikshit R, et al. Cancer incidence and mortality worldwide: sources, methods and major patterns in GLOBOCAN 2012. IntJCancer. 2015;136(5): E359–E386.

8- Ginsburg O, Bray F, Coleman MP, et al. The global burden of women’s cancers:a grand challenge in global health. Lancet. 2016;389:847–860
9- Ferlay J, Soerjomataram I, Ervik M, Dikshit R, Eser S, Mathers C, Rebelo M, Parkin DM, Forman D, Bray F.

GLOBOCAN2012v1.0,CancerIncidenceandMortalityWorldwide: IARC CancerBase No. 11 [Internet]. Lyon, France: International Agency for Research on Cancer; 2013. Available from: http://globocan.iarc.fr

10- Zhu, G., Zhang, X., Wang, Y., Xiong, H., Zhao, Y., & Sun, F. (2016). Effects of exercise intervention in breast cancer survivors: A meta-analysis of 33 randomized controlled trails. OncoTargets and Therapy, 2153. https://doi.org/10.2147/ott.s97864

11- De Moor, J. S., Mariotto, A. B., Parry, C., Alfano, C. M., Padgett, L., Kent, E. E., Forsythe, L., Scoppa, S., Hachey, M., & Rowland, J. H. (2013). Cancer survivors in the United States: Prevalence across the survivorship trajectory and implications for care. Cancer Epidemiology Biomarkers & Prevention, 22(4), 561-570. https://doi.org/10.1158/1055-9965.epi-12-1356

12- Howlader NNA, Krapcho M, Miller D, Bishop K, Altekruse SF, Kosary CL, Yu M, Ruhl J, Tatalovich Z, Mariotto A, Lewis DR, Chen HS, Feuer EJ, Cronin KA. Cancer Statistics Review, 1975^2013çSEER Statistics. Based on November 2015 SEER data submission; 2016. Available from: https://seer.cancer.gov/csr/1975_2013/

13- Leong SP, Shen ZZ, Liu TJ, et al. Is breast cancer the same disease in Asian and Western countries? WorldJSurg. 2010;34(10):2308–2324.

14- Abdulrahman GO, Rahman GA. Epidemiology of breast cancer in europe and Africa. JCancer Epidemiol. 2012;2012:915610.

15- Iqbal J, Ginsburg O, Rochon PA, Sun P, Narod SA. Differences in breast cancer stage at diagnosisand cancer-specific survival by race and ethnicity in the United States. JAMA. 2015;313(2):165–173.

16- DeSantis C, Jemal A, Ward E. Disparities in breast cancer prognostic factors by race, insurance status, and education. Cancer CausesControl. 2010;21(9):1445–1450.

17- Heflin M, Oddone E, Pieper C, Burchett B, Cohen H. The effect of comorbid illness on receipt of cancer screening by older people. JAmGeriatr Soc. 2002;50:1651–1658.

18- Duggan C, Coronado G, Martinez J, et al. Cervical cancer screening and adherence to followup among Hispanic women study protocol: a randomized controlled trial to increase the uptake of cervical cancer screening in Hispanic women. BMC Cancer. 2012;12(1):170.

19- Esserman L, Joe BN. Diagnostic Evaluation and Initial StagingWork-Up ofWomenWith Suspected Breast Cancer; 1998. Available from: http://www.uptodate.com/home/ index.html

20- Baron R, Melillo S, Rimer B, et al. Intervention to increase recommendation and delivery of screening for breast, cervical, and colorectal cancers by healthcare providers a systematic review of provider reminders. Am J Prev Med. 2010;38(1): 110–117.

21- Jacobs F. The Patients Per Doctor Map of the World. BigThink; 2007. Available from: http://bigthink.com/ideas/21237

22- Miles L. Physical activity and health. Nutr Bull. 2007;32(4):314–363.

23- Thrush RS, Lanese RR. The use of printed material in diabetes education. Diabetes. 1962;11:132–137.

24- Shantakumar S, Terry MB, Paykin A, et al. Age and menopausal effects of hormonal birth control and hormone replacement therapy in relation to breast cancer risk. AmJ Epidemiol. 2007;165(10):1187–1198.

25- Coughlin SS, Uhler RJ, Richards T, Wilson KM. Breast and cervical cancer screening practices among Hispanic and non-Hispanic women residing near the United StatesMexico border, 1999–2000. Fam CommunHealth. 2003;26(2):130–139.

26- Laukkanen JA, Laaksonen DE, Niskanen L, Pukkala E, Hakkarainen A, Salonen JT. Metabolic syndrome and the risk of prostate cancer in Finnish men: a population-based study. Cancer EpidemiolBiomarkers Prev. 2004;13(10):1646–1650.

27- Stocks T, Lukanova A, Johansson M, et al. Components of the metabolic syndrome and colorectal cancer risk; a prospective study. IntJObes. 2008;32(2):304–314.

28- Markides K, Coreil J. The health of Hispanics in the southwestern United States: an epidemiologic paradox. PublicHealth Rep. 1986;101(3):253–265.

29- Byrd TL, Chavez R, Wilson KM. Barriers and facilitators of cervical cancer screening among Hispanic women. EthnDis. 2007;17(1):129–134.

30- Hariri S, Unger ER, Sternberg M, et al. Prevalence of genital human papillomavirus among females in the United States, the National Health And Nutrition Examination Survey, 2003–2006. J InfectDis. 2011;204(4):566–573

31- 2015 SGKCPR. LubbockArea; 2015

32- Escriba`-Agu¨ir V, Rodrı´guez-Go´mez M, Ruiz-Pe´rez I. Effectiveness of patient-targeted interventions to promote cancer screening among ethnic minorities: a systematic review. Cancer Epidemiol. 2016;44:22–39.



Comments

  1. Meme Ca ve farkındalığıyla ilgili kıtlık yaşadığımız bu zamana karşı harika bir çalışma olmuş . Elinize sağlık 🙏

  2. Herkese teşekkür ederim. Devamı gelecek. Sizler de etrafınızdaki insanlarla özellikle kadınlarla paylaşarak farkındalığı artırabilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published.