Ölüm Fermanı

Ölüm Fermanı

Önce biraz ellerim titredi. Çünkü bir ölüm fermanı imzalıyordum. Ardından plağa bir şarkı koydum. Biraz dışarıyı seyrettim. Rafların en üstündeki kutuyu indirdim. Kutuyu açtım. Eski anılarla dolu bir kutuydu. Kutunun bile bir hatırası vardı. hatırası olan eşyaları severdim. İnsanın hafızasını dinç tutuyor. Kutuda kalması gerektiği zaman kadar duran bir mektubu aldım elime. Belki insanın aklına o eski şarkılar gelebilir hani mektupla ilgili olan. Bana gelmedi, ölüm fermanı imzalarken insanın o an aklına gelmeyebilir, ayrı mesele tabii ki. Mektuba ulaşana kadar canım çıktı. Üzerinde bok püsür birçok eşya var. Birçok anı da diyebiliriz ya da hatıra işte ne bileyim bir sürü isim takabiliriz. Ya da en iyisi ölü zamanlardan kalan birkaç dakika, diyebiliriz.

Ölüm Fermanı
Olya Kobruseva adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı

Ölüm fermanı için insanlar kalem arayabilir, ben ellerimi kullanmayı tercih ettim. Ölüm fermanı için insanlar son kez okuyabilir metni, ben yarım katlıyken imzalamayı seçtim. Ölüm fermanı için insanlar son anı diyebilir, ben unutmayı seçtim.

Mektubu kenara kaldırdığımda birkaç başka eşya dikkatimi çekti. Bok püsürler değil, onların yanındakiler, başka eşyalar bunlar. Gülümsedim. Yerlerini değiştirdiğim için belki onlarda gülümsüyordu. Sonra bir ses dedi ki sadece bu mektup mu? Nasıl yani, dedim. Sadece bu mektubu mu imzalayacaksın, ya diğerleri yani diğer “ölü zamanlardan kalan birkaç dakika” diye mantıklı bir soru yöneltti. Anlamını yitiren diğer eşyalardan bahsediyordu. Onların zaman aşım süreleri vardı. Süreleri bittikten sonra onlar normal eşya olurlardı. Belki sadece hangi mağazadan alındığı hatırlanırdı. Sokak sokak gezilip bulunan o mağazalardan birinde aldığım hatırlanırdı. Onun dışında, düşünüyorum da onun dışında bir anlamları olmazdı o eşyaların. Güzel bir süs, güzel bir elbise veya güzel bir zaman hatırlatıcı. Ben saatlere de zaman hatırlatıcı demeyi tercih ediyorum, daha özgün sanırım.

Dönüyorum, ellerim titredi diyordum. Üşüyormuşum. Üşümekten derin anlamlarda çıkabilir; ben artan faturaları, son gelen doğalgaz zamlarını sorumlu tutuyorum. Kimin olaya nasıl baktığı değişir. Penceremi kapattım. Siz hangi pencereden bakarsınız, çok da umursamıyorum. Havalar soğuk bir süre sonra sizde pencerelerinizi kapatırsınız, benden demesidir. İmzalama kısmına geçmek istiyorum, tarihi bir anlaşma gibi bir şeyler oluyor, hayatımda. Erken miydi, geç mi kaldım yoksa şimdi tam zamanı mı denir bilemiyorum.

Ölüm Fermanı
Angela Roma adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı

İki kişilik bu anlaşmada bir taraf elinden geleni yazmış metne, diğer taraf ikna etmek için uğraşmış. Yapma demiş, ölüm fermanına gitmeyelim. Tamam demiş ilk taraf, olabilir. Fakat olması için hiçbir şey yapmamış. İzlemeyi seçen taraf ölüm fermanını hiç imzalamak istememiş. Çabalayan taraf imzalamaya gelince kıyamet kaos kopmuş. Hain ilan edilmiş. Yine de önündeki yolları açmak için imzalamaya sıcak bakmış.

Herhangi bir zaman herhangi bir yerde hiç istemediği bir durumda kalmamak için bazı şeylere acele eder bazı şeylere ise geç kalır. Bir masalın içinde dolaşırken kendi yolunuzu çizmek için bir yerden sapmanız gerekir. Ben bu sapmaya ölüm fermanı dedim. Usulca aldım elime mektubu, içindeki kağıdı çıkardım ve yarım katlıyken ortadan ikiye böldüm. Üst üste getirip bir kere daha böldüm. Yetmedi, bir kere daha böldüm. Ölüm fermanı böyledir. İnsan ölümünü bir kere güçlü bir şekilde imzalamalıdır ki yaşam için ilk adımını atabilsin.

 

İlker Has’ın son yazılarına ulaşmak için tıklayınız.

Deneme kategorisindeki yazılarımızı okumak için tıklayınız.

Bizi Instagram’dan takip etmek için tıklayınız.

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.

Youtube kanalımıza abone olmak için tıklayınız.

 


Leave a Reply

Your email address will not be published.