Uyanmak İster Misin?

Uyanmak İster Misin?

Mevlana demiş ki;

“Hayat bir uykudur. Ölünce uyanır insan. Sen erken davran, ölmeden önce uyan..”

Peki sen de uyanmak ister misin? Uyanmak için yapılabilecek birçok şey var, ama ben bugün bunlardan sadece bir tanesinden bahsetmek istedim; affetmek…

Mutlaka herkesin hayatında affetmem dediği bir şey ya da birileri vardır. Hatırladıkça sizi darmaduman eden ve öfkelendiren ya da üzen.. Hayatınıza dair kırgın olduğunuz konu ne? Peki ya bununla yaşamak nasıl bir duygu?

Affetmek ister misin?

Uyanmak İster Misin?

Hayır istemem dersen devam etmek zorunda değilsin tabi, ancak içinde ufacık bir acaba varsa bu yazının devamının okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.

Affetmek için öncelikle duygularını tanıması lazım insanın. Çünkü tanımadığın duygularını tedavi edip iyileştiremezsin. Tam olarak ne hissediyorsun? Öfke, acı, üzüntü, kırgınlık? Hangi duygun affetmeni engelliyor? Onu ya da o olayı düşündüğünde hangi duygu var oluyor içinde? Ve bu duygu yerini hangi duygu alırsa hafifler insan? Tüm bunları anlamak aslında affetmenin ne demek olduğunu öğretiyor insana, karşınızdaki kişiyi veya olayı mı affediyorsunuz yoksa kendinizi affedip özgürleşiyor musunuz?

Bunları netleştirdikten sonra ki adım ise biraz zor olabilir ancak denemeye değer.. Çünkü hepimiz insanız. Davranışlarımızın temelinde çok ama çok insani temel duygular var. Bu yüzden onun da bir insan olduğunu düşün ve onu anlamaya çalış. Davranışının temelinde ne olabilir? Örneğin; anne babanız ise onların çocukluklarını düşünüp, neler yaşamış olabileceğini hayal edin. O kişi size o şekilde davranırken kendi dünyasında neyi korumaya çalışmış olabilir? Neden korkmuş olabilir? Geçmişinden ne onu bu şekilde davranmaya itmiş olabilir? Niye sorusuna bulduğunuz her cevap senin suçlamalarını azaltacaktır. İşte bu durum o kişiyi anlamaya çalışmana yardımcı olacaktır.

Tüm bunları fark ettikten sonra seni ne rahatlatır diye düşünmek gerekiyor. Hissettiklerinden kurtulman için hangi yolu izleyebilirsin? Bu çok basit şeyler olabilir. Örneğin çığlık atmak,  bağırmak,  yastığı yumruklamak, ağlamak bunlardan bazılarıdır. Çok ilkel gelebilir ancak hala gen haritamız  evrimsel olarak tamamen değişmedi. Bütün bunlar seni rahatlamana yardımcı olmak insanın elindedir.

Bir mektup yaz kendine. Hissettiklerini tanımla. Yoluna nasıl devam etmek istediğini yaz. Affedersen ne kazanırsın ya da ne kaybedersin? Peki ya affetmezsen kazanacakların ya da kaybedeceklerin nelerdir? Ya da affetmek isteyeceğin kişiye yaz. Göndermek zorunda değilsin, bu tamamen hissettiğin duygulardan kurtulmak için. Ona, onu anlayabileceğini ya da hangi noktalarda anlayamayacağını yaz. Ve unutma hislerinden kurtulman aylar, yıllar alabilir. Bu yüzden sabırlı ol ve kendine zaman tanı.  Emin ol gidecektir senden bir gün, eğer gerçekten izin verirsen.

Uyanmak İster Misin?

Affetmek aslında kendimiz için yaptığımız mükemmel bir şeydir. Çünkü affetmediğin, acı çektiğin, öfkelendiğin her an aslında sana zarar veriyor. Omzundaki yük, kalbindeki acı, ruhundaki yara hepsi seni yoruyor ya da enerjini çalıyor senden. Karşınızdaki kişinin belki haberi bile yok senin hissettiklerinden. Belki de senin düşündüğün gibi düşünebilmesi mümkün değil.. Öfkenden kurtulsan, affetsen bile o bunu bilmek zorunda değil, sen her şeyden önce bunu kendin için yap.

İçinde yaşadığımız şu dünyada amacı nedir ki insanın? Affedip kendini sevgini etrafındakilere vermediğin sürece ne önemi var ki hayatın? Unutma her gün ölüme biraz daha yaklaşıyorsun.. Saate bak, her geçen saniye dakikaları kovalıyor ve hepsi senden kaçıyor. Mutlu olmanın anahtarı ulaşılamaz büyüklükte değil aslında, önce kendini affet, duygularını kendin ile paylaş. Sonra da hayatının kalanını mutlu ve huzurlu bir birey olarak, sevdiğin herkese bunu hissettirerek yaşa..

Kısacası Mevlana’nın söylediği gibi; “Uyan diyorum, erken davran..”

 

 

Müjgan Saraçoğlu’nun son yazısına ulaşmak için tıklayınız. 

Bizi Twitter’dan takip etmek için tıklayınız.



Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.